Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazetecilere "Kayda Geçsin" programındaki ifadeler nedeniyle beraat ve hapis cezası

Gazetecilere

Gazeteci Şule Aydın'ın tüm suçlamalardan beraatına karar veren mahkeme, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel’e "yanıltıcı bilgiyi yayma" suçundan 1 yıl 3 ay, Timur Soykan'a da "gizliliğin ihlali" suçundan 10 ay hapis cezası verdi

EYLEM SONBAHAR, İSTANBUL

Gazeteciler Timur Soykan, Barış Pehlivan, Şule Aydın ve Murat Ağırel'in Halk TV'de yayımlanan 8 Ekim 2024 tarihli "Kayda Geçsin" programındaki açıklamalar gerekçe gösterilerek "yanıltıcı bilgiyi yayma”, (TCK 217/A) “gizliliğin ihlali” (TCK 132) ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK 216) suçlamalarından yargılandığı davanın sekizinci duruşması Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

İki saat gecikmeli başlayan duruşmaya gazeteciler katılmadı. Avukatlar Özge Naz Akkaya, Gamze Pamuk ve Buse Şahin'in hazır bulunduğu duruşmada savcı, 12 Mart 2026 tarihinde sunduğu ve gazeteciler hakkında ceza talep ettiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

“Mütalaa hukuki dayanaktan yoksun”

Esas hakkındaki mütalaaya ilişkin yazılı savunmalarını tekrar ettiğini ifade ederek savunmasına başlayan Şule Aydın'ın avukatı Gamze Pamuk, "Hukuki dayanaktan yoksun bir mütalaa ile karşı karşıyayız. Müvekkilimiz yönünden somut fiil ortaya koyulmamıştır. Suçun maddi unsurları gerçekleşmemiştir. Müvekkil suç konusu olayda moderatör olarak görev yapmıştır. Ceza hukukunun sınırları ve ifade özgürlüğü kapsamında görevini yapmıştır. Beraat talep ediyoruz" dedi.

“Gazetecilik faaliyeti çerçevesinde hareket edilmiştir”

Barış Pehlivan ve Timur Soykan'ın avukatı Buse Şahin de "İddianamede ve mütaalada hangi suçun hangi eylemden olduğuna dair net bir ilişkilendirme yoktur. Suç isnadı haline getirilmiş yayında müvekkillerimizin hiçbir söylemi suç teşkil etmemektedir. Soruşturmanın gizliliği suçu oluşmamıştır. Halkı yanıltıcı bilginin olması için, yanıltıcı bilgi ve bu bilginin kamu barışını bozmaya elverişli bir ortamın olması gerekir. Bu durumda ne yanıltıcı bilgi ne de kamu barışını bozmaya elverişli ortam oluşmamıştır. Müvekkillerimiz tamamıyla gazetecilik faaliyeti çerçevesinde hareket etmiştir, beraatlarını talep ederiz" diye konuştu.

“Söylemler görünür gerçekliğe uygun”

Müvekkili Murat Ağırel'in söylemlerinde yanıltıcı bilginin olmadığını belirten avukat Özge Naz Akkaya, "Müvekkilin programdaki söylemleri Cumhurbaşkanı'nın İsrail'le ticaret konusundaki açıklamalarına, TÜİK verilerine ve Anadolu Ajansı gibi kurumlardaki haberlere dayanmaktadır. Söylemler görünür gerçekliğe uygundur. Halk arasında korku, endişe yaratmak özel saikiyle hareket edilmemiştir. 'Siyasal İslam' kelimesinin de ‘dini değerleri alenen aşağılama’ suçu olarak kabul edilemeyeceğine dayanak olarak Yargıtay içtihatları vardır. Gizliliğin ihlali suçu yönünden ise, konusu kamuya mal olan bir olay gazetecilik faaliyeti çerçevesinde paylaşılmıştır. Buradaki paylaşım halkın haber hakkı kapsamındadır. Her üç suç yönünden de beraat kararı verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.

Savunmaların ardından mahkeme, "gizliliğin ihlali" ve "yanıltıcı bilgiyi yayma" suçları yönünden suçun yasal unsurları oluşmadığından Şule Aydın'ın beraatına karar verdi.

Timur Soykan hakkında "yanıltıcı bilgi alenen yayma" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçları yönünden beraat kararı veren mahkeme, "gizliliğin ihlali" suçu yönünden ise Soykan'a 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Mahkeme, Barış Pehlivan hakkındaki hükmünde "gizliliğin ihlali" suçundan beraat kararı, "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasından ise 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

"Gizliliğin ihlali" ve "halkın bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçları yönünden Murat Ağırel hakkında beraat kararı verilen davada Ağırel'e "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Dava hakkında

Halk TV'de 8 Ekim 2024 tarihinde yayımlanan "Şule Aydın ile Kayda Geçsin" isimli programdaki ifadeler nedeniyle programın moderatörü Şule Aydın'ın da aralarında olduğu dört gazeteci hakkında iddianame hazırlanmıştı. Gazeteciler hakkında hazırlanan 23 Temmuz 2025 tarihli iddianamede programın çözümlenmiş haline yer verilerek eleştiri, basın ve düşünce özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı iddia edilmişti.

Barış Pehlivan ve Şule Aydın'a "yanıltıcı bilgi alenen yayma", "gizliliğin ihlali" suçlamalarının yönetildiği iddianamede Murat Ağırel ve Timur Soykan'a "yanıltıcı bilgi alenen yayma", "gizliliğin ihlali", "halkın bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçları isnat edilmişti.

Suçlamalara gerekçe olarak ise programdaki konuşmalarda eski bakanlar ve milletvekillerinin suç işleyenlerle birlikte hareket ettiği yönünde beyanda bulunulduğu, bu doğrultuda "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun işlendiği iddia edilmişti.

Murat Ağırel ve Timur Soykan'ın "Siyasal İslamcılar yeşile tapar" şeklinde sözleri de "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçuna gerekçe olarak iddianamede yer almıştı.

İddianamenin devamında şu ifadelere yer verilmişti:

"Şüphelilerin savaş halindeki Filistin'e Türkiye'den ihracat yapılıyor gibi gösterilerek devlet kontrolünde esasen ihracı yapılan ürünlerin özellikle silah yapımında kullanılmak üzere çelik madeninin İsrail ülkesine gönderildiği şeklinde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarını işledikleri,

Şüpheli Barış Pehlivan'ın "Şu anki Hakimlerin 10.000 tanesi çoğunluğu AKP'li Avukat arkadaşlar eski mesleği ve AKP'li avukatken edindikleri ilişkileri hakimliğe taşıyorlar, anlatabiliyor muyum? Rüşvet karşılığında, irtikâp karşılığında insanları tahliye edebiliyorlar." şeklindeki ifadeleri atılı yanıltıcı bilgiyi yayma suçunu işlediği anlaşılmıştır."

Yukarı