Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Eylül Deniz Yaşar hakim karşısına çıktı

Gazeteci Eylül Deniz Yaşar hakim karşısına çıktı

Mahkeme, “örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılanan Eylül Deniz Yaşar’ın basın kartının olup olmadığının araştırılması için davayı 22 Haziran’a erteledi

 

HAYRİ DEMİR, ANKARA

 

Gazeteci Eylül Deniz Yaşar’ın  “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması, 25 Nisan 2023 günü Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada gazeteci Yaşar ve avukatı Teoman Özkan hazır bulundu. 

 

Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Yaşar, üzerine atılı suçlamayı reddetti. Suriye’de IŞİD’e karşı savaşırken hayatını kaybeden Ulaş Bayraktaroğlu için Ankara Yüksel Caddesi’nde 11 Mayıs 2017 tarihinde düzenlenen basın açıklamasına gazeteci olarak katıldığını vurgulayan Yaşar, “Ben o gün eylemi kayıt altına aldım. Haberini yapmak isteyenlere de gönderdim. Halen AFP’nin Türkiye muhabirlerinden biriyim. Haber değeri gördüğüm şeyleri çekmeye devam ediyorum. Haber takibi suçsa bu suçlu işlemeye devam ediyorum. Çünkü gazetecilik yapıyorum. Propaganda suçlamasını kabul etmiyorum” dedi. 

 

Yaşar, suçlamaya konu edilen sosyal medya paylaşımlarının da kendisine ait olmadığını söyledi: “İddianamede Seyri Sokak hesabı üzerindeki paylaşımları ben yapmadığım halde bana suç olarak isnat edilmiş. Aynı paylaşımlarla nedeniyle soruşturma açılmıştı ama takipsizlik kararı verilmişti. Seyri Sokak takip ettiğim bir yerdi. Benim çektiğim görüntüler birçok yerde haber yapılıyor. Pek çok sosyal medya hesabında ve ana akım medyada çektiğim görüntüler yer aldı. Seyri Sokak bir video platformudur. Dolayısıyla benim çektiğim videoları kullanmaları normal ama söz konusu tweetleri ben atmadım.”

 

Savunmasının ardından Yaşar’a basın açıklaması anında çekilmiş fotoğraf gösterildi. Yaşar, gösterilen kişinin kendisi olduğunu ifade etti. 

 

Mahkeme başkanı, Yaşar’a, “Herhangi bir slogan attınız mı? Basın açıklamasına iştirak ettiniz mi?” sorularını yöneltti. Yaşar isr “Gazeteci olarak oradaydım” yanıtını verdi. 

 

Mahkeme başkanı Yaşar’a ayrıca, davaya konu edilen basın açıklamasının yapıldığı tarihte Sigorta Giriş Kaydı’nın (SGK) bulunup bulunmadığını sordu. Yaşar, açıklamayı takip ettiği dönemde freelance olarak çalıştığını, bu nedenle SGK kaydının olmadığını söyledi. 

 

Mahkeme başkanının, “O dönem yayınlanan haberlerin bulunuyor mu? Onları bize sunabilir misiniz?” sorusu üzerine Yaşar, “Evet, Google’da zaten yayınlanan onlarca haberim var. O dönem Gazete Duvar’da haberlerim yayınlandı. Bunları sunabilirim” yanıtını verdi. 

 

Mahkeme başkanının, basın kartının olup olmadığı yönündeki sorusunu yanıtlayan Yaşar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen turkuaz kartının olmadığını, bu karttın birçok gazeteciye de uzun süredir verilmediğini ancak Türkiye Gazeteciler Sendikası kartına sahip olduğunu söyledi. 

 

Beraatını talep eden Yaşar, “Lütfen gazeteciliği bu şekilde yargılamayın” diyerek, savunmasını tamamladı.

 

Avukat Teoman Özkan, atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek Yaşar’ın istedi. 

 

Mahkeme, Yaşar'a ait basın kartının bulunup bulunmadığının araştırılmasına ve davaya konu görüntülerin mahkemeye gönderilmesi için Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne (TEM) yazı yazılmasına karar verdi. 

 

Dava 22 Haziran 2023 tarihine ertelendi.  

 

Davanın geçmişi

Gazeteci Yaşar hakkındaki ilk iddianamede, Yaşar’ın Suriye’de IŞİD’e karşı savaşırken hayatını kaybeden Ulaş Bayraktaroğlu için Ankara Yüksel Caddesi’nde 11 Mayıs 2017 tarihinde yapılan basın açıklamasına katıldığı iddiasında bulunulmuştu. Ancak ilk iddianame, görüntülerdeki kişinin Yaşar olduğuna dair yeterli delil olmadığı gerekçesiyle reddedildi. 

 

Buna rağmen aynı iddianame ikinci kez mahkemeye sunuldu. Görüntülerde “burun ve çene yapısı olarak kısmi benzerlik” olduğu ileri sürüldü. 

 

Yukarı