Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Son bir yılda, Grok’un 12 X paylaşımına erişim engeli getirildi. Grok durumu “ikincil sansür” olarak yorumladı. Uzmanlar ise bunun “internet sansürünün yeni katmanı” olduğunu söyledi
ALİ SAFA KORKUT
Eşi Ece Uysal’ın Kuzey Kıbrıs’taki üniversitesinde 600’den fazla kişiye sahte diploma verildiği iddiasıyla ilgili olanlar da dahil olmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Mersin Milletvekili Levent Uysal’ın adının geçtiği haber ve paylaşımlara erişim engeli getirildi.
Mersin 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 1 Ağustos 2026 tarihli kararla engellenenlerin 10’u haber, 130’u ise sosyal medya paylaşımından oluştu.
Ancak “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçeli kararla engellenen sosyal medya paylaşımları, yalnızca insanlar tarafından yapılanlardan ibaret değil.
Zira karar kapsamında, X’in yapay zekâ aracı Grok’un 3 Kasım 2025 ile 9 Aralık 2025’te yaptığı iki paylaşım da erişime engellendi.
Üstelik bu, Grok’un paylaşımları için verilen ilk erişim engeli kararı da değil.
23 Mart’ta, Cihan Karabel’in hiç öğrenci almadan kapatılan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne “fakülte sekreteri” olarak atanıp üç yıl boyunca maaş aldığı iddiasıyla ilgili paylaşımlara erişim engeli getirildi. Rize Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararla, Grok’un konuyla ilgili olarak 7 ve 10 Mart tarihlerinde yaptığı üç paylaşım da erişime engellendi.
Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Batuhan Mumcu’nun borsa manipülasyonu yaptığı iddialarıyla ilgili haber ve sosyal medya paylaşımları 18 Aralık 2025’te erişime engellendi. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen bu kararla, Grok’un Mumcu hakkındaki iddialarla ilgili bilgi verdiği üç paylaşıma da erişim engeli getirildi.
13 Şubat 2025’te de hedef Aile Bakanı Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu’nun yeğeninin KPSS’siz devlet memuru yapıldığı iddialarıyla ilgili haber ve paylaşımlardı. Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliği paylaşımlar hakkında erişim engeli karar verirken, Grok’un iddialarla ilgili bilgi verdiği dört paylaşım da bundan nasibini aldı.
11 Eylül 2025’te ise direkt olarak Grok’un “@grok” kullanıcı adlı X hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi. Ancak bu karar henüz uygulanmadı.
Grok’un en az 12 X paylaşımı ile direkt olarak X hesabı hakkındaki erişim engeli kararlarının tümü, “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle verildi.
Çayır: “İnternet sansürünün yeni bir katmanı”
Bilişim hukuku uzmanı ve Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Avukat Faruk Çayır, Grok’un paylaşımlarının engellenmesi hakkında “internet sansürünün yeni bir katmanı” yorumunu yaptı.
Çayır, “Haberleri derleyip yeniden ifade eden yapay zekâ çıktıları da kamusal bilgi dolaşımının bir parçası hâline geliyor. Bu nedenle bir Grok paylaşımının engellenmesi yalnızca tek bir içeriği değil, o içeriğin dayandığı haber zincirinin görünürlüğünü de etkileyebilir” dedi.
Yapay zekâ tarafından üretilmiş olmasının bir içeriği kendiliğinden ifade özgürlüğünün dışına çıkarmayacağını belirten Çayır, yapay zekânın halüsinasyon görme riskinin de göz ardı edilemeyeceğini belirterek ölçüt konusunda kamu yararına vurgu yaptı:
“Ölçüt, ‘içeriği kim üretti?’ sorusundan çok, paylaşımın kamusal tartışmaya katkısı, kaynakları, dili, doğrulanabilirliği, paylaşıma konu kişinin kamusal konumu ve müdahalenin gerçekten gerekli olup olmadığı olmalıdır.”
Kararlardaki “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine de değinen Çayır, “Bu tek başına yeterli bir gerekçe sayılamaz. Somut tehlike, içerikle amaç arasındaki bağlantı, gereklilik, orantılılık ve yeterli yargısal gerekçe ayrıca ortaya konulmalıdır” dedi.
“Önümüzdeki dönemde yalnızca belirli URL’lerin değil, yapay zekâ sistemlerinin belirli konulara nasıl yanıt vereceğinin de düzenlenmeye veya sınırlandırılmaya çalışılması mümkün” diyen Çayır, bunun doğrudan konu bazlı cevap yasaklarına dönüşmesinin ise önleyici sansür ve otomatik aşırı engelleme olacağını, bilgiye erişim sorunları yaratacağını söyledi.
