Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Abdurrahman Gök’ün tutukluluğunun devamına karar verildi

Gazeteci Abdurrahman Gök’ün tutukluluğunun devamına karar verildi

Nisan ayından bu yana tutuklu yargılanan gazeteci Abdurrahman Gök, “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tahliye edilmedi. Dava 5 Aralık’a ertelendi

 

ÖZKAN KÜÇÜK, DİYARBAKIR

 

Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Abdurrahman Gök’ün “örgüt üyeliği” (TCK 314) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamaları ile tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 14 Eylül 2023 tarihinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

Tutuklu bulunduğu Diyarbakır Cezaevinden jandarma eşliğinde mahkemeye getirilen Gök ile avukatları duruşmada hazır bulundu.

 

P24 tarafından takip edilen duruşmayı aralarında HDP ve Yeşil Sol Parti il yöneticileri ile milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çandar, Serhat Eren, Adalet Kaya, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izledi. Silahlı çevik kuvvet polisleri de duruşma salonunda izleyiciler arasına oturdu.

 

“Kemal Kurkut’un vurulma anını çektiğim yargılanıyorum”

Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Gök, hakkında açılan diğer soruşturmalar gibi bu davanın da 21 Mart 2017’de Diyarbakır’da düzenlenen Newroz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen Kemal Kurkut’un vurulma anını belgeleyen fotoğrafları çekmiş olmasıyla ilgili olduğunu söyledi.

 

Diyarbakır Valiliğinin polislerin yanlış bilgilendirmesi sonucu Kemal Kurkut hakkında “canlı bomba” açıklaması yaptığını hatırlatan Gök, Kurkut’un üstü çıplak halde vurulma anını belgeleyen fotoğraflarının yayınlanmasının ardından ilgili polisler hakkında soruşturma başlatıldığını dile getirdi.

 

Olay anına ait fotoğrafların yayınlanmasının akabinde önce başsavcılıkça kendisinin bilgisine başvurulduğunu, ardından da ciddi baskılara maruz kaldığını ve toplam beş defa soruşturmaya uğradığını belirten Gök, “Hakkımda şu an görülen davanın da asıl motivasyonunun o fotoğraflar olduğunu düşünüyorum” dedi.

 

İddianamede, gazeteci arkadaşlarıyla yaptığı telefon konuşmalarının HTS kayıtlarının ve bandrollü olarak satılan bazı kitapların da delil olarak dosyaya konulduğunu söyleyen Gök, bu kitaplardan birinin 1830 yılında Fransız bir yazar tarafından yazılmış olan “Bir Dağın Hikayesi” isimli bir kitap olduğuna dikkat çekti.

 

Hakkındaki tek iddianın tanık Ümit Akbıyık’ın ifadeleri olduğunu söyleyen Gök, tanığın önceki beyanlarında adının dahi geçmemesine rağmen savcının özellikle kendisini sorarak elde ettiği bilgiler olduğunu söyledi. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılandığını vurgulayan Gök, tahliyesini talep etti.

 

Savcı, kaçma şüphesi gerekçesiyle Gök’ün tutukluluk halinin devamını istedi

Gök’ün avukatı Resul Temur da dosyanın bütününe bakıldığında müvekkilinin gazeteci olduğunun anlaşıldığını söyledi. İddianamede, somut delil ortaya koymak yerine yorumlarını mahkemeye dayatan bir yaklaşım olduğunu belirten Temur, “Bazı suçlamaların tarihlerinin bile olmayışı ise mükerrer bir yargılamaya yol açabilir” dedi.

 

Temur, daha önce iki kez mahkeme heyetinin tanık Ümit Akbıyık’ı dinlemesini talep ettiklerini ancak bunun yapılmadığını, tanığın dinlenmemiş olmasının tahliyeye bir engel olmadığını belirterek Gök’ün tahliyesini talep etti.

 

Savcı, kaçma şüphesi olduğu gerekçesiyle Gök’ün tutukluluk halinin devamını istedi.

 

Tekrar söz alan Gök, “Adresim belli, işim belli, ailem belli, kaçma şüphesi uyandıracak bir kişi değilim. Daha önce yargılandığım başka bir davada duruşmalardan vareste tutulmuş olmama rağmen tamamına katıldım. İçerde de olsam dışarda da olsam gazetecilik yapmaya devam edeceğim” dedi.

 

Avukat Temur ise savcının tutukluluğun devamını talep etmesinin bir husumete dayandığını belirterek tahliye talebini tekrarladı.

 

Kaçma şüphesi olduğu gerekçesiyle Gök’ün tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, tanık Ümit Akbıyık ile gizli tanığın celse arasında dinlenmesine ve Gök’ün Yargıtay’da temyizde bulunan dosyasının bir örneğinin istenmesi karar vererek davayı 5 Aralık 2023 tarihine erteledi.

 

Davanın geçmişi

Abdurrahman Gök, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 25 Nisan 2023 günü aralarında gazeteci, siyasetçi, hukukçu, sendikacı, sanatçı ve insan hakları savunucularının bulunduğu 128 kişiyle birlikte gözaltına alınmıştı.

 

Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından 27 Nisan günü adliyeye sevk edilen Gök, diğer dört meslektaşıyla birlikte “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

 

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca Haziran 2023’te hazırlanan 14 sayfalık iddianamede, Gök’ün yazdığı haberler ve mesleki faaliyetleri suç unsuru sayılmıştı.

 

Yukarı