Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Beyza Kural’a şiddet uygulayan polisler hakim karşısına çıktı

Gazeteci Beyza Kural’a şiddet uygulayan polisler hakim karşısına çıktı

Beyza Kural’a haber takibi sırasında ters kelepçeli gözaltı girişiminde bulunan polisler hakkında açılan dava 24 Eylül’e ertelendi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

Bianet internet haber sitesinin eski muhabiri Beyza Kural’ın maruz kaldığı polis şiddetiyle ilgili Anayasa Mahkemesinden (AYM) çıkan ihlâl kararının ardından üç polis hakkında “iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli” (TCK 117/1, TCK 119/1-e) suçundan açılan davanın ilk duruşması 23 Haziran 2021 tarihinde İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada, sanık polisler Y.Ş. ve K.A. ile avukatları hazır bulundu. Davaya müşteki sıfatıyla katılan Beyza Kural ve avukatı Meriç Eyüboğlu da duruşmada hazır bulundu.

 

Sanık polislerden Y.Ş. savunmasında, olaydan kısa süre önce Ankara’da gerçekleşen gar katliamı nedeniyle azami önlem alındığını söyledi. Y.Ş., Kural’ın basın kartını göstermesini istediğini ancak kartı göstermediğini iddia etti: “Kartı görmüş olsaydım böyle müdahale etmezdim.”

 

Üzerine atılı suçlamayı reddeden Y.Ş., “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” sözlerinin Kural’ın şahsına yönelik olmadığını öne sürdü: “Ben hiyerarşinin alt tarafıyım. Söylediğim sözler o sene içinde bulunduğumuz terör olayları sebebiyle sarf edilmiştir. Kural’a yönelik değil. Kendisini kesinlikle sürüklemedim.”

 

Kural’ın avukatı Eyüboğlu, Kural’ın basın kartını Y.Ş.’ye gösterdiği olay anına ait görüntüleri gösterdi. Eyüboğlu sanığa, “Bu siz misiniz?” diye sordu. Sanık Y.Ş. görüntüdeki kişinin kendisi olduğunu ancak kendisine kart gösterilmediğini iddia etti.

 

Av. Eyüboğlu ise Kural’ın, “Ben basınım” dedikten sonra sanık Y.Ş.’nin dönüp, “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” ifadelerini sarf ettiğini söyledi.

 

“Umarım bu dava polis şiddetine son vermek için bir adım olur”

 

Davaya müşteki sıfatıyla katılan Kural söz alarak beyanda bulundu. Kural, haber takibi yaptığı sırada bir polisin gelip gazeteci olup olmadığını sorduğunu, onayladıktan sonra da yanından ayrıldığını söyledi.

 

Kural olay anını şöyle anlattı: “Polisler tarafından yere yatırılan bir öğrenciyi kayda alırken tekrar sivil giyimli birkaç polis tarafından şiddetle itilerek öğrencilerden uzaklaştırıldım. Gazeteci olduğumu belirterek kartımı gösterdim. Bu sırada kameram boynumda takılı kayıt almaya devam ediyordu. Görüntülere de yansıdığı gibi vücut dili ve ses tonu oldukça tehditkardı. Kameramı elime aldığımda da sertçe üzerime yürüdü kolumdan çekerek ve hırpalayarak gözaltı aracına götürdü. Bir yandan da ‘kartımı göstermediğimi’ bağırarak tekrarlıyordu.”

 

“Bu, gazeteci olarak işimi yapmaya çalışırken karşılaştığım ilk ihlal değildi, ne yazık ki sonuncu da olmadı ve ne yazık ki sadece benim başıma gelmiyor. Bu gazetecilere yönelik çok yaygın, keyfiyeti ve dozu da çok artmış bir uygulama” diyen Kural, alanda çalışan gazetecilerin karşılaştıkları polis şiddetine dair örnekler verdi. Bu sırada mahkeme hakimi Kural’ın sözünü keserek, “Beni iddianamedeki konular ilgilendiriyor. Bunları anlatmayın” dedi. Av. Eyüboğlu, Kural’ın beş yıldır bu yargılamayı beklediğini ve ifadelerine müdahale edilmemesini talep etti.

 

İfadesine devam eden Kural, “Gazeteciler olarak alanda çalışırken engelleme, şiddet, gözaltına alınmak, görüntülerinin silinmeye zorlanması, ekipmanlara el konulması gibi ihlallerle sıklıkla karşılaşıyoruz. Şikayetçi olduğumuzda takipsizlik kararları önümüze geliyor. Umarım bu dava bu uygulamalara bir son vermek için bir adım olur” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Sanık Y.Ş.’nin avukatı ise müvekkilinin suç kastı olmadığını savundu: “AYM kararında ‘suç oluşmuştur’ demiyor ‘etkin bir soruşturma yapılmamıştır’ diyor. Müvekkilimin olaya dahli Kural’ın gazeteci olmadığını bildiği için gerçekleşmiştir.”

 

Kural’ın avukatı Eyüboğlu, “Dosyada tanık dinlenmemiş, alınan ifadeler 5,5 yıl öncesine ait, sanık kendisini siyasi iktidarın yerine koyup o sırada ihlali haberleştiren bir gazeteciye o sözleri sarf ediyor. AYM kararında da görüldüğü gibi sadece mesleğin icrasına yönelik bir ihlal ile karşı karşıya değiliz vücut bütünlüğüne dönük bir ihlal de söz konusu” dedi. Eyüboğlu, tehdit ve darptan sanıkların ek savunmasının alınması talep etti ve celse arasında dinlenmesini istediği tanıkların isimlerini mahkemeye bildireceklerini söyledi.

 

Sanık polis, Kural’a ters kelepçe yapılmadığını iddia etti

 

Duruşmaya sonradan gelen sanıklardan K.A. da savunmasında, Kural’ın basın kartını göstermediğini ve Kural’a ters kelepçe yapılmadığını iddia etti. K.A., Kural’ın eylemcilerin arasında olmadığını söyledi. Bunun üzerine Eyüboğlu, “Eylemci olmadığını biliyordunuz yani?” diye sordu. Sanık K.A., “Biliyordum ama direndiğini de biliyordum” dedi. Eyüboğlu, “Bu ne demek?” diye sordu ancak sanık cevaplamayacağını söyledi.

 

Hâkim, olay anına ait görüntüleri duruşma salonunda izletti.

 

Duruşma savcısı, Kural ve avukatının katılma talebinin kabulünü istedi. Katılma talebini kabul eden mahkeme, duruşmaya gelmeyen N.D. isimli sanık polisin zorla getirilmesine karar verdi. Kural’ın avukatı Eyüboğlu’nun tehdit ve darptan sanıkların ek savunmasının alınması talebini iddianamede bu suçlamalara yer verilmediği için reddetti.

 

Mahkeme davayı, 24 Eylül 2021 tarihine erteledi.

 

Y.Ş., N.D. ve K.A. isimli üç polis, 6 Kasım 2015 tarihinde İstanbul’daki YÖK protestosunu izlediği sırada “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, size öğreteceğiz" diyerek Kural’a ters kelepçeli gözaltı girişiminde bulunmuştu. Kural’ın başvurusunu 18 Şubat 2021 tarihinde hükme bağlayan Anayasa Mahkemesi, Kural’a yönelik muamelenin basın ve ifade özgürlüğünü ihlâl ettiğine hükmetmiş, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı ile ifade ve basın özgürlüğü ihlâllerinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasına ve Kural’a 15 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar vermişti.

Yukarı