Gazeteci Pelin Ünker’e, Cumhuriyet gazetesinin finans editörü olduğu dönemde kaleme aldığı ve 2017 yılının Kasım ayında yayımlanan, tüm dünyadan siyasetçi ve iş insanlarının vergi cennetlerindeki off-shore yatırımlarını konu alan “Paradise Papers” (Cennet Belgeleri) yazı dizisinin ardından üç ayrı dava açıldı.

Binali Yıldırım ve oğullarının şikayetiyle açılan tazminat davası

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve oğullarının şikâyetiyle Ünker ve Cumhuriyet Vakfı eski Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç hakkında “kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu” gerekçesiyle 500 bin TL tutarında manevi tazminat talebiyle dava açıldı. Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 17 Temmuz 2018 tarihinde ilk duruşması görülen dava, avukatların yazılı beyanlarını bildirmeleri için 6 Eylül 2018 gününe ertelendi.

6 Eylül 2018 tarihli ikinci duruşmada Yıldırım’ın avukatı Muhammed Gök, müvekkilinin şikâyeti sonucu Ünker hakkında Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla başka bir dava daha açıldığına ilişkin belgeyi dosyaya sundu. Bu davayla ilgili yetkisizlik kararı verildiğini belirten Gök, evrakın Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianameye bağlanarak dava açılacağını düşündüklerini ifade etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, aynı yayınla ilgili şikâyet üzerine açılmış başka davalar ve soruşturmaların olması sebebiyle, ceza davası sonuçlanıncaya dek tazminat davasını süresiz erteledi.

Yıldırım ve oğullarının davacı olduğu “hakaret” davası

Tazminat davasının ardından 2018 yılının Kasım ayında yine Binali Yıldırım ve oğullarının şikâyetiyle Ünker hakkında bu kez de “kamu görevlisine hakaret” suçundan dava açıldı. Binali Yıldırım’ın şikâyetiyle 3 Mart 2018 tarihinde “kamu görevlisine hakaret,” Bülent Yıldırım ve Erkam Yıldırım’ın şikâyetiyle 31 Ağustos 2018 tarihinde “hakaret ve iftira” suçundan düzenlenen iki ayrı iddianamenin birleşmesiyle açılan davanın ilk duruşması 27 Aralık 2018 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Ünker bu duruşmada yaptığı savunmasında, suçlama konusu yazı dizisinin sadece Binali Yıldırım ve oğullarıyla ilgili olmadığını, haberde kamuoyunda tanınan çok sayıda kişinin isminin geçtiğini ifade etti. Ünker sözlerine şöyle devam etti: “Yazı dizisinde Binali Yıldırım’ın dayısı ve yeğeninin adları da yer almaktadır, ancak bu kişilerle ilgili herhangi bir şikâyet yapılmamıştır. Binali Yıldırım haberin ardından yaptığı açıklamada bu şirketlerin varlığını inkâr etmemiş, aksine böyle ticarî ilişkilerin olabileceğini belirtmiştir. Haberde ayrıca off-shore şirketlerinin yasadışı olmadıkları, aksine yasadaki boşluklardan yararlanarak vergi ödemedikleri vurgulanmıştır. Dolayısıyla bunun bir suç olduğu ifade edilmemiştir. Etik olup olmadığı tartışılmıştır.” Haberin hiçbir şekilde hakaret unsuru içermediğinin altını çizen Ünker, ayrıca yazı dizisi yayımlanmadan iki hafta önce Binali Yıldırım’a cevap hakkı tanımak için avukatları aracılığıyla yedi soru ilettiğini, ancak sorulara yanıt alamadıklarını da sözlerine ekledi.

