Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Furkan Karabay’a 9 gün tutuklu kaldığı davadan iki beraat, bir para cezası

Gazeteci Furkan Karabay’a 9 gün tutuklu kaldığı davadan iki beraat, bir para cezası

Karabay'a, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e “hakaret” suçundan adli para cezası  veren mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Karabay, hakkındaki diğer suçlamalardan beraat etti

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

Gazeteci Furkan Karabay’ın, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in soruşturma sürecine ilişkin yaptığı haber ve paylaşımları gerekçe gösterilerek "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek" (TMK 6/1), "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" (TCK 125) ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) suçlamalarıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 2 Ekim 2025 günü İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

Başka bir dosya kapsamında 15 Mayıs’ta tutuklanan Karabay, tutuklu bulunduğu Marmara Cezaevinden jandarma eşliğinde duruşmaya getirildi. Karabay’ın avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu. P24 tarafından takip edilen duruşmayı aralarında Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Türkiye Temsilcisi Özgür Öğret’in de bulunduğu çok sayıda kişi izledi.

 

Savcı, 27 Mayıs tarihli ilk duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunmuş ve Karabay’ın üzerine atılı her üç suçlama yönünden de cezalandırılmasını istemişti. Mahkeme başkanı Karabay’a esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanını sordu. Karabay mütalaanın tekrar okunmasını istedi. Ancak mütalaayı savcı değil mahkeme kâtibi okudu.

 

Esasa karşı savunmasını yapan Furkan Karabay, “Bu duruşmaya gelme amacım hem hava değişimi hem de arkadaşlarımı görmekti. Vereceğiniz kararın bir hükmü yoktur” dedi.

 

Karabay’ın avukatı Enes Hikmet Ermaner, müvekkilinin talebi üzerine okunan esas hakkındaki mütalaayı savcının değil, kâtibin okumasını eleştirdi. Ermaner, “Savcı mütalaayı okumaktan imtina ettiği gibi esas hakkındaki mütalaayı yazmaktan da imtina etmiş. Savcı birebir iddianameyi kopyalamış dolayısıyla bu mütalaa tümüyle hukuka aykırıdır” diye konuştu. Yargıtay içtihatlarına atıf yapan Ermaner, savcının esas hakkındaki mütalaasını açık ve anlaşılır bir şekilde vermesi gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Eğer savcı cübbesi giyip burada oturuyorsa dosyayı baştan sona okuyup esas hakkındaki mütalaasını vermesi gerekir. İddianameden kopyala yapıştır hazırlanan bu mütalaayı kabul etmiyorum. Dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için yeniden savcılığa gönderilmesini talep ediyorum.”

 

Savcı, “Mütalaada değiştirecek husus yoktur. Aynen tekrar ediyorum” dedi. Mahkeme, Ermaner’in dosyanın yeniden savcılığa gönderilmesi talebini reddetti.

 

Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunan Ermaner, “Müvekkilin ifadesini alan savcı akıllı saat takmıştı. Müvekkil ifadesini verdiği sırada savcının saatinin ışığı yandı. Can Tuncay sorgulamayı yapan savcıya mesaj gönderiyordu. Böyle bir ortamda adil yargılamadan nasıl söz edebiliriz?” diye sordu ve müvekkilinin beraatını talep etti.

 

Karabay’ın avukatlarından Harun Karabay da savunmasında, “Müvekkil önce işinden, mesleğinden edildi şimdi de özgürlüğünden. Bu adliyenin başsavcılarının adını yazmak, adliyenin resmî sitesindeki fotoğraflarını yayınlamak suç mudur? Bu adliyenin başsavcısı siyaset yapmıştır, Adalet Bakan Yardımcısı olmuştur. Tokat’ın bir köyünde bile tanınmaktadır. Bu adliyenin başsavcıları kutsal mıdır, eleştirilemez midir burada vereceğiniz karar bunların cevabı olacaktır. Müvekkil kamunun düşmanı değildir. Bir gazeteci olarak kamuyu bilgilendirmek için haber yapmaktadır. Beraat talep ediyorum” ifadelerine yer verdi.

 

Mahkeme, “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” ve Şaban Yılmaz’a yönelik “kamu görevlisine hakaret” suçunun yasal unsurları oluşmadığından Karabay’ın beraatına karar verdi. Akın Gürlek’e “hakaret” yönünden ise Karabay’a 42 bin 500 TL adli para cezası veren mahkeme, hükmün açıklanmasını geriye bıraktı.

 

Dava hakkında

Karabay, Ahmet Özer’in tutuklanmasının ardından 6 Kasım 2024'te 10Haber’de “A’dan Z’ye Ahmet Özer soruşturması: Konser, devletin tutanakları, başsağlığı ve bir babanın fotoğrafı tutuklama gerekçesi yapıldı” başlıklı bir haber kaleme almış, Özer’in tutukluluğuna yapılan itirazın reddedilmesi üzerine de X hesabında paylaşımlar yapmıştı.

 

Karabay davaya konu edilen paylaşımlarında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ile yardımcısının tanışıklığının Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudukları yıllara dayandığını belirtmiş, bugüne dek pek çok FETÖ soruşturması yürüttüğünü belirttiği İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yardımcısının, bir Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu hakkında hazırladığı tartışmalı iddianamelerle ilgili detayları aktarmıştı. Söz konusu haber ve paylaşımları nedeniyle hakkında soruşturma açılan Karabay, 9 Kasım 2024 tarihinde tutuklanmıştı. Karabay, avukatlarının itirazı sonucu 18 Kasım günü tahliye edilmişti.

 

Karabay hakkında "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek", "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamalarıyla hazırlanan iddianame 10 Şubat 2025 tarihinde tamamlanmıştı.

 

 

Yukarı