Enerji Bakanı Albayrak’ın hacklenen e-maillerini haberleştiren altı gazeteci hakkındaki suçlamalar belli oldu

 

Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın hacklenen e-mail hesabından elde edilen e-mailleri haberleştiren üçü tutuklu altı gazeteci hakkında hazırlanan iddianamenin ayrıntıları belli oldu.

Evrensel gazetesinin haberine göre, gazeteciler hacklenen e-mailleri “algı operasyonu” çerçevesinde yayımlamakla ve böylelikle Albayrak üzerinden hem enerji politikalarını hem de hükümeti itibarsızlaştırmaya çalışmakla suçlanıyor. Gazetecilerin sosyal medya paylaşımları da haklarındaki terör suçlamalarına dayanak olarak gösteriliyor. İddianamede Albayrak’ın “DAEŞ terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair algı oluşturulmaya çalışıldığı” da öne sürülüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci tarafından hazırlanan iddianamede, kapatılan DİHA haber müdürü Ömer Çelik, ETHA Yazı İşleri Müdürü Derya Okatan, DİHA muhabiri Metin Yoksu ve Yolculuk gazetesi İmtiyaz Sahibi Eray Sargın’ın “Örgüt propagandası” ve “Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” suçlamalarından ayrı ayrı cezalandırılması istenirken, BirGün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat’a ise “Örgüt üyeliğinden” ceza verilmesi istendi. Savcı, Diken editörü Tunca Öğreten hakkında ise “Örgüt üyesi olmamak ile birlikte örgüt adına suç işlemekten” ceza verilmesini talep etti.

Alman Die Welt gazetesinin Türkiye temsilcisi Deniz Yücel’in dosyası ise ayrıldı.

Altı gazeteci, Redhack’in ele geçirdiği Albayrak’ın e-maillerine ilişkin haberler nedeniyle İstanbul merkezli 25 Aralık 2016 tarihli ev baskınlarında gözaltına alınmıştı. 24 günlük gözaltı süresinin ardından Ömer Çelik, Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat “Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanırken, Derya Okatan, Metin Yoksu ve Eray Sargın serbest bırakılmıştı.

Aynı soruşturmada adı geçen Deniz Yücel ise 14 Şubat’ta ifade vermek için gittiği mahkemece 27 Şubat’ta tutuklanmıştı. Yücel hakkında ayrı bir iddianame hazırlanması bekleniyor.

Mümtazer Türköne’ye hapis cezası

Kapatılan Zaman gazetesi köşe yazarı Mümtazer Türköne 4 Şubat 2016 tarihinde yayımlanan bir köşe yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tehdit ettiği suçlamasıyla yargılandığı davada 4 Temmuz günü 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

“Darbeye iştirak” etmekle suçlandığı bir başka dava kapsamında geçtiğimiz Ağustos ayından beri tutuklu bulunan Türköne duruşmaya SEGBİS sistemiyle tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden katıldı.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada mahkeme heyeti Türköne’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar vererek, yargılama aşamasındaki tutum ve davranışlarını takdiri indirim sebebi sayarak cezanın 4 yıl 2 aya düşürülmesine hükmetti.

Gazeteci Mehmet Çakmakçı gözaltına alındı

Gazeteci Mehmet Çakmakçı (Şiyar Dicle) 4 Temmuz sabahı Diyarbakır’daki evinde gözaltına alındı. Sabaha karşı evine baskın yapan polisler tarafından gözaltına alınan Çakmakçı’nın, TEM Şube Müdürlüğüne götürüldüğü öğrenildi.

Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Çakmakçı, internet üzerinden yayın yapan Medyascope.tv’de çalışıyordu. Çakmakçı, daha önce de KHK ile kapatılan Azadî Tv, Hayatın Sesi TV ve DİHA gibi kurumlarda gazetecilik yapmıştı.

Gazetecilerin hakaret davasında yeni duruşma

Yazar Perihan Mağden, Diken eski editörü Tunca Öğreten ve Yurt gazetesi editörleri Mehmet Çağlar Tekin ve Orhan Şahin’in “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandıkları davanın altıncı duruşması 4 Temmuz günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Kapatılan Nokta dergisinin eski köşe yazarı Mağden, 2015’in Eylül ayında yapılan polis baskınıyla ilgili Diken editörü Tunca Öğreten’e bir demeç vermiş, Diken’de konuyla ilgili 14 Eylül’de çıkan haber ertesi gün Yurt gazetesinde de yayınlanmıştı. Haberdeki ifadelerle ilgili olarak Mağden, Öğreten, Şahin ve Tekin hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi uyarınca dava açılmıştı.

