Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


"Cumhurbaşkanını tehdit" suçlamasıyla 158 gündür tutuklu bulunan Altaylı hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, kaçma şüphesi olduğu gerekçesiyle Altaylı'nın tutukluluğunun devamına hükmetti
EYLEM SONBAHAR, İSTANBUL
Tutuklu gazeteci Fatih Altaylı'nın, YouTube kanalındaki programında söylediği sözler gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanını tehdit" (TCK 310/2) suçlamasıyla İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davanın ikinci duruşması 26 Kasım 2025 günü Silivri Cezaevi yerleşkesindeki 2 No'lu duruşma salonunda görüldü.
Jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirilen Altaylı alkışlarla karşılandı. P24 tarafından takip edilen duruşmada Altaylı'nın avukatları ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı hazır bulundu.
Celse arasında sunduğu 1 Kasım 2025 tarihli esas hakkındaki mütalaasını tekrar eden savcı, Altaylı'nın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı mütalaaya katıldıklarını belirterek Altaylı’nın cezalandırılmasını talep etti.
"Yayından sonra Cumhurbaşkanı'nın programında bir değişiklik olmamış"
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Altaylı, "Ben gazeteci arkadaşımdan rica ettim, benim yayından sonra Sayın Cumhurbaşkanı'nın programında bir değişiklik olmuş mu diye bakması için. Gördüm ki programlarında en ufak bir değişiklik olmamış. Cumhurbaşkanı'nın benim konuşmamdan rahatsız olacağı, korkacağı bir şey yok. Ben örgüt üyesi de değilim, şiddete başvurmuşluğum yok. Cezaevinde olduğum için değil ama fikri olarak haksızlığa uğradığımı söylemek istiyorum. Şu an karşınızda olmaktan utanç duyuyorum demeyeyim ama çok gereksiz buluyorum” dedi. Altaylı beraatını ve tahliyesini talep etti.
Müvekkilinin 158 gündür tutuklu bulunduğunu hatırlatan avukat Ömer Teker, "Dosyada suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı açıklanmamıştır. Bu ne iddianamede ne mütalaada ne de katılanın talebinde var. Müvekkilinin programda sarf ettiği sözlerden Cumhurbaşkanının korkmuş olacağını düşünmek abestir" diye konuştu. "Cumhurbaşkanını tehdit" suçlamasıyla açılmış dava örneklerine değinen Teker, bu davalarda verilen beraat kararlarına vurgu yaparak müvekkilinin beraatını talep etti.
Avukat Metin Aslan da "Yargılamanın özünde iki şeyi tartışıyoruz, yayındaki sözler tehdit midir eğer tehdit ise Cumhurbaşkanı'na fiili saldırı mıdır diye. Fiili saldırı fiille yapılır. Müvekkilin sözlerinde herhangi bir kast yoktur" dedi.
"Tutukluluk hukuka aykırı, tüm basına gözdağı"
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, "İlk günden itibaren sağından solundan kopartılarak bazı cümlelerin bir araya getirilmesiyle karşı karşıyayız. Bu mütalaa başından itibaren devam eden hukuka aykırılıkların aynası olmuştur. Velev ki iddia makamının dediği gibi bir anlam olsun, burada mutlak imkânsızlık söz konusudur. Suç tipi bakımından suçun hem maddi hem manevi unsurları oluşmamıştır. Sayın Altaylı'nın kaçma şüphesi yoktur, kaçma şüphesi somut olguyla ortaya konulamamış. Tutukluluk tamamen hukuka aykırı, basın özgürlüğü anlamında da tüm basına gözdağı. Bu tutukluluk artık bir cezalandırmaya dönüştü" diye konuştu.
Son sözü sorulan Altaylı, beraatını ve tahliyesini talep etti.
Mahkeme, “Cumhurbaşkanını tehdit” suçundan Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Kaçma şüphesi bulunduğu ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçeleriyle Altaylı'nın tutukluluğunun devamına hükmedildi. Altaylı kararın okunmasının ardından elindeki kağıtları fırlatarak salondan ayrıldı.
Dava hakkında
Gazeteci Fatih Altaylı, kendi YouTube kanalındaki programında söylediği sözler gerekçesiyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 21 Haziran'da gözaltına alındı ve bir gün sonra tutuklandı.
"Cumhurbaşkanını tehdit" suçlamasıyla 17 Temmuz'da hazırlanan iddianamede Cumhurbaşkanı Erdoğan "müşteki" olarak yer aldı. İddianamede şu ifadelere yer verildi:
"Şüphelinin kendisine ait "@fatihaltayli" isimli/rumuzlu youtube hesabı üzerinden, 20/06/2025 tarihinde paylaşmış olduğu "Fatih Altaylı Yorumluyor: Bunlar denenmişti" başlıklı videonun 26:53 dakika ile 29:42 dakikaları arasında kendisine yöneltilen ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan ömür boyunca Cumhurbaşkanlığına devam etsin mi halkın %70'i buna karşıymış’ şeklinde soruya Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek; ‘Uzak geçmişine bak abi, bu millet padişahını boğmuş bir millettir, hoşuna gitmediği zaman, istemediği zaman padişahını yuhalamış bir millettir. Az uz değildir öldürülen, suikasta kurban giden, Osmanlı padişahı komploya kurban giden veya boğazlanan veya intihar etti süsü verilen, şimdi o yüzden öyle baktığın zaman bu halk her şeyden vazgeçebilir ya da vazgeçmiş gibi görünür ama seçme hakkının elinden alınmasından ve kendi kaderini kimin belirleyeceğini belirleme hakkının elinden sonsuza kadar alınmasına hoşlanmaz o yüzdendir ki burada hakiki bir diktatörlük kurma hayali olanlar asla kuramazlar tam kurduklarını zannederken bir de bakarlar ki kuramamışlar...’ şeklinde cevap verdiği, şüphelinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit ederek üzerine atılı suçu işlediğinin anlaşıldığı..."
