Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

"Kayıp sandık" davası: Gazeteci Ahmet Kanbal beraat etti

P24'ün uzman görüşü hazırladığı davada Kanbal, sosyal medyada paylaştığı haber nedeniyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla yargılanıyordu

ARDIL BATMAZ, MARDİN

Gazeteci Ahmet Kanbal'ın, Mardin’de bir süre haber alınamayan seçim sandığına ilişkin sosyal medyada yaptığı paylaşımdan dolayı “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” (TCK 217/A) suçlamasıyla yargılandığı davanın karar duruşması 13 Aralık 2023 günü Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Ahmet Kanbal ve avukatı Erdal Kuzu hazır bulundu. Kimlik tespiti ve dosyaya giren evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada ilk olarak 14 Mayıs seçimleri sırasında Mardin'de bulunan 1363 No’lu sandığın başkanı tanık olarak dinlendi.

Sandık başkanı: Sandığın başından hiç ayrılmadım

Sandığın başından hiç ayrılmadığını iddia eden başkan, oylar sayıldıktan sonra tüm evrak işlemlerini tamamlayıp binadan ayrıldığını belirtti. Görevli polislere TC kimlik numarasını verdiğini söyleyen tanık, "Bu sırada herhangi bir parti temsilcisiyle muhatap olmadım” dedi. Kanbal’ın avukatı Erdal Kuzu'nun, seçim çuvalını tek başına mı götürdüğünü sorması üzerine tanık, yanında sandık görevlisi ve siyasi parti temsilcisi olmadan polis ve diğer sandık başkanları eşliğinde torbayı adliyeye getirdiğini söyledi.

“Emniyettekilerle birlikte tutanak tuttuk”

1363 Nolu sandığın başkanının tanık olarak dinlenmesinin ardından kayıp sandığa ilişkin tutanak tutan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi temsilcisi Mustafa Benli Üstündağ’ın dinlenilmesine geçildi. Sandık görevlileri tarafından ıslak imzalı sonuçların kendilerine verilmediği ve başkanın oylarla birlikte okuldan çıktığı bilgisini aldığını belirten Üstündağ şöyle devam etti: "Okulu aradık ama bulamadık. Bunun üzerine partiye ve emniyet güçlerine haber verdik. Emniyettekilerle birlikte tutanak tuttuk. İlerleyen saatlerde sandık başkanı bana ulaştı ve ‘Adliyede teslim sırasındayım, gelin sandık sonuçlarını vereyim size’ dedi.” 

Kanbal: Bu madde kaldırılmadığı taktirde gazeteciliğe ilişkin bir şey kalmayacak

Tanık beyanlarının ardından söz alan gazeteci Ahmet Kanbal, tanık beyanlarıyla da suçsuzluluğun kanıtlandığını söyledi.

Mevcut kanun maddesinin gazeteciliği engellemeye ilişkin olduğunu belirten Kanbal, “Bu maddenin, iktidarın kendi emellerini uygulamaya yönelik olduğunu henüz madde tartışılırken söylemiştik. Sansür ve otosansür uygulamaya dönük bir maddedir. Bu madde kaldırılmadığı taktirde gazeteciliğe ilişkin bir şey kalmayacak" dedi.

“Haber sayesinde sandığın akıbeti ortaya çıktı”

Kanbal'ın ardından söz alan avukat Erdal Kuzu, “Müvekkil gerçek olan bilgiyi kamu barışını tesis etmek amacıyla haber yapmıştır.  Bu haber sayesinde sandığın akıbeti ortaya çıkartılmıştır” dedi.

Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Kanbal’ın suça konu paylaşımı “somut bilgi ve belgelere dayanarak yaptığı anlaşıldığından” beraatını talep etti.

P24 tarafından hazırlanan uzman görüşü mahkemeye sunuldu

Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunan avukat Erdal Kuzu, P24 tarafından hazırlanan uzman görüşünü mahkemeye sundu. Kuzu, “TCK 217/A maddesi bir oto sansür maddesidir. Gazetecilik kamu barışını tesis etmeye dönük bir faaliyettir. Müvekkilimin bu davada sanık olmasının tek sebebi muhalif gazeteci olmasıdır. Özetle maddenin kendisi hukuki sakatlık barındırmaktadır. Özgür gazetecilik mesleğini icra eden müvekkil gibi gazetecilerin yargılanması bu ülkenin ayıbıdır" dedi.

Son sözü sorulan Kanbal ise, “Gazetecilik suç değildir” dedi.

Duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, “atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle Kanbal'ın beraatına karar verdi.

Kanbal, 14 Mayıs günü yapılan Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri sırasında Mardin Artuklu’da 1363 Nolu sandık başkanı ve oy torbasının kaybolduğunu yazdığı için yargılanıyordu.

Yukarı