Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Altı dergi çalışanının yargılandığı davada tutuklu tek sanık olan Doğan Pehlevan’a tahliye kararı çıktı. Ancak çizer, “Cumhurbaşkanına hakaret”le suçlandığı başka bir dosya yüzünden cezaevinde kalmaya devam edecek. Davanın ikinci duruşması ise 5 Mayıs’ta
ÖZLEM ALTUNOK, İSTANBUL
Haftalık mizah dergisi LeMan’ın 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan bir karikatürde Hz. Muhammed ve Hz. İsa’nın tasvir edildiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” (TCK 216/1, 218) suçlamasıyla derginin altı çalışanına açılan davanın ilk duruşması 14 Kasım 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada tutuksuz yargılanan sorumlu yazı işleri müdürü Zafer Aknar, yazı işleri müdürü Aslan Özdemir, grafiker Cebrail Okçu ve müessese müdürü Ali Yavuz ile avukatları hazır bulundu. Tutuklu yargılanan çizer Doğan Pehlevan ise duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Yurt dışında olan derginin genel yayın yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün ise duruşmaya katılmadı.
Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Doğan Pehlevan, iddianamede belirtildiği gibi toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme kastının olmadığını, aksine barış isteyen bir karikatür çizdiğini vurgulayarak toplumun değerlerine saygılı olduğunu belirtti. Pehlevan, “Muhammed Müslümanları, Musa ise Musevileri temsil eden yaygın isimler. Karikatür, savaşta ölen iki insanın Allah’ın huzurunda kardeş olabileceğini anlatıyor” dedi.
Çizer Pehlevan’ın avukatı Kerem Altıparmak savunmasında, bir iddia üzerinden Pehlevan’ın tüm anayasal haklarından mahrum bırakıldığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini belirtti. Altıparmak sözlerine şöyle devam etti: “Ortada soruşturma yokken Adalet ve İçişleri Bakanı müvekkilim hakkında paylaşım yaptı. Müvekkilimin kelepçeli fotoğrafları basına servis edildi. Ortada bir terör durumu yokken soruşturma terör bürosu tarafından yürütüldü. Bütün bunlar olurken LeMan dergisinin binası basıldı” dedi. Suçlamaya konu edilen Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli unsurların oluşmadığını, iddia edildiği gibi “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” unsurunun dosyada bulunmadığını söyleyen Altıparmak, karikatürün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avukat Fikret İlkiz ise iddianamenin Basın Kanunu’na aykırı biçimde hazırlandığının altını çizdi. İlkiz, “Bu iddianame, savcılığın isteği üzerine yazılmış bir iddianamedir. Basın Kanunu ortadayken böyle bir durumun gerçekleştirilmesi bu iddianamenin siyasi saiklerle yazıldığını gösteriyor. Türkiye’de ilk kez bir grafikere ‘Karikatürü gördün mü?’ diye soruluyor. Eserden eser sahibi sorumludur. Kanunen sanık yapamayacağınız insanları sanık olarak karşımıza getiriyorsunuz. Çünkü Basın Kanunu uygulanmadı, dava TCK 216/1’den açıldı. Bu davayı açmak kanunsuzdur” dedi.
Mahkeme, dosyanın tek tutuklu sanığı olan Pehlevan hakkında yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye kararı verdi. Ancak “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunan Pehlevan’ın tutukluluğu devam edecek.
Tutuksuz yargılanan Zafer Aknar, Aslan Özdemir, Cebrail Okçu ve Ali Yavuz hakkındaki adli kontrol tedbirlerini kaldıran mahkeme, Mehmet Tunca Akgün hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine karar verdi. Dava 5 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
Dava hakkında
Çizer Doğan Pehlevan’ın LeMan dergisinin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yer alan karikatürü, İsrail’in Gazze’ye yoğun saldırılarının sürdüğü süreçte, yaşamını yitirmiş Muhammed ve Musa isimli iki figürün bombalanan bir şehrin üzerinde birbirlerine “Selamün Aleyküm” ve “Aleyhem Salom” diyerek selamlaşmalarını tasvir ediyordu. Karikatür, 30 Haziran’da sosyal medyada dolaşıma girmesiyle birlikte dinci grupların ve devlet otoritelerinin hedefi oldu. LeMan yönetimi, peygamber tasviri yapılmadığını açıklasa da dezenformasyon hızla yayıldı, derginin yer aldığı binaya saldıran ve önünde şeriat çağrıları yapanlar hakkında işlem yapılmazken Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “dini değerlere ve kamu barışına saldırı” olarak değerlendirdiği karikatür nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu. Derginin yayın yönetmeni Aslan Özdemir, yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker Cebrail Okçu, müessese müdürü Ali Yavuz, çizer Doğan Pehlevan gözaltına alınarak tutuklandı. Yurtdışında bulunan genel yayın yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Derginin ilgili sayısı toplatıldı, LeMan’ın site ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu altı kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla iddianame düzenlendi. Aslan Özdemir, Zafer Aknar, Cebrail Okçu ve Ali Yavuz tutukluluklarına yapılan itiraz üzerine 26 Eylül’de tahliye edildi.