Duruşmaya Perihan Mağden ve vekili Veysel Ok ile Tunca Öğreten’in vekili avukat Sevgi Kalan katıldı. Bir başka davadan tutuklu bulunan Öğreten ise duruşmaya SEGBİS yoluyla tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden katıldı. Duruşmada Mağden beraatini, bu olmazsa hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederken Öğreten, Mağden tarafından kendisine suç teşkil eden bir şey söylendiğini ve kendisinin de bunu yayımladığını kabul etmediğini söyledi. Öğreten, Mağden’in yorumlarını hakaret olarak algılamadığını, algılasaydı böyle bir haber yapmayacağını söyleyerek suç işlemediğini savundu ve bu sebeple hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde bir talebinin de olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti dosyanın karar verilmek üzere incelemeye alınmasına ve bir sonraki duruşmanın 19 Ekim 2017 tarihinde görülmesine karar verdi.

Özgür Gündem davası 26 Ekim’e ertelendi

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılan 13 gazeteci ve yazarın yargılandığı davanın duruşması 4 Temmuz günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Davada, DİSK’e bağlı Basın-İş Sendikası’nın Genel Başkanı gazeteci Faruk Eren, Evrensel gazetesi yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül, Hüseyin Aykol, Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz yargılanıyor.

Duruşmaya sanık gazeteciler gelmezken, avukatlar hazır bulundu. Kürtçe tercüman da duruşmada hazır bulundu. Gazetede yazdığı “Suçlu doğmak” yazısı nedeni ile davası birleştirilen ve başka davadan hükümlü olan Mehmet Şirin Taşdemir, Karabük T Tipi Kapalı Cezaevinden duruşmaya SEGBİS ile katılarak Kürtçe savunma yaptı.

Mahkeme duruşmayı, 26 Ekim 2017 saat 14.30’a erteledi.

Gazeteciler terör davasında tekrar hâkim karşısında

Aralarında gazeteci Murat Aksoy ve eski şarkıcı ve kapatılan Meydan gazetesi köşe yazarı Atilla Taş’ın da bulunduğu çoğunluğu gazeteci 29 kişinin “Terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandıkları davanın üçüncü duruşması 6 Temmuz günü görülecek.

31 Mart tarihinde görülen davanın ilk duruşmasının ardından savcı 13 tutuklu sanığın salıverilmesini talep etmiş yargılamayı yapan İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi ise bu 13 kişiyle birlikte toplam 21 kişinin tahliyesine hükmetmişti. Ancak tahliyeler henüz gerçekleşmeden savcı tarafından tahliyesi talep edilen 13 kişi bu kez yeni açılan bir “darbe” soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, diğer sekiz kişi ise tahliyelerine yapılan itirazın kabul edilmesiyle yeniden tutuklanmışlardı. Mahkeme heyeti ve duruşma savcısı da geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.

“Darbe” suçlamalarıyla haklarında soruşturma açılan 13 gazeteci arasında Abdullah Kılıç, Ali Akkuş, Atilla Taş, Bünyamin Köseli, Cihan Acar, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Hüseyin Aydın, Murat Aksoy, Mustafa Erkan Acar, Oğuz Usluer, Seyit Kılıç, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız bulunuyor.

Tahliyelerine yapılan itirazın kabul edilmesiyle yeniden tutuklanan isimler ise Ahmet Memiş, Bayram Kaya, Cemal Azmi Kalyoncu, Cuma Ulus, Habib Güler, Halil İbrahim Balta, Hanım Büşra Erdal ve Muhammet Said Kuloğlu. İlk duruşmada mahkeme heyeti Davut Aydın, Emre Soncan, Mutlu Çölgeçen, Ufuk Şanlı ve Ünal Tanık’ın ise tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.

Dava kapsamında Bülent Ceyhan ve Said Sefa hakkında yakalama kararı bulunurken Ünal Tanık’ın eşi Muhterem Tanık ise tutuksuz olarak yargılanıyor. “Terör örgütü üyeliği” suçlamasından tahliye edilen ve darbe suçlamasıyla gözaltına alınan Ali Akkuş’un ise daha sonra bu soruşturma kapsamında da tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.

