Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun davası ertelendi

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun davası ertelendi

Terkoğlu ve emekli askeri hâkim Üçok’un yargılandığı davada mahkeme, savcı Gökalp Kökçü hakkındaki iddianamenin dosyaya gönderilmesini istedi. Dava 28 Nisan’a ertelendi

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun Nisan 2023’te Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Hatırlı FETÖ’cüler nasıl kurtarılıyor” ve “Savcı bey geliyorum, bu yazıyı da ekleyin" başlıklı yazıları nedeniyle İyi Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok ile birlikte “zincirleme şekilde kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3-a) suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması 6 Kasım 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Terkoğlu ve Üçok ile avukatları hazır bulundu.

Önceki celse mahkeme, Terkoğlu ve Üçok’un haberlerinde kaynak olarak işaret edilen emekli savcı Gökalp Kökçü hakkında yürütülen idari soruşturma olup olmadığının tespiti amacıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) müzekkere yazmıştı. İstenen bilginin celse arasında dosyaya geldiği öğrenildi.

HSK’nın mahkemenin yazısına “böyle bir soruşturma yoktur” diyerek yanıt vermesine ilişkin konuşan Ahmet Zeki Üçok, “HSK yok diyor ama Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından savcı Gökalp Kökçü hakkında hazırlanan iddianamede, HSK’da böyle bir soruşturma yürütüldüğü kabul ediliyor. HSK mahkemenin sorduğu soruya yalan cevap veriyor. Resmi evrakta sahtecilik, yargılamayı etkileme, görevi kötüye kullanmak var burada” dedi. Üçok, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılarak savcı Gökalp Kökçü hakkında hazırlanan iddianamenin dosyaya gönderilmesini istedi.

Barış Terkoğlu da savunmasında “Gökalp Kökçü hakkında yazılan iddianameyi okusanız ‘burada daha nasıl haberler varmış’ diye şaşar, eksik gazetecilik yapmakla yargılarsınız beni. Dava konusu yazıda Gökalp Kökçü’nün söylemleri dışında benim tek bir hakaret içeren ifademi göremezsiniz. Kökçü’nün itham ettiği hâkimin ismini bile açık yazmamışım. Ben nasıl hakaret etmiş olabilirim?” diye sordu. Terkoğlu, emekli savcı Gökalp Kökçü’nün tanık olarak dinlenmesini ve Kökçü hakkında yazılan iddianamenin dosyaya celbini talep etti.

Terkoğlu ve Üçok’un avukatları da müvekkillerinin taleplerini yineleyerek emekli savcı Gökalp Kökçü’nün tanık olarak dinlenilmesini ve Kökçü hakkındaki iddianamenin dosyaya celbini istedi.

Mahkeme, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak emekli savcı Gökalp Kökçü hakkındaki iddianamenin istenilmesine karar verdi. Gökalp Kökçü’nün tanık olarak dinlenilmesi talebini bu aşamada reddeden mahkeme, davayı 28 Nisan 2026 tarihine erteledi.

Dava hakkında

İstanbul Adliyesinde görevli olduğu sırada bazı dosyaları kapatması konusunda baskı gördüğü gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) dilekçe sunan savcı Gökalp Kökçü’nün iddialarını haberleştiren Terkoğlu, aynı haberde, eski bir hâkim olan Üçok'un aktarımlarına da yer vermişti.

Davaya konu Nisan 2023’te Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Hatırlı FETÖ’cüler nasıl kurtarılıyor” ve “Savcı bey geliyorum, bu yazıyı da ekleyin" başlıklı haberlerde Terkoğlu, isim vermeden emekli savcı Gökalp Kökçü’nün HSK’da yaptığı savunmaya yer vermişti. Kökçü savunmasında, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ş.Y. ve vekili M.Y.’nin bazı dosyaları hukuka aykırı bir şekilde kapatması için kendisine baskı yaptığını, İstanbul Anadolu Başsavcılığına gönderildiğinde başka bir dosyanın kapatılması için Anadolu Başsavcısı İ.U. tarafından baskı gördüğünü” iddia etmişti.

Terkoğlu ve Üçok hakkında “zincirleme şekilde kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamasıyla 8 Haziran 2023’te hazırlanan iddianamede İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar “mağdur” sıfatıyla yer almıştı.

 

 

Yukarı