Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Merdan Yanardağ, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan beraat etti

Merdan Yanardağ,

Gazeteci Merdan Yanardağ, “Faşizm ve İslamcı Faşizm” başlıklı seri köşe yazıları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davadan beraat etti

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın 2022 yılında BirGün gazetesinde yayımlanan “Faşizm ve İslamcı Faşizm” başlıklı seri köşe yazıları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 14 Kasım 2023 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada, Yanardağ ve taraf avukatları hazır bulundu.

 

Savcı, 18 Temmuz 2023 tarihli duruşmada sunmuş olduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek, suçlamaya konu edilen yazı dizisinde Yanardağ’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut olgu isnadı olduğu gerekçesiyle zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan cezalandırılmasını istedi. 

 

Katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı da mütalaaya katıldıklarını belirterek Yanardağ’ın cezalandırılmasını istedi.  

 

“İddianameyi ve mütalaayı yargının siyasallaşması olarak değerlendiriyorum”

Yanardağ esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraatını talep etti:

 

“Davaya konu olan yazılar, bir gazetecilik araştırmasıdır, inceleme yazısıdır. Bir seri şeklinde yayımlanmıştır ki bu durum zincirleme suç içermez. Bu suçlama, Türkiye’de hiçbir akademik çalışmanın yayımlanamaması demektir. Savcılık, AKP iktidarını dokunulmaz kılmak, eleştirilemez, sorgulanamaz gibi algılarla kutsallaştırılmaya çalışıyor. İddianameyi ve mütalaayı yargının siyasallaşması olarak değerlendiriyorum. Söz konusu yazı içeriğinin analiz ve eleştiri mahiyetinde olduğu açık olmasına rağmen iddia makamının hakkımda cezalandırma yönünde mütalaa vermesi yazı içeriğini ispatlar niteliktedir.”

 

Yanardağ’ın avukatı Bilgütay Hakkı Durna da esasa karşı beyanında davanın, Basın Kanunu’nda öngörülen süre içerisinde açılmadığını belirterek öncelikle düşme kararı verilmesini talep etti.

 

Durna, “Dava konusu yazılar bir bütün olarak incelendiğinde siyasi ve sosyolojik analizler içermekte, bu haliyle akademik bir yazı olarak da değerlendirilebilir. Hakaret suçu açısından soyut değerlendirmeler ötesinde suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılmamıştır” dedi 

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Vedat Şorli kararına atıf yapan Durna, Cumhurbaşkanının siyasi kişi olması sebebiyle siyasi eleştirilere açık olması gerektiği yönündeki yüksek mahkeme kararlarını hatırlatarak Yanardağ’ın beraatını istedi. 

 

Mahkeme, atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Yanardağ’ın beraatına karar verdi.

Yukarı