Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Evrim Deniz’den tehdit mesajlarına karşı suç duyurusu

Gazeteci Evrim Deniz’den tehdit mesajlarına karşı suç duyurusu

8 Mart’ta çektiği bir fotoğrafı paylaşması sonrası sosyal medyada hedef gösterilerek, cinsiyetçi ve ırkçı saldırılara maruz kalan Deniz, gazetecilik yapmaya devam edeceğini belirtti

AZİZ ORUÇ, DİYARBAKIR

Bianet Diyarbakır muhabiri Evrim Deniz, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitinginde Diyarbakır’da çektiği bir fotoğrafı paylaşması sonrası sosyal medyada hedef gösterildi. Deniz, "LGBTİ+lara uygulanan ayrımcılık, şiddet taciz ve mobbing son bulsun" yazılı dövizle birlikte bir barış annesini fotoğraflamasının ardından, cinsiyetçi saldırılar ve tehditlere maruz kalmasının yanı sıra ölüm tehditleri aldı. Çok sayıda kişi hakaret ve nefret söylemi içeren mesajlar yayarken, Deniz’in kimlik bilgilerini ve kurumunu paylaştı.

Yapılan tehdit ve cinsiyetçi söylemlere ilişkin gazeteci Evrim Deniz, Expression Interrupted'a konuştu.

Yaklaşık üç yıldır Diyarbakır’da yaşayan ve gazetecilik mesleğini burada yürüten Deniz, “Mesleğimi ve burada gazetecilik yapmayı çok seviyorum. Kadın alanında haberler yapmaya çalışıyorum” diyerek, kendisine dönük yapılan tehditlere tepki gösterdi.

“Gazeteci olarak hepsini çektim”

Yaşananları anlatan Deniz şunları söyledi: “Fotoğrafladığım pankartın üzerinde ‘Diyarbakır Şiddetle Mücadele Ağı (DAKAP)’ yazıyor. Bunlar, DAKAP’ın bastırdığı ve insanlara dağıttığı dövizlerdi. Bu dövizler kadın kurumlarının belirlediği sloganlarla doluydu. DAKAP, Diyarbakır ve bölgenin en eski kadın kurumlarından biridir ve Diyarbakır’daki bütün kadın kurumlarının çatı ağıdır. O gün, kentin en renkli 8 Mart’larından biri yaşandı. Diyarbakır’da barış çağrılarının da etkisiyle renkli görüntüler oluştu, genç kadınların katılımı yüksekti ve coşkunun yüksek olduğu bir 8 Mart’tı. O yüzden çok sayıda kortej ve kurum, toplu olarak alana geldi. Hepsi ellerinde pankart ve dövizlerle alana giriş yaptı. Ben de gazeteci olarak, an be an hepsini çekmeye çalıştım. DAKAP’ın korteji, büyük mor bir bezin üzerine ‘Jin jiyan Azadi-Kadın, yaşam, özgürlük’ yazılı pankart ve üzerinde farklı yazı ile sloganların olduğu dövizlerle alana girdi. Orada birçok farklı kare, döviz ve pankartı fotoğrafladım.”

“Düzenli olarak saldırı ve tehdit hali var”

Yaptığı paylaşım sonrasında sosyal medyada hedef haline getirilen ve ölüm tehditleri alan Deniz, sözlerine şöyle devam etti: “Bir gazeteci olarak hedef gösterilmeye ve şiddete şaşırmıyorum. Düzenli olarak faşistler tarafından saldırı hali vardı. Neredeyse her sabah mesaj isteklerimde ‘sarı torba’ ile karşılaşıyorum. Fakat buradaki durum başka bir şeye dönüştü. Buradaki linç kültürünü besleyen ve örgütleyen güruhun kendisi aynı zamanda demokratik toplumu inşa çabası ve iddiası olduğunu söyleyen cenahın da kendisidir. Burada gazetecilik faaliyetinin dışında da bir mesele var. Hepimizin dikkate aldığı gazetecilik etikleri var. Hedef gösterme ve tehditler, ya benim görselle oynayarak pankart var gibi gösterdiğimi ya da pankartı kadınların eline benim sıkıştırıp, fotoğraf çektiğim iddiaları üzerinden gelişti. Ama bu benim için mümkün değil ve bunu asla kabul etmiyorum. Öyle bir şey yapmadım ve bu etik de değil. Ancak bununla ilgili çok ağır tehditler aldım. Bana yönelik cinsiyetçi ve çok ciddi tehditler var. Diyarbakır’da yapılacak Newroz’a ilişkin de tehditler alıyorum.”

Suç duyurusunda bulundu

Tehditlere karşı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağını belirten Deniz, cinsiyetçi mesaj atan ve kendisini tehdit eden hesapları tek tek tespit ettikten sonra gerekli işlemleri yapacaklarını söyledi. Deniz, “Kadınlara bu tehditler çok kolaylıkla yapılıyor. Özne eğer kadınsa hemen kadına yönelik şiddetin örgütlenebildiğini görüyoruz. Türkiye’deki her gruptan erkeğin, mesele kadına yönelik şiddetse, kadına yönelik linçse, hepsinin bir araya gelip aynı düşüncede olduğunu gördük. Buna karşı geri adım atmayacağız” diye ifade etti.

Deniz son olarak şunları söyledi: “Diyarbakır’dayım ve burada gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Her gün Ben û Sen’e, Bağlar’a, Sur’a gitmeye ve haber yapmaya devam edeceğim. Biz gazeteciler ne cinsiyetçi ne de faşist saldırılar karşısında mesleğimizi bırakmayı düşünüyoruz. Çok yönlü bir tehdit söz konusu ama buna karşı ilham aldığım kadın gazeteciler var. Bu tehditler karşısında geri adım atmadan, mesleğimi sürdürmeye devam edeceğim.”

Evrim Deniz, 10 Mart günü suç duyurusunda bulundu.

Yukarı