Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Mehmet Baransu

Mehmet Baransu

Kapatılan Taraf gazetesinin muhabiri Mehmet Baransu, kamuoyunda ismi “Balyoz kumpas davası” olarak bilinen, ancak “Egemen Harekât Planı” başlıklı savaş planlarının gazetede yayımlandığı iddiasıyla açılan dava kapsamında 2 Mart 2015 tarihinde tutuklandı.

“Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma, çalma,” “devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme” ve “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçlamalarıyla tutuklanan Baransu, Türkiye’de son dönemde tutuklu gazeteciler arasında en uzun süredir hapiste olanlardan biri.

Hakkında açılmış çok sayıda dava bulunan Baransu, Mersin Limanı’nda gümrükte ele geçirilen genetiği değiştirilmiş (GDO) pirinç hakkında 2013 yılında yaptığı haber ile ilgili başka bir davada toplam 19,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2015 yılında başlayan 77 sanıklı davada mahkeme Baransu'ya "gizliliği ihlal" suçunu düzenleyen TCK’nın 285. maddesi çerçevesinde 2 yıl, "yasaklanan bilgileri açıklamak" suçundan TCK’nın 336. maddesine göre 4 yıl ve "FETÖ üyeliği" suçundan ise 13 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Temmuz 2020'de karar duruşması yapılan davada Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, avukatı aracılığıyla müdahil olmuştu. 

Baransu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen ve kendisi ile birlikte Taraf gazetesi eski yöneticileri Yasemin Çongar, Ahmet Altan ve Yıldıray Oğur’un tutuksuz olarak yargılanmakta olduğu “Egemen Harekât Planı” davasıyla ilgili olarak tutuklamanın hukuki olmadığı, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlâl edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş, mahkeme başvurusunu reddetmişti. Davada Baransu, hakkında tutuklama kararı bulunan Tuncay Opçin ile beraber diğer suçlamalara ek olarak “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme” ve “terör örgütü propagandası” suçlamalarıyla da karşı karşıya. Baransu’nun 35 yıldan 75 yıla kadar hapsi isteniyor.

"2004 MGK manşeti" davası  

Baransu, hakkındaki bir başka davada ise, Taraf gazetesinde 28 Kasım 2013 tarihinde yayınlanan "Gülen'i bitirme kararı 2004'te MGK'da alındı" haberi ile ilgili olarak, gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban ile birlikte tutuksuz yargılanmakta. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanan dava, mahkemenin 4 Aralık 2019 tarihli duruşmada görevsizlik kararı vererek dosyayı Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine göndermesinin ardından halen bu mahkemede görülüyor. 

Davanın iddianamesinde Baransu ve Çoban hakkında “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme,” “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri basın ve yayın yoluyla ifşa etme” ve “MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgiyi basın yoluyla ifşa etme” suçlarından 26'şar yıldan 52'şer yıla kadar hapis cezası istendi.

Davanın 17 Temmuz 2020 tarihinde Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmasında savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı. Mütalaada Baransu ve Çoban’ın Türk Ceza Kanunu'nun 326 ve 329. maddeleri uyarınca "Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları temin ve açıklama" ve MİT Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca “MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgiyi basın yoluyla ifşa etme” suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor.

Davanın karar duruşması 23 Kasım 2020 tarihinde görüldü. Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Baransu'ya "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin etmek" (TCK 327/1) suçlamasıyla 3 yıl 4 ay, "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" (TCK 329/1) suçlamasıyla 6 yıl 3 ay, "Millî İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, yetkisiz olarak alma, temin etme, çalma, sahte olarak üretme, bunlar üzerinde sahtecilik yapma ve bunları yok etme" (MİT Kanunu 27/1) suçlamasıyla 4 yıl 2 ay ve "Millî İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri yayımlama" (MİT Kanunu 27/3) suçlamasıyla 3 yıl 4 ay olmak üzere toplam 17 yıl 1 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Çoban'ın hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verildi.

"Futbolda şike" davası

Baransu ayrıca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince görülen, 108 sanığın “Futbolda Şike” soruşturması adı altında kumpas kurmak iddiasıyla yargılandıkları davada da sanıklar arasında. Bu davanın iddianamesinde aralarında Baransu ile birlikte kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve kapatılan Zaman gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın da bulunduğu 108 sanık için “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak,” “Haberleşme gizliliğini ihlâl etmek,” “Özel hayatın gizliliğini ihlâl,” “Resmi belgede sahtecilik,” “İftira,” “İftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak” ve “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlarından sekiz yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor.

Baransu hâlen İstanbul’daki Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Yukarı