Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


91 gündür tutuklu bulunan Aysever'in "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle beraber tahliyesine karar verildi
EYLEM SONBAHAR, İSTANBUL
Tutuklu gazeteci Enver Aysever'in, YouTube kanalında paylaştığı videoda kullandığı ifadeler gerekçesiyle "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" (TCK 216) suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 12 Mart 2026 günü Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Cezaevi'nden getirilen Aysever jandarma eşliğinde duruşma salonunda hazır bulundu. P24 ‘ün takip ettiği duruşmayı aralarında Aysever'in ailesi ve arkadaşlarının da bulunduğu çok sayıda kişi izledi.
Kimlik tespitinin ardından savunmasına başlayan Aysever, "İçinde bulunduğum dava Aziz Nesin'lik bir dava örneği. Çok açık şekilde ironik bir problem var. Sözlerim yanlış anlaşılmıştır. Dünya genelinde sağ ve sol kavramlarının almış olduğu hali objektif biçimde açıklamaya çalıştım. Konuşmayı yaptığım tarih 11 Aralık ve durup dururken de yaptığım bir konuşma değil. Bu videoyu kayda almamı gerektiren sebeplerden biri Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun komünizmle ilgili ifadeleridir. Yaptığım konuşmada Türkiye’deki sağ ve solu birbirine kışkırtmak amacında değildim, aksine konuşmam nesnel değerlendirmeler içermektedir" diye konuştu.
Üzerine atılı suçlamayı reddeden Aysever şöyle devam etti: "Gece saat ikide kapıma polis dayanıyor. O saate kadar sokakta, sosyal medyada 'Enver Aysever böyle dedi gelin birbirimizin kafasını kıralım' diye bir olgu yok. İddianame tek bir kanalı esas almıştır. Halkın kaçı bu haber kanalından haberdar. Sayın savcı neden Türkiye’de sadece bir kanal varmış gibi davranıyor? Adının bile yeni duyulduğu bir kanalın referans alınması iyi niyetten uzaktır diyebilirim. Benim bu ellerim hep kitap kalemleydi, hayatında ilk defa kelepçeyle tanıştı. Türkiye'de bir gazetecinin eline kelepçe vuruluyor. Suçu ne? Fikrini söylemek. Söz konusu iddianamenin dikkatlice okunmasında ifade ettiğim sözlerin suç olmadığı yalnızca bir tartışmayı ortaya koymaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu suçun yatarı yok ama üç aydır tutukluyum."
Tutuklanmasıyla ilgili Şamil Tayyar, Barış Yarkadaş, avukat Akın Atalay, Furkan Bölükbaşı ve birçok kişinin paylaşım yaptığını söyleyen Aysever bu paylaşımları duruşmada okudu. Hakim, Aysever’in savunmasına müdahale ederek "Yalnızca suçsuzluğunuza yönelik beyanda bulunun" dedi. Aysever ise "Ben bir suç işlemedim. Annem 82 yaşında, benim üç ayımı çalarak annemle geçireceğim günler gasp edildi. Bir YouTube kanalım vardı, açlık sınırının altında kazanıyordum bu da elimden alındı. Bu ülkede 28 kitap yazdım, binlerce makalem var. Gazetecilikteki bütün ödülleri aldım. Peki şimdi ne yapıyorum? Bir Silivri sakiniyim" diyerek, beraatını ve tahliyesini talep etti.
“Yakın ve açık tehlike oluşmamıştır”
Ardından da avukatı Mikayil Dilbaz'ın beyanına geçildi. Dilbaz, "Enver Aysever ne demiş, 'Sağcılık suçtur' demiş. Sadece bir kelime üzerinden ele alınırsa işte böyle bir iddianame çıkar. Sağcılık bölge, mezhep yahut bir din değil. Öyle keyfi olarak iddianame düzenleyemezsiniz. Kötü bir iddianame ama saygım var. Yakın ve açık tehlike oluşmamıştır. Müvekkilimin üzerine atılı suçu işlediğine dair suçun maddi unsuru oluşmamış durumda. Bu nedenlerle müvekkilin beraatına ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.
Savcının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için duruşmaya beş dakika ara verildi. Aranın ardından savcı, Aysever'in cezalandırılmasına ve tahliyesine karar verilmesini talep etti.
Mütalaaya karşı beyanda bulunan Aysever, "Adalet tecelli edecek diye konuştuk. Beraatımı talep ediyorum" dedi.
Mahkeme, Enver Aysever'in "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verdi. Hükümle beraber Aysever'in tahliyesine de karar verildi.
Dava hakkında
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun verdiği bir röportajda "Ömür boyu hep uğraştım, çalıştım. Ülkemize komünizm gelmesin diye mücadele ettim" ifadelerini kullanmıştı.
10 Aralık 2025 tarihli YouTube kanalındaki videoda Hasan İmamoğlu’nun bu sözlerini eleştiren Aysever "Sağcılık suçtur. Sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz ya da ahlakınız ahlaksızlık olur. O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın. Sağcılığın herhangi bir kriteri yoktur. Vicdanı yoktur. Din tacirliği yapar. Milliyetçilik tacirliği yapar" demişti.
Aysever, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve 11 Aralık'ta tutuklanmıştı. Hakkındaki iddianame 5 Şubat 2026 tarihinde hazırlanmıştı.
İddianamede, "Enver Aysever'in Türkiye’de tanınan bir gazeteci olduğu, tanınan kişilerin açıklama ve beyanlarda bulunurken özenli dil kullanmaları, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarını aşmamaya özen göstermeleri gerektiği” savunuldu. Savcı, videodaki sözlerinin sol görüşlü vatandaşları, sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik etme suçunu oluşturduğunu öne sürdü.
