Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Haziran ayındaki İstanbul Onur Yürüyüşü öncesinde başlayan erişim engeli uygulaması, 7-8 Temmuz’da düzenlenen NATO zirvesine yönelik protestoları da kapsadı. Medya ve sivil toplumu hedef alan ve 11 Temmuz’a kadar süren uygulama dahilinde en az 659 dijital içerik erişime engellendi
ALİ SAFA KORKUT
28 Haziran Pazar günü yapılan İstanbul Onur Yürüyüşü öncesi çok sayıda sivil toplum kuruluşu, haber platformu, gazete ve gazeteci ile sivil yurttaşın sosyal medya hesabı ve sosyal medya paylaşımına erişim engeli getirildi. 18 Haziran’da başlayan bu erişim engeli uygulaması kapsamında LGBTİ+ arkadaşlık platformlarının mobil uygulamaları ve sosyal medya hesapları da engellendi.
Bununla da bitmedi.
Erişim engeline, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesini protesto edenler ile protestoları haberleştirenler de maruz kaldı. Öyle ki sivil toplum kuruluşu, siyasi parti, siyasetçi, gençlik örgütü, öğrenci hareketi, haber platformu, gazete, gazeteci ve sivil yurttaşlara ait çok sayıda sosyal medya hesabı, sosyal medya paylaşımı, alan adı ve haber de zirve öncesinde erişime engellendi.
Onur Yürüyüşü ve NATO zirvesi özelindeki erişim engeli uygulaması 11 Temmuz’da sona ererken, yaklaşık bir aylık zaman diliminde en az 659 dijital içeriğe erişim engeli getirildi. Bu içeriklerin 339'u Onur Yürüyüşü, 320’si ise NATO zirvesi kapsamında engellendi.
Onur Yürüyüşü özelinde engellenen 339 içeriğin 252’sine ilişkin engel kararı İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, 18 Haziran’da verilen kararın gerekçesi ise “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” oldu.
Engellenen 48 içerik ise 12 farklı LGBTİ+ tanışma uygulamasının App Store ve Google Play’deki profilleri ile X ve Instagram hesaplarından oluştu. Bu içerikler hakkındaki karar, 24 Haziran’da İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildi. Gerekçe ise yine “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” olarak belirtildi.
Erişim engeli getirilen diğer 39 dijital içerik de X ve Instagram hesaplarından oluştu. Bu hesaplar için çıkarılan engel kararının kim tarafından ve ne zaman verildiği ise henüz tespit edilemedi.
NATO zirvesi kapsamında erişilemez kılınan 320 dijital içeriğin engel kararı ise bilinen en az altı farklı merci tarafından verildi.
Alan adı, sosyal medya hesabı, sosyal medya paylaşımı ve haberden oluşan bu dijital içeriklerin 172’sinin engel kararını veren mercilerin dağılımı şöyle:

Kalan 148 dijital içeriğe ilişkin engel kararının ise kim tarafından verildiği tespit edilemedi.
Yaklaşık bir aylık zaman diliminde erişim engeli getirilen 659 dijital içeriğin türlerine göre dağılımı ise şu şekilde:

41 farklı yayımcıya ait 50 hesap ve alan adı erişime engellendi
Protesto ve etkinlikleri düzenleyen veya destekleyen yapıların yanı sıra çoğunluğu gelişmeleri aktaranlar olmak üzere gazeteciler ve haber kuruluşları da bu süreçte erişim engelinin hedefi oldu.
Zira engellenen 659 dijital içeriğin 50’si haber platformu, gazete, gazeteci ve dergilerin sosyal medya hesapları ile internet sitesinden oluştu.

