Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Ev hapsi kaldırılan üniversite öğrencisi Arda Karademir 129 gün sonra "konutunu terk edebilecek"

Ev hapsi kaldırılan üniversite öğrencisi Arda Karademir 129 gün sonra

 

“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanan Karademir, “Ev hapsi ne bir ödül, ne bir kurtuluş, ne de görüldüğü kadar basit bir süreç. Cezaevinde bulunmuyor olmam durumu basit veya normal hale getirmiyor” dedi

 

ELİF AKGÜL

 

Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Arda Karademir 1 Mayıs’tan bir gün önce yurt odasına yapılan şafak baskınında, 16 kişinin daha dahil olduğu bir dosya kapsamında gözaltına alındı. Dört gün boyunca İstanbul’daki Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutulan Karademir, hakkındaki suçlamayı gizlilik kararı nedeniyle ancak üçüncü gün öğrenebildi. Kendisine, 6 Şubat depremlerinin ardından sorumluların yargılanmasını talep ettiği sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlaması yöneltildi. Karademir, 3 Mayıs günü “konutu terk etmeme” şeklinde uygulanan adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

 

Arda Karademir 9 Eylül Salı günü İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. On bir ay 20 gün hapis cezasına çarptırılan Karademir için hükmün açıklanması geri bırakıldı. Karademir böylece 129 gün sonra evinden dışarı çıkabildi.

 

Duruşmanın hemen ardından Expression Interrupted’a konuşan Karademir, “Ev hapsinden kurtulmuş olmak mutlu etse de hala hukuksuz bir sürecin ve cezalandırmanın içerisinde olduğumu unutmamak gerekir” dedi.

 

Karademir, “Adalet, hakaret etmeyen birine ‘evet hakaret etmedin’ diyebilmektir. Avukatımın duruşmada, sürecin başından sonuna yanlışlarla dolu olduğunu anlatmasına karşılık zincire bir halka daha eklendi. Umarım yargılanan bütün öğrenciler bir an önce serbest bırakılır ve öğrencilerin eleştirilerinin bir suç değil bir hak olduğu kabul edilir” diye konuştu.

 

Son dönemin adli kontrol tedbiri: “Konutu terk etmeme”

 

“Ev hapsi” olarak bilinen “konutu terk etmeme” adli kontrol tedbiri son birkaç yıldır yaygın şekilde kullanılıyor. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü’ne muhalefetten “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarına, “örgüt üyeliği” davalarından İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmalara kadar neredeyse her dosyada birden fazla kez bu tedbirin uygulanması söz konusu. Sadece 19 Mart Saraçhane eylemleri sırasında 31 kişi hakkında “ev hapsi” kararı verilmişti. Kişi bu tedbire maruz kaldığı takdirde ayağına takılı kelepçe ile mevcut konutunu ne okula ya da işe gitmek için ne de bakkala uğramak için terk edebiliyor.

 

Karademir’in avukatı Mustafa Atahan Öztürk “Konutu terk etmeme yönündeki adli kontrol kararının verilebilmesi için bir tutuklama nedeninin bulunması gerektiği, Ceza Muhakemesi Kanunun 109. Maddesi atfıyla 100. Maddesinde yer alan ‘sanığın kaçması, saklanması veya delillerin karartılması ile tanık veya başkaları üzerinde baskı yapılması ihtimalinde’ tutuklama yapılabildiği belirtilmiştir” uyarısında bulunuyor. Diğer bir ifadeyle, bu tedbirin uygulanması için kişinin kaçma şüphesinin olması, ya da hakkındaki delilleri karartabileceğine dair bir şüphe olması gerekiyor.

 

“Yaşadığın evi mahpushane gibi hissettiriyor”

 

Tam da bu sebeple hakkındaki adli kontrol tedbiri sürerken Expression Interrupted’a konuşan Karademir, “Suçlamanın X platformundaki bir paylaşım üzerinden ‘cumhurbaşkanına hakaret’ olarak sunulduğu bir dosyada nasıl bir karartma ve kaçma şüphem olabilir ki” diye sordu ve “Ama maalesef ki hukuk, adaleti sağlama aracı olarak değil, muhalifliğin üzerinde bir sopa olarak kullanılıyor” dedi.

 

Karademir’in avukatı aracılığıyla yaptığı hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talepleri reddedilmişti.

 

“Olay yaşadığın evi artık senin için ev değil de mahpushane gibi hissettirmek ise bu sadece bir adli kontrol tedbiri değil direkt cezalandırmadır” diyen Karademir, yaşadığı evin bir “hapishaneye” dönüştüğüne işaret etti.

