Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Can Uğur’un davası ertelendi

Gazeteci Can Uğur’un davası ertelendi

Uğur’un, Milli Eğitim Bakanlığının şikâyeti üzerine “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasıyla yargılandığı dava 17 Eylül’e ertelendi

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

Cumhuriyet gazetesi Haber Müdürü Can Uğur hakkında LGS sorularının çalındığı iddialarına ilişkin yaptığı haber gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 13 Ocak 2026 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Uğur’un avukatı Enes Hikmet Ermaner hazır bulundu. Uğur ise duruşmaya katılmadı.

Uğur’un avukatı Enes Hikmet Ermaner, dört ay önce düzenlenen ancak hâlâ müvekkiline iletilmeyen iddianamenin tebliğ edilmesini talep etti. Ermaner, müvekkilini bir sonraki celse hazır edeceklerini söyledi.  

Mahkeme, Can Uğur’un hazır edilmesi için davayı 17 Eylül 2026 tarihine erteledi.

Dava hakkında

Uğur hakkındaki dava, Cumhuriyet gazetesinin 17 Haziran 2025 tarihli nüshasında yayımlanan “1 milyon öğrencinin kaderiyle mi oynandı? LGS soruları sınav bitmeden WhatsApp grubunda paylaşıldı iddiası” başlıklı haberi nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığının şikâyeti üzerine açıldı.

Davaya konu haberde, sınav güvenliğine dair oluşan kuşkular aktarılmış, MEB’in resmî açıklamasına da yer verilmişti. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kamuoyundaki tartışmaların ardından yaptığı açıklamada, soruların belirlenen zamandan önce “resmî olmayan yollarla” paylaşıldığı iddialarını kabul etmiş; ancak bunun sınavın bütünlüğünü etkileyecek ölçüde bir ihlal olmadığını savunmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Uğur’un, haberinde “gerçeğe aykırı bilgilerle kamuoyunda endişe yarattığı” iddia edilerek, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan yargılanarak cezalandırılması istendi.

Yukarı