Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Beyza Kural’a ters kelepçe takan polislere para cezası verildi

Gazeteci Beyza Kural’a ters kelepçe takan polislere para cezası verildi

Bianet eski muhabiri Beyza Kural’ı ters kelepçe takarak gözaltına alan üç polise “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” suçundan 6 bin TL para cezası veren mahkeme, cezayı 10 eşit taksite böldü

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

Bianet eski muhabiri Beyza Kural’ın maruz kaldığı polis şiddetiyle ilgili Anayasa Mahkemesinden çıkan ihlal kararının ardından üç polis hakkında “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” (TCK 117/1, TCK 119/1-e) suçundan açılan davanın yedinci duruşması 1 Aralık 2022 tarihinde İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada davacı Beyza Kural ve avukatı Meriç Eyüboğlu ile sanık avukatları hazır bulundu. Sanık polisler ise duruşmaya katılmadı.

 

4 Kasım 2022 tarihli duruşmada sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar eden savcı, sanık polislerin kamu görevinin sağladığı nüfusu kullanarak üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğunu belirterek “iş ve çalışma hürriyetini ihlalden” cezalandırılmalarını talep etti.

 

Sanık Y.Ş.’nin avukatı Burak Turan, sanık polisler hakkında soruşturma izni alınmadığını belirterek yargılamanın durdurulması gerektiğini söyledi. Turan, Kural’ın “polisler istediği halde basın kartını göstermediğini” iddia ederek atılı suçun unsurlarının oluşmadığını savundu. Turan, müvekkilinin beraatını istedi.

 

Kural’ın avukatı Meriç Eyüboğlu, “Müvekkilin elinde basın kartının olduğu mahkemede de izlenen görüntülerde açıkça mevcuttur. Müvekkilin uğradığı muamele görüntülerle, tanıklarla ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla sabittir. Burada keyfiyete bağlı bir suç işlenmiştir. Bu kişiler görevlerinin verdiği nüfusu kullanarak müvekkilime kötü muamelede bulunmuştur. Bu nedenle sanıkların, yalnızca mesleğin icrası yönünden değil, kötü muamele yönünden de cezalandırılmaları gerekir” dedi.

 

Avukatının ardından söz alan Kural, “Sanıkların olmadığı bir duruşmada yargılama yürüttük. Mütalaada belirtildiği gibi yalnızca çalışma hakkım ihlal edilmedi. Kötü muamelede de bulunuldu. Burada alınacak olan kararın cezasızlığa karşı mücadelede önemli olacağını düşünüyorum” diye beyanda bulundu.

 

Mahkeme, sanık polislerden N.D.’yi “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” suçundan 6 bin TL adli para cezasına mahkûm etti. Mahkeme, N.D. yönünden hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

 

Aynı suçtan sanık polisler K.A. ve Y.Ş.’ye de 6’şar bin lira para cezası veren mahkeme, cezayı 10 eşit taksite böldü. Sanık polisler K.A ve Y.Ş.’nin daha önce de haklarında erteleme kararı olması nedeniyle bu cezayı ertelemedi.

 

Davanın geçmişi

Y.Ş., N.D. ve K.A. isimli üç polis, 6 Kasım 2015 tarihinde İstanbul’daki YÖK protestosunu izlediği sırada “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, size öğreteceğiz” diyerek Kural’a ters kelepçeli gözaltı girişiminde bulunmuştu.

 

Gözaltı girişimine dair polislerle ilgili takipsizlik kararı verilmesi üzerine Kural, AYM’ye başvurulmuştu. Kural’ın bireysel başvurusunu 12 Ocak 2021 tarihinde karara bağlayan AYM, Kural’a yönelik muamelenin basın ve ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmetmişti. Yüksek mahkeme, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı ile ifade ve basın özgürlüğü ihlallerinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için polisler hakkında yeniden soruşturma yapılmasına ve Kural’a 15 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar vermişti.

Yukarı