Aralarında Zaman ve Vatan gazetelerinin de bulunduğu çeşitli yayınlarda muhabirlik yapmış olan ve Ortadoğu haber sitesi Al-Monitor’e yazılar yazan ekonomi gazetecisi Ufuk Şanlı, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen geniş kapsamlı bir operasyon kapsamında, 27 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alındı.

Şanlı, 30 Temmuz günü çıkarıldığı mahkemece “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

Şanlı ve birlikte yargılandığı büyük çoğunluğu gazeteci 28 kişi hakkında, hükümet tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)” olarak adlandırılan “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla yargılandıkları dava kapsamında 15 yıla kadar hapis cezası istenmekte.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davanın beş gün süren ilk duruşmasının son günü olan 31 Mart 2017 günü, Şanlı ve dört diğer sanığın tutukluluk hâllerinin devamına karar verildi.

Davanın ikinci duruşması 27 Nisan 2017 tarihinde İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya az sayıda gazeteci dışında izleyici alınmadı.

Davanın bir sonraki duruşması ise 6 Temmuz’da görüldü. Dava boyunca üçüncü kez değişen mahkeme heyeti duruşma sonunda savcının mütalaası doğrultusunda tüm tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına hükmetti.

Davanın 6 Şubat 2018 günü görülen duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Murat Aksoy, Gökçe Fırat Çulhaoğlu ve Muhterem Tanık dışında kalan, aralarında Şanlı’nın da bulunduğu tüm sanıkların “FETÖ/PDY örgütü üyeliği” suçlamasından cezalandırılmasını istedi.

Avukatların savunma için ek süre talebini göz önüne alan mahkeme, davayı 22 Şubat tarihine erteledi.

Davanın 22-23 Şubat 2018 tarihlerinde görülen duruşmasında 13 sanık savunmasını yaparken mahkeme ara kararında üç sanığın dosyalarının ayrılmasına karar verdi. Bunun sonucunda davadaki toplam sanık sayısı 29’dan, 8’i tutuksuz olmak üzere 26’ya indi. Mahkeme ayrıca savunmaların tamamlanabilmesi için davayı 7-8 Mart 2018 tarihine erteledi.

Şanlı, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7 ve 8 Mart tarihlerine görülen karar duruşmasının ikinci gününde savunmasını yaptı.

Şanlı kendisi ile ilgili hazırlanan ByLock raporundaki tutarsızlıklara işaret etti. Emniyetin log raporuna göre 8 bağlantı olduğunu, BTK’nın raporunda ise ByLock’a 1258 kez bağlandığının iddia edildiğine işaret eden Şanlı, “Geriye kalan 1.250 bağlantı nedir” diye sordu. Emniyetten gelen en son raporda ise “bağlanmadığı bir programla iletişim kurduğunun” öne sürüldüğünü vurgulayan Şanlı, kendisinin bağımsız bilirkişiye yaptırdığı raporun dikkate alınmasını talep etti.

Şanlı’nın avukatı Barış Topuk ise avukatların tüm taleplerine rağmen mahkemeye uzman raporları hazırlayan bilirkişilerin duruşmalarda dinlenmediğini söyledi.

Duruşmanın ikinci gününde savunmaların tamamlanmasının ardından hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, davada aralarında Şanlı’nın da bulunduğu 23 sanığın “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan cezalandırılmalarına hükmetti.

Mahkeme, aralarında Şanlı’nın da bulunduğu 12 sanığı, “suçun işleniş özellikleri ve suça yönelik kastın yoğunluğu” nedeniyle “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin “hükmen tutuklu” olarak devamına karar verdi.

Mart ayında verilen hapis cezaları, avukatlar tarafından yapılan temyiz başvurusunu reddeden istinaf mahkemesince onandı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 22 Ekim 2018 tarihli kararında gazetecilerin istinaf taleplerini esastan reddetti. Mahkeme ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına hükmetti. Avukatların duruşma taleplerine karşın duruşmasız olarak verilen istinaf kararında, dosyada mevcut delillerin suçun ispatı bakımından yerinde ve yeterli olduğu ve yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğu ifade edildi.

Şanlı hâlen İstanbul’daki Silivri Cezaevi’nde bulunmaktadır.

 

Ufuk Şanlı’nın cezaevi koşullarına ilişkin ankete verdiği yanıtlara bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.