Yıldırım ve oğullarının avukatı Muhammed Gök ise yazı dizisinde atılan başlıkların dönemin başbakanının hırsızlık yaptığına dair bir algı oluşturduğunu söyledi. Gök, gazete tarafından gönderilen sorulara ise “haberle ilgili olmadığı için cevap verilmediğini” ifade etti. Gök, “İtham edici ve yanlı sorulardı. Cevap vermeye mecbur değildik” diye konuştu. Bunun üzerine yeniden söz alan Ünker, “Hükümetin başı vergiden kaçıyor” gibi ifadelerin kendisine ait olmadığını ve bu ifadenin yazı dizisinin içinde yer almadığını, gazetenin başka sayfalarında atılmış başlıklar olduğunu kaydetti. Ünker, Yıldırım’a gönderdiği sorularda ise herhangi bir itham bulunmadığını, sadece haberle ilgili bilgi içerdiğini ve bilgi amaçlı olduğunu söyledi. Duruşma sonunda ara kararını açıklayan hâkim, esas hakkında savunmaların hazırlanması için davayı 8 Ocak 2019 tarihine erteledi.

Davanın 8 Ocak 2019 günü görülen karar duruşmasında Ünker ve avukatları suçlamaları reddederek davada verilecek bir cezanın basın özgürlüğüne yönelik kabul edilemez bir müdahale olacağını ifade etti. Ünker’in avukatlarından Tora Pekin, “Paradise Papers” belgelerinin dünyanın birçok ülkesinde önde gelen basın kuruluşları tarafından yayımlandığına dikkat çekti. Pekin ayrıca belgeler hakkında yapılan haberlerin Yıldırım’ın siyasî kariyerine zarar vermediğini, aksine belgelerin yayımlanmasının ardından yeniden milletvekili olup TBMM Başkanı seçildiğini, ardından da partisi tarafından 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için aday gösterildiğini vurguladı.

Pekin, “Haber doğru. Suç teşkil etmiyor ama bir başbakanın oğullarının bu şirketlere sahip olması etik açısından tartışma konusudur. Dolayısıyla haber değeri vardır,” ifadelerini kullandı. Pekin ayrıca davanın Ünker’in cezalandırılması suretiyle bir örnek oluşturmayı amaçladığını söyledi. Pekin sözlerini şöyle sürdürdü: “Yıldırım ailesi, ‘Bu haberi yapan hapis cezasına çarptırılsın, bir daha böyle haberlerle uğraşmayalım’ istiyor. Ama böyle bir karar hukukî olmaz.” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) basın özgürlüğünü ve gazetecilerin siyasetçileri eleştirme hakkını güvence altına alan çok sayıda kararına da değinen Pekin, “Kamuoyunun kendi görüşlerini oluşturması için bu haberleri yapmak zorunludur ve engellenemez” dedi.

Avukat Abbas Yalçın da Yıldırım’ın avukatları tarafından verilen şikâyet dilekçesinde Ünker’in yazmadığı ve yazı dizisinde bulunmayan haberler olduğunu belirtti. Bunlar arasında “Hükümetin başı vergiden kaçıyor” başlığının Ünker ya da gazete tarafından atılmadığını ve belgeler üzerine CHP milletvekili Murat Emir’in yaptığı açıklamanın haberi olduğunu yeniden vurgulayan Yalçın, “Pelin Ünker’i ne yazmadığı haberlerden ne de dile getirmediği iddialardan sorumlu tutabilirsiniz” dedi.

Duruşmada kısa bir beyanda bulunan Yıldırım ailesinin avukatı Muhammed Gök ise suçlama konusu haberlerin Yıldırım hakkında “algı oluşturduğu” gerekçesiyle Ünker’in cezalandırılmasını talep etti.

Son sözleri sorulan Ünker ise sadece mesleğini yaptığını söyledi. Haberler yayımlanmadan önce Yıldırım’ın avukatlarını bilgilendirdiğini ve kendilerine sorular yönelttiğini belirten Ünker, “Bunu kamuoyuna duyurmak bir gazetecilik görevidir” ifadesini kullandı. Beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme, Ünker’i “iftira” suçundan 13 buçuk ay hapis cezasına, “hakaret” suçundan ise 8 bin 660 TL para cezasında çarptırıldı. Hâkim, “pişmanlık duymadığı” ve “aynı suçu yeniden işleyebileceği” gerekçesiyle cezalarda ertelemeye gitmedi.