Hukukçu Yaman Akdeniz, Twitter hesabında darbe suçlamasıyla yargılanan ve aralarında Aksoy ile Taş’ın da bulunduğu 13 gazetecinin ilk duruşmasının 16-17 Ağustos tarihinde görüleceğini duyurmuştu.

Toplam 29 kişinin yargılandığı “terör örgütü üyeliği” davasının ikinci duruşmasına sınırlı sayıda gazeteci dışında kimse alınmamıştı.

Sözcü çalışanlarının tutukluluklarına itirazlar reddedildi

Sözcü gazetesinin internet sitesinde 15 Temmuz 2016 günü yayımlanan bir haber nedeniyle 19 Mayıs 2017 tarihinde gözaltına alınan ve bir hafta sonra da tutuklanan gazetenin İzmir muhabiri Gökmen Ulu ile internet Sorumlu Müdürü Mediha Olgun’un tutukluluklarına yapılan itirazların reddedildiği bildirildi.

Sözcü gazetesinin haberine göre, Ulu ve Olgun adına ayrı ayrı yapılan başvuruların reddedilmesine sebep olarak gösterilen gerekçeler arasında “delillerin henüz toplanmamış olması” da var.

Darbe girişiminin yaşandığı gün Sözcü gazetesinin internet sitesinden yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı yeri gösteren haber nedeniyle gözaltına alınan Ulu, “Terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “Cumhurbaşkanına suikast ve filli saldırıya yardım etme” suçlamalarıyla, Olgun ise “Terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

DİHA muhabiri Diyarbakır’da gözaltına alındı

AKP Lice İlçe Başkan Yardımcısı Orhan Mercan’ın uğradığı silah saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından, aralarında kanun hükmünde kararname ile kapatılan DİHA muhabiri Behçet Bayhan’ın da olduğu 12 kişi 1 Temmuz günü gözaltına alındı.

Mercan bir gece önce evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti.

Gözaltına alınan 12 kişi Lice İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Gazeteci Gülseven gözaltına alındı

30 Haziran günü, Haziran Yürütme Kurulu üyesi ve Redaktif Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Hakan Gülseven “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla ifadesi alınmak üzere Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde emniyete götürüldü. Gülseven daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Serbest bırakılmasının ardından konuşan Gülseven, köşe yazıları nedeniyle hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret,” “halkı isyana teşvik” gibi suçlamalarla üç ayrı yakalama kararı çıkarıldığını söyledi. Hakkındaki yakalama kararı ve gözaltının bir vatandaşın kendisi aleyhine yaptığı bir ihbardan kaynaklandığını söyleyen Gülseven, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve hakkında yurtdışına çıkış yasağı bulunduğunu aktardı.

Zehra Doğan’a resim malzemeleri verilmiyor

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci ve ressam Zehra Doğan’a resim malzemeleri verilmediği belirtildi.

Gazete Şûjin’in haberine göre ailesi aracılığıyla yaşananları aktaran Doğan, resim malzemesi için cezaevi yönetimiyle görüştüğünü, cezaevi yönetiminin ise resim malzemeleri için savcılıktan özel izin alması gerektiğini belirttiğini söyledi. Bunun üzerine savcılığa verilmek üzere dilekçe hazırladığını aktaran Doğan, cezaevi müdürünün, içeride resim, takı, bileklik yapmanın yasak olduğunu, savcı izni olsa bile biz buna izin verilmediğini söyleyerek dilekçesini kabul etmediğini anlattı.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 23 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alınıp, gizli tanık beyanlarına dayanarak “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla tutuklanan kapatılan JİNHA muhabiri ve editörü Zehra Doğan, 9 Aralık 2016’da Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti. Ancak 2 Mart 2017 tarihinde görülen duruşmada Doğan’a “Örgüt propagandası” suçundan 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası verilmişti.

Cezanın istinaf mahkemesi tarafından onanması üzerine Doğan 12 Haziran’da Diyarbakır’dan Mardin’e gittiği sırada gözaltına alınıp tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti.

 

Türkiye’de tutuklu ya da hükümlü olarak hapiste bulunan tüm gazetecilerin listesine buradan erişebilirsiniz. 

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.