Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Mümtazer Türköne

Mümtazer Türköne

Akademisyen ve kapatılan Zaman gazetesinin köşe yazarlarından olan Mümtazer Türköne 2016 yılının Temmuz ayı sonlarında Zaman eski çalışanları ve köşe yazarlarından oluşan 47 kişiye yönelik bir operasyon kapsamında gözaltına alındı. Savcılık ifadesinden sonra tutuklanma talebiyle İstanbul 3. Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edilen Türköne, “Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla 5 Ağustos 2016 günü tutuklandı. 2017 yılının Nisan ayında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede, Türköne ve 29 diğer sanığın "Anayasal düzeni, TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçlamasıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla da ayrı ayrı 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor. Türköne ve diğer 29 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması 18-19 Eylül 2017 tarihinde Silivri cezaevi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda görüldü. Duruşma sonunda mahkeme heyeti tüm tahliye taleplerinin reddine karar verirken avukat görüşmelerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına hükmetti ve davayı 8 Aralık 2017 tarihine erteledi. 8 Aralık 2017 günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve P24 tarafından mahkeme salonunda takip edilen ikinci duruşmada mahkeme Zaman gazetesi reklam departmanının üç çalışanının tahliyesine ve aralarında Türköne’nin de bulunduğu diğer tüm tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar verirken, davanın bir sonraki duruşmasını 5 Nisan 2018 tarihine erteledi. Davanın 5 Nisan'da görülen üçüncü duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Türköne dahil dokuz sanık için “Anayasayı ihlâl” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapis cezası ile tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına hükmederken, savunmaların hazırlanması için davanın bir sonraki duruşmasını 10-11 Mayıs tarihlerine erteledi. Davanın dördüncü celsesi 10-11 Mayıs 2018 tarihlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görüldü. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi iki gün süren duruşmanın sonunda açıkladığı ara kararında davada tutuklu olarak yargılanan köşe yazarı Ali Bulaç ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mehmet Özdemir’in adlî kontrol şartıyla tahliyelerine, Mart ayında cezaevinden tahliye edilerek ev hapsine konulan Şahin Alpay’ın ise ev hapsinin kaldırılmasına hükmederken, Türköne dahil diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek davayı 7-8 Haziran tarihlerine erteledi. Davanın 7-8 Haziran'da görülen beşinci duruşmasının sonunda mahkeme Türköne dahil tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına hükmederken, tutuksuz sanıklara uygulanan adlî kontrolün kaldırılmasına yönelik talepleri reddetti ve davayı 5-6 Temmuz tarihlerine erteledi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5-6 Temmuz tarihlerinde görülen karar duruşmasının sonunda davayla ilgili hükmünü açıkladı. Heyet, aralarında Türköne'nin de bulunduğu altı gazeteciyi “örgüt üyeliği” suçlamasıyla hapis cezasına çarptırırken, beş sanığın ise tüm suçlamalardan beraatine hükmetti. Davanın 4 tutuklu sanığından biri olan ve 2 yıla yakın süredir Silivri Cezaevi’nde bulunan Türköne'yi 10,5 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, Türköne'nin tutukluluk hâlinin devamına hükmetti. İstinaf başvurusu Türköne'nin avukatlarınca yaplan istinaf başvurusunu 2019 yılının Haziran ayında değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 6 Temmuz 2018 tarihinde verdiği kararı yerinde görerek onadı. İstinaf mahkemesi kararında, “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldı” denildi. Köşe yazısı nedeniyle hapis cezası  Türköne, Zaman gazetesi davasından ayrı olarak, 4 Temmuz 2017 günü 4 Şubat 2016 tarihinde yayımlanan bir köşe yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “tehdit ettiği” gerekçesiyle 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti Türköne’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar vererek, yargılama aşamasındaki tutum ve davranışlarını takdiri indirim sebebi sayarak cezanın 4 yıl 2 aya düşürülmesine hükmetti. Türköne bu duruşmaya hâlen tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden SEGBİS bağlantısı ile katıldı. “Cumhurbaşkanına hakaret” davası Türköne hakkında, 16 Mart 2014 tarihinde Zaman gazetesindeki köşesinde yer verdiği “Mecbur olmasa bu kadar kötü olur mu” başlıklı yazısı nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bu davanın 11 Eylül 2019 tarihli beşinci duruşmasına tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden SEGBİS ile bağlanarak katılan Türköne, 5 yıl önceki haberinden dolayı yargılandığını anımsatarak “Aradan geçen onca zaman ve yaptığım onca haber arasında içeriği saptırmamak için dosyayı incelemek istiyorum” dedi. Mahkeme, dosyayı inceleyip savunma hazırlaması için Türköne’ye süre vererek duruşmayı 15 Ekim 2019 tarihine erteledi. Türköne halen Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor.

Yukarı