Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Ercüment Akdeniz tahliye oldu

Gazeteci Ercüment Akdeniz tahliye oldu

Gazeteci Ercüment Akdeniz, HDK soruşturması kapsamında Şubat ayında tutuklanmıştı. Akdeniz 247 gün sonra yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edildi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

Tutuklu gazeteci Ercüment Akdeniz’in “örgüt üyeliği” (TCK 314) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 23 Ekim 2025 günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada Ercüment Akdeniz ve avukatları hazır bulundu. Duruşmayı aralarında DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş ve Celal Fırat, TİP Milletvekili Sera Kadıgil, CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda kişi izledi.

 

Duruşmada tanık olarak dinlenen Sedat Suyu, Ercüment Akdeniz’i hiçbir şekilde tanımadığını, Akdeniz’e dair herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi. Tanık Suyu, emniyette verdiği ifadeyi de hatırlamadığını beyan etti.

 

Tanık beyanından sonra söz alan Akdeniz, “İlk celse adli tatile denk geldi. Geçici başkan huzurunda ayrıntılı bir savunma yapmıştım. Toplum beni gazeteci olarak tanır, siyasi çalışma içerisinde olduğum Emek Partisi’nden tanır. Silahlı bir örgütle iltisaklı veya irtibatlı bir bağım yoktur. Dayanaksız ceza kalıplarıyla bana bir suç gömleği giydirilmeye çalışılıyor. Ben bu gömleğe girmem” dedi.

 

İddianamedeki maddi hatalara da değinen Akdeniz, “Evrensel gazetesi örgütsel yayın yapmakla suçlanmış. Bu gerçekten saçma ve tuhaf bir suçlama. Bununla ilgili tapede çok feci maddi hatalar var. Sovyetler Birliği Komünist Partisi SBKP’nin 18. Kongresiyle ilgili kitabı MLKP 18. Kongre kitabı diye yazılmış. Böyle bir şey olur mu? Tutukluğum 247 gün oldu. Televizyonumdan, haber yapmaktan, ailemden uzak kaldım. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum” dedi.

 

Akdeniz’in avukatlarından Özcan Karakoç, dosyada toplanacak delil ve dinlenecek tanık kalmadığını belirterek, esas hakkındaki mütalaası hazırsa önce savcıya söz verilmesini istedi. Esas hakkındaki mütalaasının hazır olmadığını söyleyen savcı, atılı suçun katalog suçlardan olması ve “kuvvetli suç şüphesi” gerekçeleriyle Akdeniz’in tutukluluk halinin devamını istedi.

 

Karakoç, “Müvekkile isnat edilen suç HDK’ye üyelikse bunun somut delillerini tartışmalıyız. Fakat ne yazık ki olmayan olgulara ilişkin bir savunma da yapamıyoruz” dedi. Karakoç, Akdeniz’in tahliyesini talep etti.

 

Akdeniz’in avukatlarından Özgür Urfa ve Gökay Işık da tahliye ve beraat taleplerini tekrar etti.

 

Mahkeme, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde uygulanacak adli kontrol tedbiriyle Akdeniz’in tahliyesine karar verdi. Dava 10 Şubat 2026 tarihine ertelendi.

 

Akdeniz, tahliye kararının ardından gece 22:00 sularında tutuklu bulunduğu Marmara (Silivri) Cezaevinden tahliye edildi.

 

Davanın geçmişi

Halkları Demokratik Kongresi (HDK) ile ilgili İstanbul merkezli operasyon kapsamında, aralarında gazeteci Ercüment Akdeniz’in de bulunduğu 50 kişi evlerine yapılan polis baskınıyla 18 Şubat 2025 günü gözaltına alınmıştı. Savcılık, Akdeniz ve gözaltına alınan diğer kişilerin “HDK yapılanması içinde İstanbul’da faaliyet gösterdiğini” iddia etmişti. HDK’yi “legal görünümlü bir cephe yapılanması” olarak nitelendiren savcılık, örgütün TBMM’ye alternatif bir meclis olduğunu öne sürmüştü.

 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan Akdeniz ve diğer 49 kişinin avukatlarıyla görüşmeleri 24 saat boyunca kısıtlanmış, dosyaya da gizlilik kararı getirilmişti.

 

Akdeniz ve diğer 49 kişi dört günlük gözaltı sürecinin ardından 21 Şubat günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti. Akdeniz’in de aralarında bulunduğu 30 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Yukarı