Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Darp edilerek gözaltına alındığını anlatan Toral, “Gözaltı sırasında uğradığım şiddet nedeniyle sol kalçamda yırtık oluştu. Neredeyse iki yıl geçti, halen haber takibinde hızlı davranamıyorum” dedi
EYLEM SONBAHAR, İSTANBUL
DEM Parti İstanbul İl Binası önündeki basın açıklamasını takip ederken gözaltına alınan JINNEWS muhabiri Elfazi Toral ve Demokratik Modernite çalışanı Sema Korkmaz ile bir kişi hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" (TCK 265), "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlarından açılan davanın ilk duruşması 27 Kasım 2025 günü İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Elfazi Toral ile avukatı Sidar Perçin hazır bulundu.
Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Toral, "Basın açıklamasına gazeteci olarak haber takibi için gittim. Herhangi bir yasaklama kararı olduğunu bilmiyordum. Elimde kamera ve tripot vardı. Kitlenin açıklama yapması beklendiği sırada polis ilk olarak doğrudan basına müdahale etti. Basın görevlisi olarak oradayım, kolluk tarafından bize herhangi bir uyarı yapılmadı. Hiçbir şekilde polise direnmedim, darp etmedim" dedi.
Darp edilerek gözaltına alındığını anlatan Toral söyle devam etti: "Kamera elimdeyken saçımdan tuttular, gözaltı aracına darp edilerek götürüldüm. Israrla gazeteci olduğumu söylememe rağmen ‘sen eylemci misin?’ diye sordular. Gözaltı aracında yaklaşık 20 dakika boyunca işkence gördüm. Kalbime doğru çok fazla darbe aldığım için denge sorunu yaşadım. Hasta olduğumu belirtmeme rağmen bir erkek polis sürekli gidip gelip kalbime ve karnıma vurdu. Sonrasında kusmak durumunda kaldım."
"Gözaltı aracında ‘emniyete gidelim sana gününü göstereceğiz' diye sürekli tehdit ettiler. Emniyete gittiğimizde de çıplak aramaya maruz kaldım. Gözaltı sırasında uğradığım şiddet nedeniyle sol kalçamda yırtık oluştu. Neredeyse iki yıl geçti, halen haber takibinde hızlı davranamıyorum. Gazeteci olarak halkın haber alma hakkı için oradaydım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."
Toral’ın avukatı Sidar Perçin de atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek müvekkilinin beraatını talep etti: "Müvekkile isnat edilen direnme suçunun oluşması için kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe katılması, zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etmesi gerekiyor. Müvekkil toplantının yasak olduğundan haberdar değil. Basın açıklaması yapılmadan toplantıya zor kullanılmış, müvekkil de gözaltına alınanlardan biri. Somut olarak bu şart gerçekleşmediği için suçun oluşmadığı ortadadır. Burada basına yönelik müdahale sadece fiziksel değil, basın ve ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale de söz konusu. Müvekkil basın kartını gösteriyor, olay yerinde basın görevlisi olarak bulunduğu açık.”
Duruşmaya sonradan gelen müşteki polis memurunun kimlik tespiti yapıldı. Polis memuru ifadesinde, "Sıkıntılı bir gündü, kaymakamlık tarafından yasaklama kararı olduğu bizlere tebliğ edildi. Hanımefendiyi tanımıyorum, şahsıyla ilgili bir problemim yok. Yasaklama kararını kendilerine tebliğ etmemize rağmen dağılmamakta direndiler. Yakalama yaparken kendisiyle boğuşma yaşandı, ben kelepçe takmak durumundaydım. Orada benim şahsımla boğuşmadı, bana yapılan bir şey değildi, bu Türk polisine yönelik bir şeydi. Polise direnme gösterilmeyecek direnince de biz şiddete uğradık deniliyor. Ben şikayetçiyim, davaya katılma talebim yoktur" dedi.
Savcı, eksik hususların giderilmesini talep etti. Avukat Perçin ise müvekkili Toral'ın duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.
Mahkeme, Elfazi Toral'ın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi. Sema Korkmaz'ın adresinin araştırılarak beyanının alınması için usulü işlemlerin yapılmasına da karar veren mahkeme, davayı 14 Nisan 2026 tarihine erteledi.
Dava hakkında
8 Aralık 2023 tarihinde DEM Parti İstanbul İl Binası önünde yapılmak istenen basın açıklamasını takip eden gazeteciler Elfazi Toral ve Sema Korkmaz ile bir kişi gözaltına alındı. Serbest bırakılan gazeteciler hakkında hazırlanan iddianamede Elfazi Toral'a "görevi yaptırmamak için direnme", "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçları; Sema Korkmaz ve bir kişiye "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçu isnat edildi. Bir polis memurunun da müşteki olarak yer aldığı iddianamede şu ifadelere yer alıyor:
"Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; şüphelilerin olay günü belirli bir organizasyon dahilinde iştirak halinde hareket ederek bir araya geldikleri, şüphelilerin “BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ” şeklinde konuşma yapıp slogan attıkları, şüphelilerden Elfazi Toral'ın gözaltına alınmak istenildiğinde polis memuruna karşı direndiği, yapılan uyarılara rağmen dağılmamakta ısrarcı oldukları, bu şekilde bilerek ve isteyerek grup içerisinde yer aldıkları, grupla bütünleştikleri, tüm şüphelilerin yasa dışı eylem için bir araya gelip aynı amaç doğrultusunda hareket ederek söylemleri ve hareketleriyle üzerlerine atılı 2911 Sayılı Kanuna Muhalefet ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunu işledikleri anlaşılmakla…"
