Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal’ın şikâyetiyle hakkında dava açılan gazeteci Nazan Özcan hâkim karşısına çıktı. İnal’ın katılma talebini kabul eden mahkeme, davayı 22 Mart’a erteledi
CANSU PİŞKİN, İSTANBUL
Gazeteci Nazan Özcan’a, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal’ın şikâyeti üzerine “hakaret” (TCK 125) ve “iftira” (TCK 267) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 8 Aralık 2022 tarihinde İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada, Özcan ve avukatı ile İnal’ın avukatı hazır bulundu.
Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Özcan, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Özcan savunmasında şu ifadelere yer verdi:
“Davaya konu olan haber, iki meslektaşımıza dava açılmasına ilişkindi. Bu davanın açılma nedeni de beni de şikâyet eden İnal’dı. Dünyanın her yerinde gazetecilere dava açılması haberdir. İşimizin gereğini yapıp haberi bütün unsurları ve arka planıyla yapmışız. Mesleğimi doğru şekilde yapmış olmam mı suç? 2 bin vuruşluk haberde yargıda bulunmuyor, iddiaları dile getiriyoruz. Bu şikâyet, basın özgürlüğünü yok etmeye yönelik kötü niyetli bir tutumdur. Bunlar basını yıldırma davası değil de nedir? Madem yanlış yazıyoruz ve İnal’ın söyleyecek gerçekleri var neden açıklama yapmıyor da dava yolunu seçiyor? İnal dava açmanın yanı sıra sitemizdeki habere erişim engeli de getirtti. Bu konudaki 250 haberi engelletti. Haberlere erişim engellenerek sansür uygulanmıştır. Şu anda sitede yer almayan bir haber nedeniyle yargılanıyorum. Eskiden haberi yapılan kişiler tekzip yayınlatırdı. Usul ve etik tekzip yoluyla yalanlamaktı. Ama İnal’ın bu tutumu basını susturmaya yöneliktir. Yargılan ben, İzel ya da Doğan değil, gazeteciliktir.”
Mahkemeye uzman görüşü sunulacak
Özcan’ın avukatı Meriç Eyüboğlu, suçlama konusu haberin müşteki İnal’ın şahsına ilişkin olmadığını, iki gazeteciye açılan davayla ilgili olduğunu vurguladı. Hakaret ve iftira suçunun unsurlarının oluşmadığını belirten Eyüboğlu, yazılı savunmasıyla birlikte P24’ün daveti üzerine avukat Levent Pişkin tarafından hazırlanan uzman mütalaasını da mahkemeye sunacağını söyledi.
Eyüboğlu’nun mahkemeye sunacağı uzman görüşünde Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine göre basın ve ifade özgürlüğünün tarifine yer verilirken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ile BM İnsan Hakları Komitesi uygulamaları ayrıntılı biçimde aktarılıyor. Bu çerçevede Özcan hakkında hazırlanan iddianamenin incelendiği görüşte, Özcan’ın söz konusu haber nedeniyle yargılanmasının Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşme ve kurumların kararlarıyla oluşan basın ve ifade özgürlüğü ilkelerine aykırı olduğu görüşü dile getiriliyor.
Uzman görüşünde “Basın özgürlüğüne ciddi anlamda engel teşkil etmesi, demokratik toplumda gerekli olmaktan uzak olması ve bilakis demokratik bir toplumun oluşumu ve gelişimine engel teşkil etmesi nedeniyle bu tür yargılamalardan kaçınılması veya ceza verilmemesi gerekmektedir” ifadelerine yer veriliyor.
Görüşün tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Eyüboğlu’nun ardından söz alan İnal’ın avukatı, “Davanın haberleştirilmesi suçtur. Şikâyetimiz devam ediyor” diyerek katılma talebinde bulundu.
Katılma talebini kabul eden mahkeme, davayı 22 Mart 2023 tarihine erteledi.
Davanın geçmişi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski avukatı İnal, gazeteciler Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın “Cendere” kitabında hakkında yer alan rüşvet iddialarını haberleştiren İleri Haber çalışanları Doğan Ergün ve İzel Sezer’e dava açmıştı. Ergün ve Sezer'e açılan davayı “Erdoğan'ın avukatının rüşvet iddialarını haberleştiren gazetecilere dava” başlığıyla haberleştiren bianet haber sitesi ve eski Genel Yayın Yönetmeni Nazan Özcan’dan da şikâyetçi olan İnal, kamu davası açılmasını talep etmişti.
İnal’ın şikâyeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Türkşad Kunthan Uçuk, Özcan hakkında iddianame düzenlemişti. Üç sayfalık iddianamede, İnal’ın “onur, şeref, haysiyet, toplum içindeki itibarı ve saygınlığını küçük düşürüldüğünü” iddia edilerek, Özcan’ın “hakaret” ve “iftira” suçlarından cezalandırılması istenmişti.