P24 bünyesindeki Susma Platformu’nun “@susma_24” kullanıcı adlı X hesabı da bu kapsamda 27 Temmuz’da erişime engellendi.
Üstelik Komün dergi, Köz gazetesi, Velvele ve Yolculuk Haber gibi yayımcılar ile Ali Ergin Demirhan ve Nisan Çıra gibi gazeteciler ise erişim engeline birden fazla kez maruz kaldı. Bu isimlerin ana hesapları ile birlikte bu hesaplarının engellenmesi üzerine açtıkları yeni hesapları da erişime engellendi.
Erişim engelinin hedef aldığı yayımcılardan biri de Sendika Org oldu.
Platformun “@sendika_org” kullanıcı adlı X hesabı hakkında 2 Temmuz’da erişim engeli kararı verildi ancak bu karar henüz uygulanmadı.
“Gazetecilerin okurlarına ulaşması engelleniyor”
Fakat Sendika.Org Yayın Kurulu Üyesi gazeteci Ali Ergin Demirhan o kadar şanslı değildi. Demirhan’ın 29 Haziran’da “@ali_ergind”, 7 Temmuz’da ise bu hesabının yerine açtığı “@Aliergindemrhan” kullanıcı adlı X hesabı erişime engellendi.
Yaklaşık bir ay boyunca uygulanan erişim engellerini değerlendiren Demirhan, bunların toplumsal muhalefeti topluca susturmayı hedefleyen hukuksuz ve “önleyici” engellemeler olduğunu söyledi.
Buradaki amacın toplumsal itirazı ve hareketliliği bastırmak olduğunu belirten Demirhan, “Benim hesabımın engellenmesi, doğrudan kişiyi hedef alarak yapılan engellemelerden biri. İlginç olan da şu ki söz konusu erişim engeli kararını sorduğumuzda X yanıt vermediği gibi BTK da avukatlarımıza ilettikleri resmi yazıda kendilerinin böyle bir karar ya da işlemi olmadığını söyledi. Burada keyfiyetin zirvesindeyiz” dedi.
Demirhan, “arka arkaya alınan erişim engeli kararları, gazetecilerin alternatif hesap açarak okurlarına ulaşmasını da engellemeye yönelik sistematik bir uygulama” diye konuştu.
Muhabir Nisan Çıra da bu süreçte iki farklı X hesabı erişime engellenen gazetecilerden biri.
NATO zirvesine yönelik protestoları yerinden takip edip gelişmeleri X hesabından paylaşan Çıra’nın 27 Haziran’da “@Nisancira”, 7 Temmuz’da ise onun yerine açtığı “@ciranisan” kullanıcı adlı hesabına erişim engeli getirildi.
Onur Yürüyüşü sonrasında da çok sayıda gazete ve gazetecinin hesabının engellendiğini söyleyen Çıra, “X zaten uzun bir süredir mahkeme kararlarını uygulayarak hesapları erişime engelliyordu ancak bu süreçte hem erişim engellerinin kapsamı genişledi hem de Meta da benzer kararları daha sık uygulamaya başladı” dedi.
Çıra, “X’in mahkeme kararlarını sorgulamadan uygulamasıyla birlikte özellikle toplumsal olayların yaşandığı dönemlerde gazetecilere yönelik bu engeller daha da arttı” ifadelerini kullandı.
“Protestoların haberleştirilmesini önlemeye yönelik bir sansür pratiği”
Muzır Neşriyat kurucusu, gazeteci Aslı Alpar’ın “@aslialpar” kullanıcı adlı X hesabı da 18 Haziran’da, Onur Yürüyüşü öncesi erişime engellendi.
Alpar, “önleyici sansür” olarak gördüğü bu kararı “gazetecilerin ve LGBTİ+ mecralarının haber verme, bilgi aktarma ve kamusal görünürlük sağlama kapasitesinin engellenmesi” olarak yorumladı.
İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Alpar’ın hesabının engellenmesine dayanak yapılan şey ise gazetecinin 8 Mart 2013’te yaptığı “ayrıca bu kanun #lgbt bireyleri görmezden gelmiş yalnızca şiddete uğrayan kadınlar adına hazırlanmıştır” paylaşımı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen kararla 13 yıl önceki bu paylaşım da engellendi.
Bu durum için “içeriğin hukuka aykırılığına ilişkin somut ve bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yok. Aksine ileride paylaşabileceğim içerikler peşinen bastırılıyor” yorumunu yapan Alpar şunları söyledi:
“Bu engellemelerin hem toplumun haber alma hakkı hem de gazetecilerin basın ve ifade özgürlüğünü sınırlandırdığı ortada. Müdahalenin kapsamı, seçilen hesaplar ve zamanlaması bunun münferit içerikleri kaldırmaktan çok protestoların haberleştirilmesini önlemeye ve kamusal görünürlüğünü azaltmaya yönelik sistematik bir sansür pratiği olduğunu işaret ediyor.”
