Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Mahmut Altıntaş’a 5 gün içinde 2 davada toplam 2 yıl hapis cezası

Gazeteci Mahmut Altıntaş’a 5 gün içinde 2 davada toplam 2 yıl hapis cezası

Karara tepki gösteren Altıntaş “Verilen hapis cezalarıyla gazetecilik cezalandırılmak isteniyor ama gazetecilik yapmamızı engelleyemezler” dedi

AZİZ ORUÇ, ADIYAMAN

Ajansa Welat muhabiri Mahmut Altıntaş’a beş günde iki farklı davadan da hapis cezası verildi. Adıyaman’a bağlı Yeni Mahalle’de 27 Ocak 2024 tarihinde habere gittiği esnada darp edilerek gözaltına alınan Altıntaş’ın “polise mukavemet ettiği” iddiası ile yargılandığı davanın dördüncü duruşması 21 Şubat 2025 günü Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, Altıntaş’a beş ay hapis cezası verdi. 

Altıntaş hakkında "örgüt propagandası” (TMK 7/2) iddiasıyla açılan bir diğer davanın ilk duruşması ise 26 Şubat 2025 günü Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, atılı suçtan Altıntaş'a 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası vererek hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Hakkında açılan iki davadan beş gün arayla hapis cezası alan gazeteci Altıntaş, Expression Interrupted'a konuştu.

“Polis darp etti, bana ceza verdiler”

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek, Adıyaman’da 27 Ocak 2024’te gözaltına alındığını ve ifade işlemlerine gittiği sırada başını eğmediği için polislerin şiddetine maruz kaldığını anlatan Altıntaş, şöyle konuştu: “Hem gözaltına alınmamla ilgili hem de şiddet görmeme rağmen bana açılan davalarda hapis cezası aldım. Beş gün arayla iki davadan toplam 1 yıl 11 ay 20 gün hapis cezası aldım. Bütün bu sürece baktığımda yaşananların hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Polis beni darp etti ama hapis cezasını bana verdiler. Gazetecisiniz, haber yapıyorsunuz yaptığınız haberi paylaşıyorsunuz; bu suç deyip, ceza veriliyor. Tüm bu yaşananlar Türkiye'de yargının hukuki saiklerle değil, siyasi saiklerle hareket ettiğini bize gösteriyor. Sadece bu dosya özelinde değil, birçok arkadaşımız sadece işini yaptığı için bugün cezaevinde.”

“Cezalar gazeteciliğimizi engelleyemeyecek”

Kuzey ve Doğu Suriye'de Kürt gazetecilerin katledildiğini, Türkiye’de ise Kürt gazetecilerin yargı yoluyla cezalandırıldığını belirten Altıntaş, şunları söyledi: “Kürt gazetecilerin katledilmesi ve tutuklanması Kürt sorunuyla doğrudan bağlantılıdır. Bu cezalara, işimizi daha iyi yaparak tepki göstereceğiz. Verilen cezalar gazetecilik yapmamızı engelleyemeyecek, tam tersi işimize daha sıkı sarılmamıza neden olacak. Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlük olmadığı için gazetecilere onlarca dava açılıyor ve bu davalar hapis cezalarıyla sonuçlanıyor. Geçmişte de birçok gazeteci, siyasetçi ve aktivist, düşüncesinden dolayı gözaltına alındı, tutuklandı veya hapis cezası aldı. Eğer bu ülkede düşünce ve fikir özgürlüğü olsaydı, bugün gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler cezaevlerinde olmazdı. Türkiye'de yargı siyasi iktidarın bir kurumu ve organı gibi hareket ettiği için, iktidara muhalif olan ve düşüncesini dile getiren herkesi cezalandırıyor.” 

Gazetecilere ve meslek örgütlerine dayanışma çağrısı 

“Düşünce ve fikri ne olursa olsun gazetecilik yapmaya ve halkı bilgilendirmeye çalışan, başta meslektaşlarım ve herkese çağrım şu; saldırılara karşı topyekun dayanışma içerisinde olalım” diyen Altıntaş, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Biz gazeteciler dayanışma içerisinde olursak, bir gazeteci gözaltına alındığında veya tutuklandığında güçlü bir tepki gösterirsek, bu saldırıları geriletebiliriz. Basın kurumlarının daha aktif bir şekilde ses çıkarması lazım. Kurumların, eylem ve etkinlikler düzenleyerek bu baskıları alanlarda güçlü bir şekilde protesto etmesi gerekiyor. Neredeyse her gün gazeteciler ya ceza alıyor, ya gözaltına alınıyor ya da tutuklanıyor. Bu duruma alışmaz ve güçlü bir tepki gösterirsek bu saldırıları geriletiriz. Tüm gazetecilerin meslekleri için bir araya gelip dayanışma içerisinde olması lazım. Fikirlerimiz ayrı olabilir ancak bu baskılardan hepimiz payımıza düşeni alıyorsak, buna karşı dayanışmayı da hep birlikte yapmamız gerekiyor. Tüm gazeteciler hep birlikte bütün baskılara ses çıkarırsa, o zaman iktidar yargısı bu kadar rahat gazetecileri cezalandıramaz.”

Yukarı