Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gezi davasında verilen beraat kararları bozuldu

Gezi davasında verilen beraat kararları bozuldu

Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 9 sanık hakkında verilen beraat kararlarını bozan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi

 

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, iş insanı Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 16 kişinin “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada dokuz sanık hakkında verilen beraat kararını bozdu.

 

Daire, Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Tayfun Kahraman, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında beraat kararı veren ilk derece mahkemesinin, iddianamede yer alan delilleri hükmün gerekçesinde değerlendirmediğini öne sürdü. Eksik delillerin tamamlanması ile yargılamanın devamına karar veren Daire, dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi.

 

“İddianamedeki deliller değerlendirilsin”

 

İstinaf mahkemesinin 22 Ocak 2021 tarihli kararında şu delillerin mahkemece değerlendirildikten sonra hüküm kurulması gerektiği belirtildi:

 

“İddianamede sanıklara ait olduğu belirtilen açık kaynak (basın) açıklamalarının, dijital materyaller ve inceleme raporlarında ortaya çıkan delillerin, sanıkların sosyal medya (youtube, whatsapp, twitter gibi dosya kapsamında iddianamede sayılan) yoluyla yaptıkları paylaşımların, sanıkların görsel medyada (Cnntürk vs.) yayınlanmış ve iddianamede belirtilen açıklamalarının, sanıkların atılı suçlarla illiyet bağlarını ispatlama amacıyla iddianamede belirtilen iletişimin tespiti niteliğindeki HTS kayıtlarının, yine iddianamede belirtilen ve sanıkların gezi parkı olayları ve sonrasında katıldıkları toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ve bu sırada atıldığı iddia olunan sloganların, bazıları video kaydına da alınan iddianamede belirtilen basın açıklamalarının, iddianame kapsamında olup sanıkların üzerine atılı suç fiillerinin delili olarak belirtilen iletişimin kaydedilmesi sonucunda elde edilen görüşme içerikleri”.

 

“Çarşı davası ile bağlantılı”

 

Daire, istinafa konu hükmün gerekçesinde değerlendirilen ve iddianamede sanıklara isnat edilen eylemlerin, Çarşı grubuna açılan Dolmabahçe davası ile bağlantılı olduğunu ileri sürdü. Daire, Yargıtay incelemesi devam eden Dolmabahçe davasının Gezi davası ile birleştirilmesi hususunun da ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirtti:

 

“Tüm sanıklar bakımından ayrıca istinafa konu hükmün gerekçesinde değerlendirilen ve sanıkların eylemleri arasında belirtilip iddianamede isnat olunan ‘Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisine, Çarşı ve diğer bazı marjinal gruplarca taş ve molotofla saldırılması olaylarını da organize edip yönlendirmeleri’ şeklindeki eylemleri ile bir kısım başka sanıklar hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/201 esas sayılı dava dosyasında kovuşturma aşaması devam eden ‘Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisine Çarşı ve diğer bazı gruplarca taş ve molotofla saldırılması eylemleri’ arasında TCK 312. maddesinde düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçundan açılan dava yönünden bağlantı bulunduğu, anılan 2014/201 esas sayılı dosyanın Yargıtay ilgili ceza dairesince temyizen incelemesinin devam ettiği ve işbu karar tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği de gözetildiğinde anılan dava dosyasının onaylı bir suretinin işbu dosya içerisine konulması, 2014/201 esas sayılı dava hakkında Yargıtay ilgili ceza dairesince verilecek karar sonucuna göre hükmün bozulması halinde Yargıtay ceza dairesinin bozma gerekçesi öncelikle dikkate alınarak gerekirse dosyaların bu suç bakımından birleştirilmesi hususu değerlendirildikten sonra konuyla ilgili tüm delillerin bir arada takdiri ile sonucuna göre bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması…”

 

Daire, Osman Kavala hakkında Gezi davasında beraat etmesinden sonra “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla açılan ve İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Aralık ayında görülmeye başlanan davanın da mevcut dosya ile birleştirilmesi talebinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

 

İstinaf mahkemesi kararının tam metnine bu bağlantıdan erişebilirsiniz

 

Gezi davasının 18 Şubat 2020 tarihli duruşmasında kararını açıklayan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Kavala ile birlikte Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi, Mine Özerden ve Yiğit Aksakoğlu’nun tüm suçlardan beraatine hükmetmişti.

 

Mahkeme, yurtdışında oldukları için savunmaları alınamayan sanıklar Can Dündar, Memet Ali Alabora, Pınar Alabora, İnanç Ekmekçi, Hanzade Germiyanoğlu, Handan Meltem Arıkan ve Gökçe Yılmaz’ın ise dosyalarının ayrılmasına ve haklarındaki yargılamanın başka bir esas numarası üzerinden devam etmesine karar vermişti. Karara itiraz eden savcılık, dosyayı istinaf mahkemesine taşımıştı.

Yukarı