Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Osman Kavala'nın "darbe" davasında tutukluluğa devam kararı

Osman Kavala'nın 

3 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi, dava Şubat ayına ertelendi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL 

 

Gezi Parkı davasından beraat etmesinin hemen ardından “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “casusluk” suçlamalarıyla tekrar tutuklanan iş insanı Osman Kavala’nın yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.  

 

Üç yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Osman Kavala duruşmaya SEGBİS ile katıldı. P24’ün takip ettiği duruşmayı CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, çok sayıda konsolosluk görevlisi ve sivil toplum örgütü temsilcileri de izledi.

 

“İddianame olgusal gerçeklerden kopuk”

 

İddianamenin özetlenmesinin ardından Kavala’nın savunmasına geçildi. İddianamedeki suçlamaların hiçbir olgusal temele, delile ve somut bir eylemin incelenmesine dayandırılmadığını söyleyen Kavala, “Benim Gezi olaylarını önceden bildiğime, eylem talimatı verdiğime, şiddet olayına destek verdiğime dair hiçbir delil ve bulgu bulunmadığı halde bu suçlamalar yapılmıştır. İddianamedeki suçlamalar olgusal gerçeklerden kopuktur ve çelişki halindedir. Hayatım boyunca askeri darbelere karşı çıktım. Hayat deneyimim, dünya görüşüm ve etik değerlerim darbeleri desteklememe izin vermez” dedi. 

 

“Barkey ile temasta olduğuma dair hiçbir bulgu yok”

 

Kavala, Henri Barkey ile “yoğun temasta olduğuna” dair hiçbir bulgu olmadığının da altını çizdi: “Henri Barkey’e herhangi bir bilgi, belge ilettiğim gösterilemediği gibi, yoğun temasta olduğuma dair de hiçbir bulgu yoktur. Henri Barkey ile hükümet temsilcilerinin de katıldığı bir konferansta tanıştım ve en son Ekim 2012 tarihinde İstanbul Forum konferansında karşılaştım. Birlikte bir çalışmamız, süreklilik arz eden irtibatımız da olmadı, Henri Barkey benim Yönetim Kurulu Başkanı olduğum Anadolu Kültür’ün herhangi bir etkinliğiyle ilgilenmiş, benden herhangi bir konuda bilgi talebinde bulunmuş da değildir. Henri Barkey ile 18 Temmuz 2016 tarihinde bir lokantada tesadüfen karşılaşmak dışında hiçbir görüşmem hatta telefon konuşmam da olmadı. Baz istasyonlarının çakışmasının görüşme yaptığımızın kanıtı olarak sunulması da mantıksızdır.”

 

“Sıradan bir hak ihlali değil, manevi işkence”

 

Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve yerel mahkemenin beraat ve tahliye kararlarına rağmen tutuklu olmasını “manevi işkence” olarak nitelendirdi: “Gerçeklikten bu kadar kopuk, bu kadar tuhaf suçlamalar gerekçe gösterilerek AİHM’in ihlal kararı, yerel mahkemenin beraat kararı, iki defa da tahliye kararına rağmen yıllarca tutuklu kalmam, sıradan bir hak ihlali değildir, benim için bir tür manevi işkence haline gelmiştir. Umarım yurttaşlarımızın özgürlüklerinden mahrum kalmasına yol açan, temelsiz, delilsiz, mantıksız suçlamaların en aşırılarını içeren bu iddianame, türünün son örneği olur.”

 

Kavala’nın savunmasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz

 

Tanıklar dinlendi

 

Kavala’nın savunmasının ardından davanın diğer sanığı Henri Barkey’in 15 Temmuz 2016’da İstanbul Büyükada’daki Splendid Hotel’de katıldığı toplantıyla ilgili tanıklar dinlendi. Toplantıya katılan ve toplantının yapıldığı otelde çalışanların aralarında bulunduğu 6 tanık, Kavala’nın toplantıya katılmadığını, otelde bulunmadığını beyan ettiler. Tanık olarak dinlenen iş insanı Cem Fadıl Bozkurt, İshak Alaton ile aralarında geçen bir konuşmayı şöyle anlattı: “Kavala’nın 15 Temmuz darbe girişiminde bir dahli var mı bilmiyorum. İshak Alaton’un doktoru beni aradı dil kökünde tümör bulduklarını, yurtdışında ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi ve onu ikna etmemi istedi. Ben de aradım darbe gecesi nerdeydin diye sordu. Ben de haberim bile olmadı dedim. Siz ne yaptınız dedim. Ben buradaydım ama kızım Leyla Alaton’u ABD’ye gönderdim. Kendisinin neden gitmediğini sorduğumda ‘Bu saatten sonra beni almazlar’ gibi bir şeyler söyledi. Siz hala bu FETÖ tayfası ile görüşüyor musunuz diye sordum. Geçen hafta Henri Barkey ile görüştüğünü ondan duyduğunu önlem olsun diye Leyla Alaton’u gönderdiğini söyledi. İshak Alaton bu konuşmadan iki ay sonra da öldü zaten” ifadelerini kullandı. 

 

“İddianame Gezi dosyasının rövanşı”

 

Tanıkların beyanlarını tamamlamasından sonra Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre söz aldı. Tanık beyanlarında Kavala’ya yöneltilen suçlamalarla ilgili bir beyan verilmediğini söyleyen Aytöre, “Hukuk kuralının uygulanmaması ya da yanlış uygulanması hukuka aykırıdır. Bu iddianame hukuka aykırıdır. Siyasi bir manzume olarak kaleme alınmıştır. Sanık hakkında beraat verilen başka dosyalara ve delillere dayanarak hazırlanmıştır. Apar topar yazılmış hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu iddianame Gezi dosyasında verilen beraat kararının rövanşı niteliğindedir. Üç buçuk yıldır Osman Kavala’ya bir suç aranıyor. Çünkü Kavala tutuku kalmak zorunda. Bizim bu iddianameden çıkardığımız budur. Kavala dosyasındakiler terfi ediyor. Bu iddianame ile ilgili suç duyurusunda bulunacağımı peşinen söylemek istiyorum” dedi. Aytöre mahkeme heyetine seslenerek “İşiniz zor ancak bağımsız yargı için bu zorluğa katlanmalısınız” dedi.

 

“Kavala’ya uygulanan işkencedir”

 

Avukat Köksal Bayraktar da Kavala’ya yöneltilen suçlamaların somut delil ve olgulara dayanmadığını belirtti. Bayraktar, “Kavala hakkında 38 aydır devam eden bu ihlal devam etmemelidir” diyerek hukuksuzluğa son verilmesini istedi.

 

Avukat Deha Boduroğlu ise savunmasında, “Kavala’ya uygulanan bir yargı tacizidir. Hatta yargı tacizini de aşmıştır. Bir işkence söz konusudur. Bu iddianamede gerçeğe aykırı ifadelerle suç yaratılmaya çalışılmıştır” diyerek tahliye talebinde bulundu. 

 

Tahliye talebiyle ilgili mütalaasını sunan savcı, Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verilmesini, Henri Barkey hakkındaki yakalama kararının devam etmesini, Leyla Alaton'un bir sonraki duruşmada tanık olarak dinlenmesini istedi. 

 

Mahkeme, Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 5 Şubat 2021 tarihine erteledi. 

Yukarı