Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gökhan Biçici’ye şiddet uygulayan polisler 9 yıl sonra hakim karşısına çıktı

Gökhan Biçici’ye şiddet uygulayan polisler 9 yıl sonra hakim karşısına çıktı

Savcı, Biçici’ye şiddet uygulayan polislerin yargılandığı davanın zaman aşımından düşürülmesini istedi. Dava 13 Eylül’e ertelendi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

Gezi Parkı eylemlerini takip ettiği sırada polis şiddetine maruz kalan dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici’ye şiddet uygulayan beş polisin yargılanmasına dokuz yıl sonra başlandı.

 

Sanık polisler A.E., F.K., G.D., O.E. ve Y.U. hakkında “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırların aşılması suretiyle basit yaralama” (TCK 256), “hakaret” (TCK 125) ve “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” (TCK 117/1) suçlamalarıyla yargılandıkları davanın ilk duruşması 29 Haziran 2022 günü İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada sanık polislerden O.E. ile Biçici ve avukatları hazır bulundu.

 

Biçici’nin avukatı Metin İriz, her ne kadar sanıklar hakkında “hakaret”, “basit yaralama” ve “iş ve çalışma hürriyetinden yoksun kılma” suçlamalarıyla dava açılmışsa da Anayasa Mahkemesi kararında bu dosyanın “insan haysiyetiyle bağdaşmayacak şekilde muamele” olarak nitelendirildiğini hatırlattı. İriz, Anayasa Mahkemesi kararı gereği suçlamanın işkence suçunu oluşturduğunu, bu nedenle Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 5. madde gereği mahkemenin görevsizlik vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermesini istedi. Mahkeme, talebi esasla birlikte değerlendirmeye karar verdi.

 

“Basın kimliğimi görüp küfretti”

Duruşmada söz alan sanık polis O.E. üzerine atılı suçlamayı reddederek Biçici’yi tanımadığını söyledi. Daha sonra söz alan Biçici ise, olayla ilgili davanın dokuz yıl sonra açılmış olmasının kendisine yapılan işkencenin devamı olduğunu savundu. Biçici, suç işlendiğinin tespit edilmiş olmasına rağmen faillerin cezalandırılmamış olmasının sadece kendisine yönelik değil gazeteciliğe yönelik sistematik bir tutumun yansıması olduğunu ifade etti.

 

Biçici olay günü yaşananları şöyle özetledi: “Gazeteci olduğum çok açık olmasına, yakamda basın kimliği asılı olmasına rağmen O.E. basın kimliğime bakıp küfrettikten sonra kendisine bağlı olan polislere 'gözaltına alın' dedi. Doğrudan doğruya görevimi yapmam engellendi. Sonra 'bunu alın apartman boşluğuna götürün ve işini bitirin' dedikleri noktada ben direnmeye başladım. Bana tekme attıkları için cenin pozisyonunda yerde kendimi korumaya çalıştım. Şiddete uğradığım sırada halk çok yoğun tepki gösterdi. Bir süre sonra da görüntülere yansıdığı üzere dört polisin ikisi elimden, ikisi bacaklarımdan tutup gözaltı aracının yanına götürdü. Bir süre aracın yanında ters kelepçe ile bekletildiğim sırada polislerden biri ‘Seni öldürürdük ama yeri burası değil' deyip beni otobüse bindirdiler.”

 

Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, suç tarihinin 2013 olduğunu, zaman aşımı süresinin ise sekiz yıl olduğunu bu nedenle CMK 223/8 gereğince davanın düşürülmesini talep etti.

 

Mütalaaya karşı söz alan Biçici, “Bu suçta zaman aşımı olduğunu düşünmüyorum çünkü söz konusu suç işkencedir. Sanıkları yargılanmasına Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmeli” dedi. Avukatı İriz ise mütalaaya karşı yazılı beyanda bulunmak için süre talep etti.

 

Süre talebini kabul eden mahkeme, davayı 13 Eylül 2022 tarihine erteledi.

 

Ne olmuştu?

Biçici, 16 Haziran 2013 tarihinde İstanbul Şişli’deki Gezi eylemlerini takip ettiği sırada polis şiddetine maruz kalmıştı. Biçici’nin şikâyeti üzerine beş polis hakkında soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014 yılında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Biçici ise ihlalin tespit edilmesi ve dava açılmasına karar verilmesi için Anayasa Mahkemesine başvuru yapmıştı. Anayasa Mahkemesi 8 Haziran 2021 tarihinde oy birliğiyle aldığı kararda, "insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı" ile “ifade ve basın özgürlüğünün" ihlal edildiği sonucuna varmış ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden soruşturma yapılması için dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.

 

Bu çerçevede yeniden soruşturma başlatan Savcılık, 3 Aralık 2021 tarihli kararında bu kez de zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. Biçici ve avukatının itirazı üzerine soruşturma dosyasını inceleyen İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, “usul ve mevzuata aykırı olduğu” gerekçesiyle zaman aşımı kararının kaldırılması ve gereğinin yapılması için dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 5 Nisan 2022 tarihli kararının ardından Başsavcılık, sanık polisler A.E., F.K., G.D., O.E. ve Y.U. hakkında “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırların aşılması suretiyle basit yaralama” (TCK 256), “hakaret” (TCK 125) ve “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” (TCK 117/1) suçlamalarıyla iddianame düzenledi.

Yukarı