Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Ahmet Kanbal’ın "dezenformasyon" davası başladı

Gazeteci Ahmet Kanbal’ın

Kanbal’ın Mardin’de savunma yapma talebini kabul eden mahkeme, davayı 3 Kasım 2025 tarihine erteledi

ABDURRAHMAN AKÇAL, ADIYAMAN

Mezopotamya Ajansı muhabiri Ahmet Kanbal hakkında, 6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli depremlerin ardından yaptığı canlı yayın gerekçe gösterilerek  “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 14 Ekim 2025 günü Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Avukatın mazeret bildirmesi ve Kanbal’ın Mardin’de savunma yapma talebini kabul eden mahkeme, davayı 3 Kasım 2025 tarihine erteledi.

Suçlama: “Halkı yanıltıcı bilgi yayma”

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ahmet Kanbal’ın 6 Şubat depreminin ardından Adıyaman Kriz Koordinasyon Merkezi’nden yaptığı canlı yayındaki sözleri suçlama konusu yapıldı. Savcılık, bu sözlerin kamuoyunda korku ve endişeye neden olabileceğini öne sürerek TCK 217/A kapsamında cezalandırılmasını talep etti. İddianamede Kanbal’ın şu ifadeleri yer aldı: “Adıyaman Kriz Koordinasyon Merkezindeyim. Gönüllüler çalışıyor, dünden beri yetersiz çalışmalar var. Önce yabancı ekipler, sonra AFAD geldi. İnsanlar burada üç gün ölüme terk edilmiştir. Devlet mekanizmaları tamamen çöktü. İnsanlar ölüme terk edildi. Gönüllüler enkazda çalışırken, AFAD gönüllüleri enkaz önünde fotoğraf çektiriyor. Bölge devletin insafına bırakıldığı takdirde facialar kaçınılmaz olacak.”

Savcılık bu ifadelerin “kamu düzeni ve genel sağlığı tehlikeye atabilecek nitelikte” olduğunu savundu.

İddianame: “Halk arasında korku veya panik yaratma riski taşıyor”

İddianamede, Kanbal’ın söz konusu yayın sırasında “provokatif açıklamalarda bulunduğu”, bu açıklamaların “halk arasında korku veya panik yaratma” riski taşıdığı belirtildi. İddianamede ayrıca, şüphelinin sosyal medya paylaşımları ve yayındaki ifadeleri suçlamaya delil olarak gösterildi.

Savcılık ayrıca, suçun kasten işlendiğini savunarak TCK 53. madde uyarınca belli haklardan yoksun bırakılmasını da talep etti.

İlk soruşturmadan takipsizlik çıkmıştı

Aynı yayın nedeniyle daha önce Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla yürütülen soruşturma, takipsizlikle sonuçlanmıştı. Ancak savcılık daha sonra “yanıltıcı bilgiyi yayma” iddiasıyla yeni bir suç duyurusunda bulundu. Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederek yargılama sürecini başlattı.

2022 yılında yürürlüğe giren TCK 217/A maddesi, kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak biliniyor. Hukukçular ve basın örgütleri, maddenin “belirsiz ifadeler” içerdiğini ve bu nedenle eleştirel gazeteciliği hedef alma riskini vurguluyor

Yukarı