Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Ercüment Akdeniz 8 ay tutuklu kaldığı davadan beraat etti

Gazeteci Ercüment Akdeniz 8 ay tutuklu kaldığı davadan beraat etti

Savcı, celse arasında dosyaya sunduğu esas hakkındaki mütalaasında Akdeniz’in üzerine atılı “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Akdeniz, “İddianame de mütalaa da kurgusal suçlamalarla ilgili” dedi

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

HDK soruşturması kapsamında tutuklanıp sekiz ay sonra tahliye edilen gazeteci Ercüment Akdeniz hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314) suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 2 Haziran 2026 günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Ercüment Akdeniz ve avukatları hazır bulundu.

Celse arasında dosyaya sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar eden savcı, Akdeniz’in üzerine atılı “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmasını talep etti. 15 Mayıs 2026 tarihli mütalaada, gazeteci ve EMEP eski Genel Başkanı Ercüment Akdeniz’in, PKK/KCK’nin talimatıyla kurulduğu öne sürülen HDK içerisinde faaliyet yürüttüğünü savundu. Savcılık, Akdeniz’in telefon görüşmeleri, çeşitli eylem ve etkinliklere katılımı ile HDK’ye ilişkin açıklamalarını da suçlamaya delil olarak gösterdi.

Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Ercüment Akdeniz, “İddia edildiği gibi HDK, TBMM’ye alternatif bir yapıysa HDK eş sözcüleri meclis çatısı altında nasıl çalışıyor? Devletin en üst makamları HDK ile görüşmeyi bir suç olarak görmedikleri halde 14 yıl öncesine dayanan bir fezlekeyle yargılanıyoruz. Kaldı ki hiçbir zaman HDK’de bir görevim olmadı. İddia makamı ortaya somut bir delil koyamadı. Bu yargılama Emek Partisi (EMEP) yargılamasına dönüştü. Mütalaada EMEP’in her faaliyeti HDK’nin faaliyeti gibi yansıtılmış. EMEP’in adı doğrudan verilmeden benim ve EMEP’in yaptığı her faaliyet yasa dışı olarak değerlendirilmiş. Bu durum siyasal hak ve özgürlüklerimiz açısından sakıncalıdır” dedi.

Akdeniz savunmasını şöyle sürdürdü: “İddianamede yer alan TAPE’lerdeki tüm görüşmeler Emek Partisi üyeleriyledir. Bu TAPE’lerde madem bir suç unsuru vardıysa adı geçen kişileri tanık olarak çağırabilirdi mahkeme. Dönemin kumpas fezlekesini hiç doğrulamadan direkt kabul eden iddia makamı EMEP aidatlarını yasa dışı örgüte para sağlama olarak yorumlamış. İddianame de mütalaa da kurgusal suçlamalarla ilgili. Benim DİSK Basın-İş ve Türkiye Yazarlar Sendikası dışında bir örgüt üyeliğim yok. Benim tek silahım kalemimdir. Ben gazeteciyim. Gazeteciler halka asla yalan söylemezler. Benim bir siyasi parti başkanlığını yapmam mı gazetecilik yapmam mı suç sayıldı? Bunlar yargılama sonunda aklımda kalan sorular. Beraatımı talep ediyorum.”

Akdeniz’in avukatları da mütalaadaki suçlamaların somutlaştırılmadığını, anayasal hakların dava konusu yapıldığına dikkat çekti. Akdeniz’in avukatlarından Özcan Karakoç, “Savcılık müvekkilin cezalandırılmasını istiyor ancak suçlamaya herhangi bir delil göstermiyor” dedi. Özkoç, müvekkilinin beraatını ve hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istedi. Son sözü sorulan Akdeniz, beraat talebini yineledi.

Kararını açıklayan mahkeme, gazeteci Akdeniz’in beraatına hükmetti.

Dava hakkında

Halkları Demokratik Kongresi (HDK) ile ilgili İstanbul merkezli operasyon kapsamında, aralarında gazeteci Ercüment Akdeniz’in de bulunduğu 50 kişi evlerine yapılan polis baskınıyla 18 Şubat 2025 günü gözaltına alınmıştı. Savcılık, Akdeniz ve gözaltına alınan diğer kişilerin “HDK yapılanması içinde İstanbul’da faaliyet gösterdiğini” iddia etmişti. HDK’yi “legal görünümlü bir cephe yapılanması” olarak nitelendiren savcılık, örgütün TBMM’ye alternatif bir meclis olduğunu öne sürmüştü.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan Akdeniz ve diğer 49 kişinin avukatlarıyla görüşmeleri 24 saat boyunca kısıtlanmış, dosyaya da gizlilik kararı getirilmişti.

Akdeniz ve diğer 49 kişi dört günlük gözaltı sürecinin ardından 21 Şubat günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti. Akdeniz’in de aralarında bulunduğu 30 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Akdeniz, davanın 23 Ekim 2025 tarihli ikinci duruşmasında tahliye edilmişti. 

Yukarı