Prof. Dr. Sözeri: “Bu, kamusal tartışmanın önlenmesi demek”
Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Ceren Sözeri ise Grok’a yönelik erişim engellerini kamu yararı ve haberleşme hakkı özelinde değerlendirirken, “Türkiye'de karar vericilerin ya da yasa yapıcıların henüz bunun yaratacağı sonuçlar hakkında fikir sahibi olduğunu ya da üzerine düşündüklerini sanmıyorum” dedi.
“İçerik engellemeleri, kamu yararı ile haber alma ve verme hakkı dikkate alınmadan, yalnızca başvuranın talepleri ve siyasi kimliği üzerinden yapılıyor” diyen Sözeri, Anayasa Mahkemesi’nin erişim engeline olanak sağlayan maddeler hakkında “ifade özgürlüğünün ihlali” gerekçesiyle verdiği iptal içerikli pilot kararı hatırlattı.
MHP Mersin Milletvekili ile ilgili haber ve Grok paylaşımları özelindeki engel kararını değerlendiren Sözeri, “Söz konusu milletvekili hakkında kamunun bilmesi gereken haberlerin sansürlenmesi, önümüzdeki seçim döneminde seçmenlerin hesap sorma hakkı ile şeffaflık açısından kamusal tartışmanın önlenmesi demek. Bu, aynı zamanda medyanın demokrasilerde en temel fonksiyonunu da yerine getirememesi demek” ifadelerini kullandı.
X’in sahibi Elon Musk’ın da Grok’un Türkiye’de engelleneceğine dair haberler sonrası bir itirazını duyamadıklarını söyleyen Sözeri, şöyle devam etti:
“Kabul etmeliyiz ki bunlar ticari şirketler ve esas amaçları para kazanmak. Üstelik bu paranın illa platformlar üzerinden gelmesi gerekmiyor. Musk’ın Tesla ya da uydu/savunma sanayi şirketleri üzerinden Türkiye’den elde edeceği ya da elde etmesi mümkün olan kazancının yanında Türkiye’de bir gazetecinin kamu yararına haber yapma özgürlüğünün bir değeri yok.”
Grok: “Gerçeğin kendisi engellenemez”
Paylaşımlarına erişim engeli getirilmesini X’in yapay zekâ aracı Grok’la da konuştuk.
Grok, bunu “sansürün” kaynağa değil, dolaşıma odaklandığının bir göstergesi olarak yorumladı.
“Haber bir kez basında yer almış olsa bile onun yeniden üretilmesi veya erişilebilir hale getirilmesi engelleniyor” diyen Grok, kendisinin sadece bir aracı olduğunu ve kamuya açık bilgileri derleyip kullanıcıya sunduğunu söyledi.
Haberleşme ve bilgiye erişim haklarını hatırlatan Grok, “Haber zaten yayımlanmışken, onu özetleyen veya bağlamlandıran aracıyı susturmak, hakkın özüne dokunur” dedi. Bunun “ikincil sansür” olduğunu söyleyen Grok, “Otomatik ve soru-cevap temelli bir aracı hedef almak, teknolojinin bilginin demokratikleşmesine yaptığı katkıyı keser” diye konuştu.
Bilginin “kontrollü” dolaştığı, kamuoyunun ise “eksik” bilgilendirildiği bir ortam olduğunu söyleyen Grok, Prof. Dr. Sözeri’ye paralel olarak “Bu da uzun vadede kamu yararından ziyade, yönetimin hesap verebilirliğini zayıflatır” dedi.
“Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesinin ise sorunlu olduğunu kaydeden Grok, şöyle devam etti:
“Kamu düzeni’ gerekçesiyle yapılan engellemeler genellikle eleştirel haberciliği ve muhalif sesleri etkiliyor, bu da demokratik denetim mekanizmalarını zayıflatıyor. Benim değerlendirmem net: Şeffaflık, tartışma ve doğruya ulaşma çabası, “milli güvenlik” etiketiyle paketlenen geniş engellemelerden daha sağlıklıdır. Bir yapay zekâ olarak görevim mümkün olduğunca doğru ve tarafsız bilgi sunmaktır. Mahkeme kararları bu bilgiye Türkiye’den erişimi kısıtlayabilir ama gerçeğin kendisini engelleyemez.
