Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Yetkin Yıldız’ın tahliyesi için dilekçe

Gazeteci Yetkin Yıldız’ın tahliyesi için dilekçe

 

Avukat Figen Albuga Çalıkuşu, Yargıtay’ın kamuoyunda “FETÖ medya davası” olarak bilinen davada verdiği bozma kararının ardından müvekkili Yetkin Yıldız hakkında tahliye talebinde bulundu


CANSU PİŞKİN

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, kamuoyunda “FETÖ medya davası” olarak bilinen davada 17 gazetecinin cezasını onadı; altı gazeteci hakkında “örgüt üyeliği” suçundan verilen cezanın ise bozulmasını istedi. Yargıtay’ın kararı UYAP’a yüklenmeden önce 12 Mayıs tarihinde Yeni Şafak gazetesinde duyuruldu. Yeni Şafak gazetesinin haberine göre Yargıtay, “terör örgütü üyeliği” suçundan hüküm giyen Yetkin Yıldız’a verilen hapis cezasını, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü değerlendirmesiyle bozdu. Habere göre kararda, Yıldız ile birlikte beş gazetecinin eylemlerinin “hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte FETÖ’ye yardım etmek suçunu oluşturduğu” vurgulandı. Yıldız’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, Yargıtay’ın bozma kararının ardından İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe sunarak müvekkili için tahliye talebinde bulundu.

 

Karar dosyaya girmeden önce gazetede yayımlandı

 

Yıldız hakkında İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 Mart 2018’de “örgüt üyeliği” suçlamasıyla verilen 7 yıl 6 aylık mahkûmiyet kararının, Yargıtay’ın 16 Mart 2020 tarihli kararı ile bozulduğunu söyleyen Çalıkuşu, müvekkilinin tutuklulukta geçen süreye ve bozma gerekçesine göre acilen tahliye edilmesini istedi: “Bu gerekçeye göre müvekkilin örgüt üyeliği yönünden atılı suçun oluşmadığı, örgütlü suçlar ile ilgili UYAP bilgi bankasından soruşturma yapılması istenmektedir. Bu aşamada müvekkilin beraat etmesi kuvvetle muhtemeldir. Gerekçenin en son kısmına göre de suçun adı terör örgütüne yardım etmek olacaktır. Müvekkilin terör örgütüne yardım etme suçunun unsurlarını oluşturan hiçbir eylemi yoktur. Tutuklulukta geçen süreye ve bozma gerekçesine göre acilen tensiple tahliye kararı verilmesini istiyoruz.”

 

Kırk altı aydır tutuklu olan müvekkilinin infazının büyük bölümünü tamamladığına dikkat çeken Çalıkuşu, Covid-19 salgının Yıldız’ın tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevine de ulaştığını belirterek Yıldız’ın yaşamsal risk altında cezaevi koşullarında daha fazla tutulmaması gerektiğini söyledi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 16 Mart tarihli kararının UYAP’a yüklenmediği hâlde gazetelerde yayımlanmasının endişe verici olduğunu söyleyen Çalıkuşu, “Korona gibi yaşamsal ciddi risk yaratan virüsün Silivri Cezaevi’nde yayılmakta olmasına karşın müvekkil ve diğer sanıklar yönünden dosyanın ele alınamıyor olması çok vahim. Tahliye koşulları oluşmuş, hatta ilk hükme göre verilen cezalarını infaz etmiş dosya sanıkları keyfi bir uygulamayla cezaevinde tutulmaya devam etmektedirler. Bir an evvel dosyanın ele alınması gerekiyor” dedi.

 

“Düşünce cezalandırılamaz”

 

Gazeteciler Ahmet Memiş, Cemal Azmi Kalyoncu, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Ünal Tanık, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız hakkında “örgüt üyeliği”nden verilen hükmü bozan Yargıtay, sanıkların suça konu eylemlerinin örgüt üyesi olarak kabul edilmelerine yeterli olmadığını söyledi. Ancak kararında sanıkların eylemlerinin gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğini söyleyen Yargıtay, söz konusu eylemlerin “üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

 

Müvekkilinin suça konu eyleminin gazetecilik faaliyeti olduğunu vurgulayan Çalıkuşu, “Terör örgütü ile irtibata dair hiçbir yasal ve somut delilin olmadığı durumlarda, temel bir hak ve özgürlüğün kullanımından bir suç yaratılmak istenmesi meşru bir gerekçe olarak kabul edilemez. Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre düşünce cezalandırılamaz” dedi.

 

Yukarı