Tazminat davasında karar

Ceza davası sonuçlanıncaya kadar Ünker ve gazetenin eski imtiyaz sahibi Orhan Erinç hakkında açılan manevi tazminat davasını süresiz erteleyen Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi de bu kararın ardından hükmünü açıkladı. 28 Şubat 2019 tarihinde görülen karar duruşmasında Ünker ve Erinç ile taraf avukatları hazır bulundu. Binali Yıldırım ve oğullarının avukatı Muhammed Gök, müvekkilleri adına içeriği doğru olmayan bir haber yapıldığını savunarak, “Müvekkilimizin kamuoyu nezdinde itibar ve haysiyeti zedelenmiştir. Basın hürriyetinin sınırları aşılmıştır. Manevi tazminat talebimizin kabulüne karar verilsin” dedi.

Ünker ve Erinç’in avukatı Abbas Yalçın ise davanın reddini istedi. Avukat Buket Yazıcı da söz konusu haberlerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek, davacının kişilik haklarına saldırı veya bir iftiranın söz konusu olmadığını savundu. Davayı karara bağlayan mahkeme, Ünker ve Erinç’in eyleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Binali Yıldırım, Erkam Yıldırım ve Bülent Yıldırım adına 10’ar bin TL olmak üzere toplam 30 bin TL manevi tazminatın, 6 Kasım 2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmetti.

“Hakaret” davasında istinaf kararı

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Yıldırım ve oğullarına “hakaret” ve “iftira” suçundan 13 ay 15 gün hapis ve 8 bin 660 TL para cezasına çarptırılan Ünker hakkındaki karar, avukatları tarafından istinaf mahkemesine taşınmıştı. İstinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından 19 Nisan 2019 tarihinde sonuçlandı. İstinaf mahkemesi kararında, dava konusu haberin 6 Kasım 2017 tarihinde yayımlandığını, 16 Kasım’da Bülent ve Erkam Yıldırım’ın şikâyeti üzerine Ünker hakkında soruşturma başlatıldığını, ilgili iddianamenin 31 Ağustos 2018 tarihinde düzenlendiğini ve Ünker’e yönelik “hakaret” ve “iftira” suçlamalarını içeren bu iddianamenin de 4 Eylül 2018’de kabul edilmesiyle dava sürecinin başladığını ifade etti. Davanın basın yoluyla işlenen suçlarda gözetilen dört aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığına dikkat çeken mahkeme, “hakaret” ve “iftira” suçlamaları yönünden davanın düşürülmesine hükmetti. Mahkeme, Binali Yıldırım yönünden “kamu görevlisine hakaret” (iddianame 3 Mart 2018 tarihinde düzenlenmişti) suçundan verilen kararda ise usûl ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığına hükmetti. Davanın delil ve işlemlerinde herhangi bir eksiklik olmadığını ifade eden mahkeme, hüküm aleyhine yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetti. Ancak mahkeme Ünker’e bu suçtan verilen 8 bin 660 TL adli para cezasının 7 bin 80 TL olarak düzeltilmesi gerektiğine karar verdi.

Albayrak kardeşlerin açtığı “iftira” davası

Ünker hakkında “Paradise Papers” konulu diğer bir dava ise Cumhuriyet’te yine Kasım 2017’de yayımlanan, “Off-Shore Kardeşler… Kayıtlardan damat bakan Albayrak ile kardeşi de çıktı”, “Enerji Bakanı Albayrak ve kardeşi de bir dönem Malta’yı tercih etmiş Off-Shore Kardeşler” başlıklı haberlerden sonra dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak ve kardeşi Serhat Albayrak’ın şikâyetiyle açıldı.

Albayrak kardeşlerin şikayetiyle başlatılan soruşturmanın ardından 22 Şubat 2018 tarihinde “Basın yoluyla iftira” suçlamasıyla Ünker hakkında iddianame düzenlendi.

