Duruşma sonunda dava kapsamında 9 aydır cezaevinde olan Barış Ceyhan ve diğer tutuklular tahliye edilirken, dava 22 Kasım 2018 tarihine ertelendi

 

Aralarında gazeteciler Sibel Hürtaş, Hayri Demir ve Barış Ceyhan’ın da bulunduğu 12 kişinin Türkiye’nin Afrin’e yönelik askerî operasyonu hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılandığı davanın görülmesine 6 Eylül günü başlandı.

Duruşma sonunda dava kapsamında 9 aydır cezaevinde olan Ceyhan ve diğer tutuklular tahliye edilirken, dava 22 Kasım 2018 tarihine ertelendi.

Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmayı P24’ün yanı sıra Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) temsilcileri izledi.

Davadaki sanıklar Afrin’e yönelik operasyon sırasında yaptıkları sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 22 Ocak’ta gözaltına alınmış, 3’ü tutuklu 12 kişi hakkında “örgüt propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” suçlamalarıyla iddianame hazırlanmıştı.

Kapatılan Özgürlükçü Demokrasi çalışanı Ceyhan duruşmaya tutuklu bulunduğu Kayseri Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlanırken, diğer sanıklar ve avukatları mahkeme salonunda hazır bulundu.

Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada söz alan Mezopotamya Ajansı muhabiri Demir, gazetecilik faaliyetinden ve kişisel yargı içermeyen haberlerinden dolayı yargılandığını ifade etti. Afrin operasyonundan önceki sosyal medya paylaşımlarının ve Ankara’da bir parkta çektirdiği bir fotoğrafın da dosyada delil olarak gösterildiğinin altını çizen Demir, haberlerinde suç unsuru bulunmadığını ifade etti ve beraatini talep etti.

Barış Ceyhan da savunmasında dokuz aydır tutuklu bulunduğunu, ilk tutuklandığında Sincan Cezaevi’nde 17 gün iki metrelik bir hücrede kaldığını ifade etti. Ceyhan, gardiyanların ve memurların fiziksel ve psikolojik işkencesine maruz kaldığını ifade ederek şikayetçi olduğunu belirtti. Ceyhan sözlerine şöyle devam etti: “Hakkımda üç satırlık bir iddianame hazırlanmış ve ben dokuz aydır tutukluyum. Propaganda yaptığım iddia ediliyor ama nasıl yaptığım ortada yok. [Paylaşımlarda] Afrin yerine Filistin yazsaydım bugün tutuklu olmayacaktım. Afrin’de ölen bir çocukla Türkiye’de bir çocuğun ölmesi arasında ne fark var?” 

Sibel Hürtaş da iddianamede kendisine yöneltilen suçlamayı anlayamadığını ifade etti. Hürtaş sözlerine şöyle devam etti: “Ben uluslararası standartlarda, tarafsız gazetecilik yapmaktayım. Twitter paylaşımlarım da bu yöndedir. Oğlumun fotoğrafı ile Man Adası belgelerine dair paylaşımın suç unsuru olarak gösterilmesini anlayamıyorum.”

Sanıkların ardından savunma yapan avukatlar da dosyada hukuka aykırılıklar bulunduğunun altını çizdi. Sanıklar arasında bağ bulunmadığı halde aynı dosyada birlikte yargılandıklarını belirten avukatlar, ayrıca soruşturma aşamasında avukatların dosyaya erişiminin engellendiğini de ifade etti.

Avukat savunmalarının ardından savcı, tutuklu sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak adlî kontrol şartıyla tahliyelerini istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Barış Ceyhan, Lezgin Tekay ve Saim Serin’in tahliyelerine hükmederken sanıklara savunma için ek süre verilmesine, dijital materyallerin sahiplerine iadesine, ve iddianamede sanıklara isnat edilen paylaşımların tarihlerinin saptanmasına yönelik rapor düzenlenmesine karar vererek davayı 22 Kasım tarihine erteledi.