Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Furkan Karabay tahliye edildi

Gazeteci Furkan Karabay tahliye edildi

Karabay hakkında üç ayrı suçtan toplam 4 yıl 3 ay hapis cezası veren mahkeme, cezaevinde kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak gazetecinin tahliyesine hükmetti

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

Gazeteci Furkan Karabay’ın, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” (TMK 6/1), “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” (TCK 125/1-3.a) suçlamalarıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 2 Aralık 2025 günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Karabay ve avukatları ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı hazır bulundu.

Karabay savunmasına başlamadan önce hakkındaki iddianamenin okunmasını talep etti. Mahkeme başkanı, “Öyle bir usul yok, okumak zorunda değilim. Suçlamaları söyledim savunmanı yapabilirsin” diye yanıt verdi.

Savunmasına başlayan Karabay, “Gazeteci Ercüment Akdeniz’i HDK ile yargılayan, Fatih Altaylı’ya hükümle tutukluğun devamı kararı veren İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi saiklerle yazdığını ikrar ettiği, maddi hatalar ve eksiklerle dolu İBB iddianamesini kabul eden İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesini, Tayfun Kahraman hakkındaki hak ihlali kararını yok sayıp, AYM’yi tanımayıp, anayasayı çiğneyen İstanbul 13. ve 14. Ağır Ceza Mahkemesini, PKK, FETÖ, DHKP-C, casusluk diyerek siyasiler, gazeteciler, öğrenciler hakkında tutuklama kararı veren sulh ceza hakimliklerini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi operasyonları üzerinden Türkiye’deki usulsüz tüm yargı kararlarını protesto ediyorum. Son olarak hakkımda iddia kuponu doldurur gibi hazırlanan iddianameyi İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesini protesto ediyorum. Bu iddianameyle yargılama yapmaya kalkan mahkemenize verecek savunmam yoktur. Savunma yapmayı reddediyorum. Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam, bu iddianameyi sadece yırtarım” dedi. Karabay iddianameyi yırtarak savunmasını sonlandırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı şikayetlerinin devam ettiğini belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme, suçtan zarar gördüğü gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılma talebini kabul etti.

Karabay’ın avukatı Enes Hikmet Ermaner, esas hakkındaki mütalaadan sonra beyanda bulunacağını söyledi. Mahkeme, savcının mütalaasını hazırlaması için duruşmaya ara verdi.

Yaklaşık 40 dakikalık aranın ardından esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Karabay’ın üzerine atılı “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret”, üç defa zincirleme şekilde “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamalarından cezalandırılmasını istedi. Savcı, Karabay’ın tutukluluğunun devamını talep etti.

 

Karabay, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapmayı reddetti. Avukatı Enes Hikmet Ermaner, “Savcılık esas hakkındaki mütalaayı hazırlamak için süre istedi. 40 dakikadır 200 kişi salonun önünde bekliyoruz. Ve hazırlanan mütalaa iddianamenin aynısı” diyerek savcıyı eleştirdi.

İddianamedeki her üç suçlamanın da somutlaştırılmadığına dikkat çeken Ermaner, “İddianamede bold bir şekilde yazılmış kısımlar var. Bu kısımların mı suç olarak sunulduğunu düşünmeliyim diğer kısımların mı? İddianamede bu bile belirtilmemiş, bu seviyede özensiz hazırlanmış iddianame var. Müvekkille alakalı elinde herhangi bir delil yokken sadece ismine soruşturma açılıyor, müvekkil önce şüpheli ilan ediliyor sonra da 1 Nisan ve 30 Nisan arasındaki paylaşımlarına bakılarak gözaltına alınıyor. Müvekkilimin onuru ve gururuyla oynanıyor. Her gün adliyede olan kişiyi doğum gününde gözaltına aldınız. Burada kötü niyet aramıyorum ama çok kötü bir rastlantı var kesinlikle. Furkan’ın gazetecilik faaliyeti yargılanıyor. O yüzden iddianamede suç somutlaştırılamıyor. Bir insanın hayatıyla ve sicil kaydıyla oynamak bu kadar kolay mı? Tek suç isnadı Akın Gürlek’in isminin yazılması olabilir. Akın Gürlek ismi dokunulamaz mı? Sadece Akın Gürlek’in ismini geçirmek bir insanın özgürlüğünden mahrum kalmasını mı gerektirecek?” diye sordu.

Ermaner, “Furkan üzerine atılı tüm suçlardan ceza alsa bile hepsinin yatarını doldurdu. Hal böyleyken savcı neden tutukluluğun devamını istedi? Savcı burada sadece Furkan’ın burnu sürtülmesi için devamını istedi” dedi. Ermaner, Karabay’ın tahliyesini ve beraatını talep etti.

Karabay’ın avukatlarından Özge Naz Akkaya, her üç suçlama yönünden de suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Avukat Harun Karabay da, “Hedef gösterme suçu Furkan üzerinde pratik yapılan bir suç artık. Müvekkil hakkında aynı suçlamayla açılan ilk üç dosya da temelsiz ve gayri resmiydi. Savcılık defalarca bu suçu isnat ederek görevi kötüye kullanmıyor mu? Bu dosyanın kapağını açmadan aynı tutukluluğa devam kararlarını verdiniz. Bu görevi ihmal değil midir? Bir insanı 201 gün boyunca bu isnatlarla tutuklu yargılıyorsanız suç işliyorsunuzdur. Gazetecilere yaşatılan yargı tacizine son verilmesini ve müvekkilin tahliyesine ve beraatına karar verilmesini talep ediyorum” diyerek savunmasını tamamladı.

Son sözü sorulan Furkan Karabay “Son sözüm yok” dedi.

Mahkeme Karabay’a “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 1 yıl 9 ay; “kamu görevlisine hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay; Akın Gürlek’i “hedef gösterme” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Cumhuriyet savcıları Can Tuncay ve Ahmet Şahin’i “hedef gösterme” suçundan ise beraatına hükmetti. Cezaevinde kaldığı süre göz önünde bulundurularak Karabay’ın tahliyesine karar verildi. Karabay aynı gün akşam saatlerinde tahliye oldu.

Karabay’ın tutukluluk halinin devamını isteyen savcı, gazeteciye verilen 4 yıl 3 aylık hapis cezasının 22 ay yatarı olduğu gerekçesiyle tahliye kararına itiraz etti. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi savcının itirazını reddetti. Bunun üzerine savcı itirazını bir üst mahkemeye taşıdı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi itiraza ilişkin henüz bir karar vermedi.

Dava hakkında

Gazeteci Furkan Karabay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yeni bir soruşturma kapsamında 15 Mayıs günü gözaltına alındı, aynı gün "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklandı.

Karabay hakkındaki iddianame 5 Eylül 2025’te tamamlandı. İddianamede, sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra Karabay’ın 11 Temmuz tarihli tutukluluk incelemesinde İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğindeki beyanları da suç sayıldı. Savcı, Karabay’ın beyanlarının “İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimi Hatice Kozan’ın onur, şeref ve saygınlığına yönelik küçük düşürücü nitelikte olduğu ve mağdurun toplum içindeki saygınlığını zedelemeye yönelik olduğunu” savunarak, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçunun oluştuğunu iddia etti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Can Tuncay, Cumhuriyet Savcısı Ahmet Şahin ile Hâkim Hatice Kozan iddianamede mağdur sıfatıyla yer aldı.

 

Yukarı