Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Sedat Yılmaz "terör" suçlamalarından beraat etti

Gazeteci Sedat Yılmaz

Mezopotamya Ajansı editörü Yılmaz'ın 230 gün tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edildiği davanın ikinci duruşmasında savcı ceza istedi, mahkeme delil yetersizliğinden beraata hükmetti

ÖZKAN KÜÇÜK, DİYARBAKIR

Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz hakkında, açık ve gizli tanık ifadeleri, yurtdışına giriş çıkış ve otel kayıtları, banka hesap hareketleri, çalıştığı haber ajansları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt kurmak ve yönetmek” (TCK 314/1) iddialarıyla açılan davanın ikinci duruşması 29 Şubat 2024 günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24’ün izlediği duruşmaya Yılmaz ve avukatları Resul Temur, Şule Recepoğlu ve Veysel Ok katıldı. Duruşmayı ayrıca çok sayıda meslek örgütü temsilcileri ile Yılmaz’ın gazeteci arkadaşları izledi.

Esas hakkındaki mütalaasını sunan duruşma savcısı, Yılmaz’ın “örgüt üyeliği” suçlamasından cezalandırılmasını talep etti.

Ardından söz alan gazeteci Sedat Yılmaz, haber takibi amacıyla Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine gitmesinin davanın iddianamesinde suç unsuru olarak gösterildiğini hatırlatarak, o dönemde kendi yaptığı haberleri ve kendisiyle birlikte Suruç’ta haber yapan gazetecilerin yaptığı haberleri mahkemeye sundu. Yılmaz, Kandil’e de haber amaçlı gittiğini, gizli bir yolla gitmediğini, hakkındaki gizli tanık ifadesinin çelişkili olduğunu ve kimseden bir talimat almadığını belirterek, mütalaaya katılmadığını söyledi ve beraatını talep etti.

Yılmaz'ın avukatlarından Şule Recepoğlu, soruşturmanın eksik araştırmayla açıldığını ve sonrasında ise geçmişe dönük araştırmalarla güçlendirilmeye çalışıldığını söyledi.

MASAK kayıtlarının müvekkillerinin lehine olduğunu belirten Recepoğlu, “Suruç’ta bulunması ve habercilik faaliyeti yapması ile HTS kayıtları suçlama konusu yapılıyor” dedi.

Recepoğlu, dava dosyasındaki suçlamaların asılsız olduğunu ifade ederek, “Uzun süre tutuklu kaldı, aleyhine hiçbir delil de bulunamadığı için beraatını talep ediyoruz” diye konuştu.

Daha sonra savunma için söz alan avukat Veysel Ok, “Soruşturma başından beri her aşamasında hukuksuz ilerlemiştir. Sırf davası olan bir kişiyle aynı otelde kaldığı için örgüt üyesi olarak suçlanması hukuki değildir. Bir gazeteci Suruç’a gittiği, otelde kaldığı, haber yaptığı için suçlanamaz, terörize edilemez” diyerek müvekkilinin beraatını talep etti.

Avukat Resul Temur ise yapılan savunmalara ek olarak, Tanık Koruma Kanunu’nun 9/8 maddesine göre gizli tanık ifadesinin tek başına cezalandırma için yeterli olmadığını hatırlatarak müvekkilinin beraatını istedi.

Ardından kararını açıklayan mahkeme, delil yetersizliğinden Yılmaz hakkında beraat kararı vererek hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını da kaldırdı. Yılmaz’ın tutuklu kaldığı süre için tazminat hakkı bulunuyor.

Davanın geçmişi

Sedat Yılmaz, Ankara merkezli soruşturma kapsamında 29 Nisan 2023 tarihinde Diyarbakır’da gözaltına alınmış ve 3 Mayıs 2023 günü tutuklanmıştı. Beşi tutuklu 49 kişi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın tamamlanması üzerine 18 Temmuz 2023 tarihinde hazırlanan iddianame, Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine sunulmuştu. Ancak mahkeme, iddianameyi kabul etmemiş ve 27 Temmuzda savcılığa iade etmişti. Mahkeme, iade gerekçesinde soruşturma bağlamında gözaltına alınan ve tutuklananların arasında hukuki ve fiili bağlantının olmamasına rağmen soruşturmanın toplu yürütüldüğü ve iddianamenin de bu şekilde hazırlandığına işaret ederek, iddianamenin kişiye göre hazırlanmasını istemişti.

Mahkeme, daha sonraki süreçte savcılığın yaptığı itirazı da reddetmişti. Bunun üzerine savcılık, Yılmaz hakkında “örgüt üyeliği” ve “örgüt kurmak ve yönetmek” suçlamalarıyla iddianame düzenlemişti. Aynı mahkeme, savcının bu iddianamesini de kabul etmeyerek, 21 Eylülde yetkisizlik kararı vermişti. Mahkeme, bu kararında suç iddialarının Diyarbakırda geçtiği, bu nedenle iddianamenin Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğine karar vermişti. Yılmaz, 14 Aralık 2023’te görülen davanın ilk duruşmasında yurt dışına çıkış yasağı konularak tahliye edilmişti.

Yukarı