 

“Ev hapsi deneyimi içerisinde ‘çok daha kötüsü olabilirdi’ cümlesini sık sık kuruyorum” diyen Karademir, “Ev hapsi ne bir ödül, ne bir kurtuluş, ne de görüldüğü kadar basit bir süreç. Cezaevinde bulunmuyor olmam durumu basit veya normal hale getirmiyor” diye ekledi.

 

Bu süreçte kendisini en mutlu eden şeyin arkadaşları ve ailesinin kendisini hiç yalnız bırakmamış olması olduğunu söyleyen Karademir, “Korkutmaya çalıştıkları insanlar her güne daha cesur ve dayanışma içinde uyanıyor. Elimde olan şeyleri kaybetmedim belki ama elde edebileceğim bir çok şeyden oldum” ifadelerini kullandı.

 

Karademir, ailesi ve arkadaşları yanında olsa da bir üniversite öğrencisi olarak bu süreçte çok şeyi kaçırdığını vurguladı: “Yazları çalışıp okulum için harçlık çıkarırım yıllardır, bu yaz çalışamadım. Gözaltında benden alınan, dört aydır geri verilmeyen banka kartım ve telefonumun yokluğu hayatımı çok zorlaştırdı. Bir genç olarak okul dönemi boyunca yaz tatilini beklerken bu yazımın böyle geçmesini de gerçekten beklemiyordum. Bu süreçte derslerime giremedim, sınavlara bazı hocalarımızın yoğun emekleri sayesinde sınav döneminden 1,5 ay sonra da olsa girebildim.”

 

Ev hapsinin psikolojik etkisi dosyada

 

“Ev hapsi” sürecinin kişinin psikolojisine etkisi de yadsınamaz. Avukat Mustafa Atahan Öztürk, müvekkilinin “yaşadığı ve yaşayabileceği telafisi imkansız sağlık sorunlarına ilişkin uzman görüşünü” dosyaya sunduklarını ancak bu beyanlarının dikkate alınmadığını hatırlatıyor. İlgili uzman görüşünde şu ifadeler yer aldı: “Ev hapsinin bu denli uzun sürmesi, genç bir birey olarak Arda Karademir’in psikolojik sağlığı açısından yalnızca bugünü değil, geleceğini de etkileyebilecek ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu durum, travma temelli ruhsal sorunların ileriki yaşamda ortaya çıkmasına neden olabilecek yüksek riskli bir psikososyal stres kaynağıdır.”

 

Ev hapsinde olduğu süreçte “yorulmuş hissettiğini” vurgulayan Karademir, “bu kadar açıkça görülebilen bir hukuksuzluğu birinci elden deneyimliyor olmanın ilginç bir tecrübe” olduğunu söyledi.

 

Karademir, “Ayağa kalkan gençliği korkutmak için işlenmeyen suçlar ile gençleri cezalandırmak kimin vicdanına nasıl sığıyor bilmiyorum. Ama biliyorum ki konu ben değilim, bu süreçte yargılanan gençler suçlu oldukları için değil muhalefet ettikleri için yargılanıyor, bu sebepten yargılanan yüzlerce siyasetçi gibi. O yüzden vicdanım rahat, alnım açık, başım dik” dedi.

 

Hayali önce gezmek sonra “mücadeleye devam”

 

Artık “ev hapsinden” kurtulan Arda Karademir’in planı annesi, babası ve kardeşleri ile bol bol gezmek. “Ardından mücadeleye devam edeceğim” diye konuşan Karademir, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Neticede doğumdan itibaren her zorluk bir mücadele, yaşamak bir mücadele, yaşamın içerisindeki her şey bir mücadele konusu iken, mesele hangi mücadeleye öncelik verdiğimizdir. Ben güzel bir dünyanın hayalini kuruyorum, mücadelem bizden öncekilerin göremediği o dünyayı bizden sonrakilere aktarabilmek. Yaşadıklarımın kafamda değiştirdiği fikirler ve planlar olsa da ana tema hep aynı. Sevgiye, barışa, aşka, paylaşmaya inanıyorum. Bu kavramları var olduğum her yerde paylaşmaya devam edeceğim. Umudum adaletin yerini bulması, 6 Şubat depreminden önce gereken tedbirleri almayanların yargılanması ve bunu talep eden vatandaşların suçlanmaması.”

Yukarı