Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci İsmail Saymaz’a ev hapsi

Gazeteci İsmail Saymaz’a ev hapsi

Gezi Parkı soruşturması kapsamında üç gün gözaltında tutulan Saymaz hakkında ev hapsi kararı verildi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin 12 yıl önce yaptığı sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek Saymaz hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapması engellemeye teşebbüs etme” suçlamasıyla soruşturma başlattı.

 

19 Mart günü yazılı bir açıklama yapan Başsavcılık, Saymaz’ın, Gezi davasının ana sanıklarından Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Materve Mücella Yapıcı ile olaylar sürecinde yoğun irtibatı olduğunu öne sürdü. Açıklamada, Saymaz’ın o dönem yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla “olayları tüm ülkeye yaymaya çalıştığı, sosyal medyada gerçekle bağdaşmayan bilgiler vererek vatandaşları kolluk kuvvetlerine karşı kışkırtmaya çalıştığı” iddia edildi.

 

Saymaz, üç günlük gözaltı süresinin sonunda 21 Mart günü sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstabul Adliyesine sevk edildi.

 

Terör ve Örgütlü Suçlar Savcılığınca sorgusu tamamlanan Saymaz ev hapsi tedbiriyle İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

 

“Kamuoyunu bilgilendirmek için olayları takip ettim”

Saymaz hakimlik sorgusunda, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılandığını ve bunun basın özgürlüğüne müdahale olduğunu söyledi:

 

“Gezi eylemlerini organize ettiği söylenen kişilerle herhangi bir bağım yok. Osman Kavala, Can Atalay ve Mücella Yapıcı ile yalnızca gazetecilik çerçevesinde görüşmeler yaptım. Gezi Parkı eylemleriyle ilgili haber yapmak istemem nedeniyle bazı kişilerle röportaj yaptım ve olayları takip ettim. Can Atalay ve Taksim Dayanışması ile görüşmelerim gazeteci olarak bilgi almak amaçlıydı.

 

“Ayrıca, savcılığın sunduğu tapelerde iki gün boyunca Osman Kavala ile görüşmediğim de açıkça görülmektedir. 5 yıl veya 10 yıl önce yaptığım görüşmeler suç unsuru olarak gösterilemez. Ben Gezi Parkı eylemlerini ne organize ettim ne de herhangi bir yasadışı yapı ile bağlantım oldu. Gazetecilik faaliyetlerim nedeniyle yargılanmam, basın özgürlüğüne açık bir müdahaledir.

 

“Hakkımda yöneltilen iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Yalnızca kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla olayları takip ettim ve haber yaptım. Gezi Parkı eylemleri sürecinde bazı şiddet olayları olmuşsa da, benim bunlarla hiçbir ilgim yoktur. Ayrıca FETÖ ile de hiçbir bağım bulunmamaktadır.”

 

Saymaz’ın avukatları, savcılığın delil olarak sunduğu görüşmelerin gazetecilik faaliyetleri kapsamında olduğunu, HTS kayıtlarının da görüşmelerin gazetecilik amaçlı yapıldığını gösterdiğini vurguladı.

 

Hakimlik, Saymaz hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı konulmasına karar verdi.

 

Ne olmuştu?

Saymaz, 15 Martta ailesiyle tatile çıkmak üzereyken hakkında yurt dışına çıkış yasağı olduğunu öğrenmiş ve pasaportuna el konduğunu duyurmuştu.

Saymaz’ın avukatları, karara itiraz etmek için savcılığa başvurmuş ancak dosyadaki kısıtlılık kararı nedeniyle bilgi alamamıştı.

Yukarı