Kapatılan Zaman ve Yeni Hayat gazetelerinde adliye muhabirliği yapmış olan Hanım Büşra Erdal, terör örgütü ilan edilen Fethullah Gülen hareketi ile bağlantılı olduklarından şüphelenilen gazetecilere yönelik bir operasyon kapsamında, 26 Temmuz 2016 tarihinde, Manisa’da ailesiyle birlikte yaşadığı evinde, polis tarafından gözaltına alındı.

“FETÖ medya yapılanması” davası kapsamında 28 diğer gazeteciyle birlikte yargılanan Erdal, bazı Twitter paylaşımları ve gazetede yayınlanmış olan bir takım makaleleri gerekçe gösterilerek “silahlı terör örgütüne üyelik” ile suçlanıyor.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasının son günü olan 31 Mart 2017 tarihinde Erdal’la birlikte aynı davada tutuklu yargılanan 20 diğer sanığın tahliyesine karar verildi, ancak Erdal ve yedi diğer sanık, savcının itirazı üzerine cezaevini terk etmeden yeniden tutuklandılar. Söz konusu 21 sanığın tahliyesi nedeniyle, kararı veren mahkeme heyetindeki üç hakim ve dava savcısı daha sonra geçici olarak görevlerinden uzaklaştırıldı.

Erdal ve diğer sanıklar, davanın 27 Nisan tarihinde görülen ikinci duruşmasında yeni bir mahkeme heyeti tarafından yargılandılar. Bu heyet, toplam sayısı 20 olan tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, ve davanın 6 Temmuz 2017 tarihine ertelenmesine karar verdi. Bu tarihte ise, duruşma 24 Ekim’e ertelendi.

24 Ekim’deki duruşmada savcının talebi doğrultusunda verilen ara kararla, Atilla Taş, Murat Aksoy ve Davut Aydın tahliye edilirken, aralarında Erdal’ın da bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi ve duruşma 4 Aralık 2017 tarihine ertelendi.

P24’ün mahkeme salonundan takip ettiği duruşma sonunda mahkeme heyeti tutuklu yargılanan 20 gazetecinin tümünün tutukluluklarının devamına karar verdi. Dava 6 Şubat 2018 tarihine ertelendi.

6 Şubat günü görülen yedinci duruşmada esas hakkındaki mütalaasını veren savcı, 13 sanık hakkındaki “anayasal düzeni bozma” suçlamasının düşürülmesini talep ederken, Murat Aksoy, Gökçe Fırat Çulhaoğlu ve Muhterem Tanık dışındaki tüm sanıkların “FETÖ/PDY örgütü üyeliği” suçlamasından cezalandırılmasını ve Aksoy hariç davada daha önce tahliye edilen tüm sanıkların tekrar tutuklanmasını istedi.

Avukatların savunma için ek süre talebini göz önüne alan mahkeme, davayı 22 Şubat tarihine erteledi.

Davanın 22-23 Şubat 2018 tarihlerinde görülen duruşmasında 13 sanık savunmasını yaparken mahkeme ara kararında üç sanığın dosyalarının ayrılmasına karar verdi. Bunun sonucunda davadaki toplam sanık sayısı 29’dan, 8’i tutuksuz olmak üzere 26’ya indi. Mahkeme ayrıca savunmaların tamamlanabilmesi için davayı 7-8 Mart 2018 tarihine erteledi.

Erdal, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7 ve 8 Mart tarihlerine görülen karar duruşmasının ilk gününde savunmasını yaptı.

Duruşmanın ikinci gününde savunmaların tamamlanmasının ardından hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, davada aralarında Erdal’ın da bulunduğu 23 sanığın “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan cezalandırılmalarına hükmetti.

Aralarında Erdal’ın da bulunduğu 11 sanığın alt sınırdan 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına hükmeden heyet, 12 sanığı ise “suçun işleniş özellikleri ve suça yönelik kastın yoğunluğu” nedeniyle yine “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Davanın diğer sanıkları Murat Aksoy ve Atilla Taş ise “örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 2 yıl 1 ay ve 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanığın da tutuksuzluğunun devamına hükmeden mahkeme, Muhterem Tanık’ın ise beraatine karar verdi.

Mahkeme ayrıca tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin “hükmen tutuklu” olarak devamına karar verdi.

Mart ayında verilen hapis cezaları, avukatlar tarafından yapılan temyiz başvurusunu reddeden istinaf mahkemesince onandı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 22 Ekim 2018 tarihli kararında gazetecilerin istinaf taleplerini esastan reddetti. Mahkeme ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına hükmetti. Avukatların duruşma taleplerine karşın duruşmasız olarak verilen istinaf kararında, dosyada mevcut delillerin suçun ispatı bakımından yerinde ve yeterli olduğu ve yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğu ifade edildi.

Hanım Büşra Erdal hâlen İstanbul’daki Bakırköy Cezaevi’nde bulunmakta.

 

Büşra Erdal’ın cezaevi koşullarına ilişkin ankete verdiği yanıtlara bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.