Ankara’da görülen duruşmada Demir dava dosyasına giren delillerin gazetecilik faaliyetlerinden ibaret olduğunu yineledi

PELİN BUZLUK, ANKARA

Gazeteci Hayri Demir’in “silahlı örgüt üyesi olmak” ve “silahlı terör örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 23 Ocak 2020 tarihinde Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Gazeteci Hayri Demir ve avukatı Nuray Özdoğan duruşmada hazır bulundu.

Demir, bazı sosyal medya paylaşımları, kişisel internet sitesindeki yazıları ve 28 Şubat 2016 tarihinde evinden çalınan fotoğraf makinesine ait hafıza kartlarından elde edilen görseller delil gösterilerek yargılanıyor. Dava konusu fotoğraf ve görüntüler Demir’in 2015 yılında Suriye’de gerçekleştirdiği röportaj ve çekimleri içeriyor.

Demir, davanın 23 Ekim 2019’da görülen ikinci duruşmasında söz konusu hırsızlığa ilişkin soruşturma dosyasını talep etmişti. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkemeye farklı bir soruşturma dosyasının sunulduğu anlaşıldı.

Demir, dosyaya dayanak oluşturan görüntülerin neden suç unsuru teşkil ettiğinin belirtilmediğini, dosyaya hafıza kartından elde edilerek konan bazı deşifrelerin ise kendisine ait olmadığını söyledi. Söz konusu deşifreleri reddeden Demir, dosyadaki kayıtların ise görüntülü haber ajansında çalışan bir gazetecinin gazetecilik faaliyetlerinden ibaret olduğunu belirtti. Mahkeme başkanı bunun üzerine Demir’e “Burada gazeteci yargılamadıklarını, gazetecilik faaliyetlerini saymamasını,” söyledi.

Demir, Aralık 2015’te Suriye’nin kuzeyinde bulunduğu sırada çekmiş olduğu görüntülerin Hürriyet, Star, Evrensel, T24 ve Yeni Şafak gibi birçok basın yayın kuruluşunca kullanıldığını, görüntülerin hem ana akım hem alternatif medyada yer aldığını ve kendisinin bölgedeki haber kaynağı olduğunu söyleyerek yayın organlarında çıkan bu haberleri mahkemeye sunmak istedi. Ancak mahkeme heyeti haberleri içeren dosyayı üst yazısız olduğu gerekçesiyle kabul etmedi.

Demir’in eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kırmızı çizgi ilan ettiği Fırat’ın batısında Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) bulunduğunu gösterip haber yaptığı için kendisinden bir nevi intikam alındığını söylemesi üzerine mahkeme başkanı “Burada siyasi savunma yapacaksan dosyanın esasıyla ilgili olmadığı gerekçesiyle savunmanı sonlandıracağız, susma hakkını kullandığını söyleyeceğiz,” diyerek Demir’i susturdu. Bu noktada Demir’in avukatı Nuray Özdoğan itiraz etmek istedi, ancak mahkeme başkanı henüz kendisine söz hakkı verilmediğini söyleyerek avukatın da konuşmasını engelledi.

Demir ise suçlamalara cevap vermeye çalıştığını, bunun siyasi bir savunma olmadığını, kendisine isnat edilen suçlara karşı savunmada bulunurken dönemin konjonktürünü de anlatması gerektiğini söyledi. Savunmasını yaptığı sırada mahkeme başkanı sık sık araya girerek Demir’in sözünü kesti. Hızlı beyanda bulunduğunda mahkemenin kayıt alamadığı gerekçesiyle yavaşlamasını, yavaşladığında mahkemenin vaktinin kıymetli olduğu gerekçesiyle hızlanmasını, “uzatmamasını” söyleyerek Demir’i sert şekilde defalarca uyardı, böylece bütüncül bir savunma yapmasına engel oldu.

Savunmasına devam eden Demir, kişisel internet sitesinde röportaj yaptığı kişilerin haber başlığı yapılan cümlelerinin kendi düşüncesiymiş gibi bağlamından koparılarak iddianameye konduğunu, bunun art niyetli bir yaklaşım olduğunu söyledi. Metnin tamamının dosyaya konulması gerektiğini, bu durumda cımbızlanan sözlerin bir röportajdan alıntı olduğunun anlaşılacağını söyleyerek örnekler verdi. Bahse konu yazılar nedeniyle 2016 yılında hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturmayla yargılandığını, ancak Basın Kanunu göz önünde bulundurularak duruşma görülmeden davanın düşürüldüğünü belirten Demir, bu dosyanın da mahkemece istenmesini talep etti.

Demir’in ardından söz alan avukat Nuray Özdoğan ise, müvekkilinin beyanının kesilmesi nedeniyle mahkemeyi eleştirdi. Özdoğan, dosyaya yeni gelen evrakları incelemek ve beyanda bulunmak için süre talep etti.

Mahkeme heyeti Demir’in evinde yaşanan hırsızlık olayına ilişkin soruşturma dosyasının savcılıktan, daha önce benzer iddialarla İstanbul ve Diyarbakır’da açılan dava dosyalarının ise ilgili mahkemelerden istenmesine karar verdi. Duruşma arasında gelen belgeleri inceleyip beyanda bulunması için savunmaya süre veren mahkeme, davayı 28 Nisan 2020 saat 09:00’a erteledi.

Dava hakkında

Gazeteci Hayri Demir, 16 Mart 2017’de Ankara’da gözaltına alınmış, sekiz günlük gözaltı sürecinin ardından adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Muhammed Akif Ongun tarafından iki yılı aşkın bir zaman sonra 16 Mayıs 2019’da iddianame hazırlanmıştı. İddianamede Demir’in 2015 yılında Suriye’de haber amaçlı çektiği görüntü ve fotoğraflar, “örgüt içerisinde faaliyet yürütmek” kapsamında değerlendirildi. Ayrıca sosyal medya paylaşımlarına da yer verilen iddianamede Demir’in “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Soruşturmaya konu delillerin önemli bir kısmının Demir’in 28 Şubat 2016’da evine giren hırsızların çaldığı fotoğraf makinasına ait hafıza kartının emniyete ulaştırılmasıyla elde edildiği ortaya çıktı.

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.