Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Eren Keskin ve Güllistan Yarkın beraat etti

Eren Keskin ve Güllistan Yarkın beraat etti

Keskin ve Yarkın İHD’nin 24 Nisan 2021 tarihinde yapmış olduğu anma etkinliği nedeniyle TCK 301 suçlamasıyla yargılanıyordu

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2021 yılında Ermeni Soykırımı’nın yıldönümü kabul edilen 24 Nisan’da düzenlediği anma nedeniyle derneğin Eş Genel Başkanı Eren Keskin ve Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon üyesi Güllistan Yarkın hakkında “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılama” (TCK 301) suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 2 Mayıs 2024 günü İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.  

P24 tarafından takip edilen duruşmada Keskin ve Yarkın ile avukatları hazır bulundu.  

Savcı, 26 Mart 2024 tarihli ikinci duruşmada sunmuş olduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek Keskin ve Yarkın’ın üzerlerine atılı suçtan cezalandırılmalarını istedi.  

Hâkim duruşma salonundaki sivil polisleri çıkarmadı

Eren Keskin ve avukatı Jiyan Tosun, duruşma salonunda bulunan sivil polis memurlarının baskı yaratmak amacıyla orada bulunduklarını belirterek salondan çıkarılmalarını talep etti. 

Mahkeme, duruşmaların herkese açık olduğunu değerlendirerek Keskin ve avukatının talebini reddetti. 

Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Keskin üzerine atılı suçlamayı reddederek beraatını talep etti: “Sözlerim hakaret suçunu oluşturmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasından önce 1915 yılında yaşananların soykırım olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu düşünceyi devam ettirdiği kanaatindeyim. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. ve 10. maddeleri açıktır. Türkiye soykırım konusunda mahkum edilmiştir. Buna rağmen hukuk devleti olmadığı için bu davalar açılıyor.”

Keskin’in avukatı Sercan Korkmaz, iddianamede ve mütalaada hukuki argümanlar olmadığını ifade etti. Korkmaz, “Ceza yargılaması için fail, mağdur için fiil gerekmektedir. Bahsedilen soykırım Osmanlı Devleti hakkında söylenmiştir. TCK 301. maddesinde yer alan kavramlar önceki devletlerle alakalı değildir. Hiç kimse devletin resmi görüşüyle aynı görüşte olmak zorunda değil” diyerek beraat talep etti. 

“Soykırım değildir’ diyenlerle aynı özgürlüğe sahibim

Keskin ve Yarkın’ın avukatlarından Jiyan Tosun, “TCK’nın 301. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bu madde siyasi iklime göre kullanılmaktadır. Düşünce özgürlüğü kavramı, devlet gibi düşünmemek ve çoğunluktan farklı görüşleri savunmayı içermektedir. Tek tip toplum yaratılmaya çalışılmaktadır. Devletin resmi ideolojisine karşı ifade özgürlüğünü kullanan müvekkillerin beraatını talep ediyoruz” dedi.

Keskin ve Yarkın’ın avukatlarından Gülseren Yoleri de esasa karşı beyanda bulundu: “Ortada tarihsel bir olay ve bu tarihsel olaya ilişkin bir değerlendirme var. TCK 301. madde resmi görüş karşıtı her türlü değerlendirmeyi tehdit ediyor. Bu davalarla hak savunucularını susturmak için yargı baskı aracı olarak kullanılmak isteniyor.”

Son sözü sorulan Keskin, “1915 olaylarının soykırım olduğu düşüncemi tekrarlıyorum. ‘Soykırım değildir’ diyenlerle aynı özgürlüğe sahip olduğumu düşünüyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Yarkın da son sözünde, “Davaya konu basın açıklamamızda soykırım inkarının kurumsallaştığını söylemiştik. Ceza almamız durumunda kurumsallaşma devam edecektir” diyerek beraatını talep etti.

Mahkeme, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle Keskin ve Yarkın’ın ayrı ayrı beraatlarına karar verdi.

 

Yukarı