Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

19 gazetecinin yargılandığı davada yurt dışı yasakları yine kaldırılmadı

19 gazetecinin yargılandığı davada yurt dışı yasakları yine kaldırılmadı

Diyarbakır'da "örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla yargılanan gazetecilerin davası 9 Nisan'a ertelendi

ARDIL BATMAZ, DİYARBAKIR

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de tutuklanan ve bir yılı aşkın süre tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edilen 19 gazetecinin “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla yargılandığı davanın sekizinci duruşması 20 Ocak 2026 günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmaya yargılanan gazetecilerden Elif Üngür ile gazetecilerin avukatları Resul Temur, Gözde Engin ve Ruşen Seydaoğlu ile Bahar Oktay katıldı. P24 duruşmayı takip etti.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile Amsterdam Üniversitesi'nden hukuk öğrencileri de gözlemci olarak duruşmayı izledi.

Tanık Canbay: "Örgütle doğrudan bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum"

Duruşmada söz alan gazeteci Elif Üngür önceki beyanlarını tekrar etti. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan tanık Melik Canbay, kimlik tespitinin ardından verdiği ifadede, "Sanıklardan bir tek Aziz Oruç'un ismi tanıdık geldi. Aziz Oruç'la 2018 yılında Kuzey Irak'ta karşılaştık. Bir haber ajansında çalışıyordu. O vesileyle tanıyorum. Örgütle doğrudan bağlantısı olup olmadığı bilmiyorum. Bizim çalışma alanımız aynı değildi, arada denk gelirdik" dedi.

Yurt dışı çıkış yasakları yine kaldırılmadı

Tanık beyanının ardından söz alan avukat Temur, bir sonraki celse gazeteci Aziz Oruç’u duruşmada hazır etmek için süre talebinde bulundu. Temur, ayrıca gazetecilerin yaklaşık dört yılı bulan yurtdışı yasağının kaldırılmasını da talep etti.

Mahkeme, bir önceki celse emniyete yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulmasına ve gazetecilerin yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verdi. Dava 9 Nisan 2026 gününe ertelendi.

Yargılanan gazetecilerin isimleri ise şu şekilde; Abdurrahman Öncü, Aziz oruç, Berivan Karatorak, Elif Zilan Öngör, Esmer Tunç, Kadir Bayram, Lezgîn Akdeniz, Mazlum Güler, Mehmet Yalçın, Mehmet Ali Ertaş, Mehmet Servet Yiğen, Neşe Toprak Bayram, Ramazan Geciken, Remziye Andan, Rohat Bulut, Serdar Altan, Suat Doğuhan, Ömer Çelik ve İbrahim Koyuncu.

Davanın geçmişi

Yurt dışında yayın yapan Sterk TV ve Medya Haber TV kanalları için program çekimi yaptıkları ve içerik ürettikleri iddiasıyla Diyarbakır’da faaliyet yürüten bazı prodüksiyon şirketlerine, 8 Haziran 2022’de baskın yapıldı. Soruşturma kapsamında ev ve iş yerleri de polisler tarafından aranan çok sayıda gazeteci gözaltına alındı. Polisin prodüksiyon şirketlerindeki aramaları bir ay sürdü.

Polis, aramalarda el koyduğu kameraları ve haber materyallerini “örgütsel delil” olarak gösterip görüntülerini basına servis etti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 gazeteci hakkında “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla 728 sayfalık iddianame hazırladı.

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 11 ve 12 Temmuz 2023’te görülen davanın ilk duruşmasında, 16 Kürt gazeteci ve basın çalışanı 13 aylık tutukluluğun ardından yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye edildi.

Dosyaya dört kişinin eklenmesiyle birlikte yargılanan gazetecilerin sayısı 20’ye yükseldi. Daha sonra gazeteci Mehmet Şahin’in dosyası altıncı duruşmada dosyadan ayrılarak, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen başka bir dava dosyasıyla birleştirildi. Bu kararla birlikte yargılanan gazeteci sayısı 19’a düşmüştü.

Yargılama kapsamında yedinci celsede dinlenen tanıklar, dava dosyası hakkında bilgilerinin olmadığını ve gazetecileri tanımadıklarını söyledi.

Yukarı