Ünker’e açılan davanın 21 Haziran 2018 tarihinde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi beklenen ilk duruşması hâkimin mazeretli olması gerekçesiyle 22 Kasım 2018’e ertelendi. Bu tarihte görülen duruşmada Ünker ve avukatları ile Albayrak kardeşlerin avukatı Abdulsamet Aydın ve Ahmet Çalık’ın avukatı Serdar Tolga Ars hazır bulundu. Ünker’in avukatı Tora Pekin, Ünker hakkında aynı haber gerekçesiyle açılan iki ayrı davanın da aynı mahkemede görüldüğünü hatırlatarak, birleştirme talep etti. Pekin, bu nedenle müvekkilinin savunmasının daha sonra alınmasını talep etti. Dava konusu haberlerde ismi geçen Çalık Holding’in yöneticilerinden Ahmet Çalık’ın avukatı Ars, davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme, Ünker’in yargılandığı dosyaların incelenmesine, fiili ve hukukî irtibat bulunursa birleştirme hususunun değerlendirilmesine karar vererek davayı 21 Şubat 2019 tarihine erteledi.

Davanın 21 Şubat 2019 tarihinde görülen üçüncü duruşmasında Ünker ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunmasını yapan Ünker, “Paradise Papers” olarak bilinen belgelerin dünyada çok sayıda ülkede yayımlandığını, belgelerde 126 politikacının adının geçtiğini ifade etti. Konuyla ilgili yapılan haberlere yalnızca iki politikacı tarafından dava açıldığını ve her iki politikacının da Türkiye’den olduğunu ifade eden Ünker, yapılan haberlerde yanıtlara da yer verildiğinin ve tekzip yayımlandığının altını çizdi. Ünker, haberlerde hakaret ya da iftira bulunmadığını belirtti.

Ünker’in avukatı Tora Pekin de esas hakkında savunma yapmayacaklarını belirtti. Basın Kanunu kapsamında davanın 4 ay içerisinde açılması gerektiğini ifade eden Pekin, CMK 229/8 uyarınca davanın düşmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme, müşteki Ahmet Çalık’ın katılma talebinin kabulüne, Ünker ve avukatlarının davanın düşmesi yönündeki taleplerinin daha sonra değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 28 Mart 2019’a erteledi.

28 Mart 2019 tarihindeki karar duruşmasına Ünker ve taraf avukatları katıldı. Berat ve Serhat Albayrak’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen ile Ahmet Çalık’ın avukatı Seçil Özalp, şikâyetlerinin devam ettiğini söyleyerek Ünker’in cezalandırılmasını talep etti.

Daha önceki savunmasını tekrarlayan Ünker, beraatini talep etti. Ünker’in avukatı Abbas Yalçın, davanın düşmesi yönündeki talebini yineledi. Avukat Yalçın ayrıca, Evrensel gazetesinde yayımlanan “Paradise” belgelerine ilişkin haberler üzerine yine Berat ve Serhat Albayrak’ın şikâyeti üzerine aynı suçlamalarla açılan bir başka davada Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19 Mart 2019 tarihinde beraat hükmü verdiğini hatırlattı. Yalçın, bir mahkeme beraat kararı verirken aynı olaya ilişkin bir başka mahkemenin mahkûmiyet kararı vermesinin hukuk ilkeleriyle bağdaşmayacağını söyledi. Evrensel gazetesinin eski sorumlu yazı işleri müdürü Çağrı Sarı’nın yargılandığı davada alınan beraat kararının incelenmesini talep eden avukat Yalçın, esas hakkında savunma için ek süre talep etti. Mahkeme, delillerin büyük oranda toplandığını gerekçe göstererek ek süre talebini reddetti.

Kararını açıklayan mahkeme, Basın Kanunu 26/1. maddesi uyarınca haberlerin tarihi ve iddianamenin kabulü arasında dört aylık zaman aşımı süresinin dolduğunun tespit edildiğini söyledi ve bu çerçevede davanın düşürülmesine hükmetti.

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.