Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


7 Şubat 2025 günü “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklanan Değer, 22 Mayıs’ta görülen ilk duruşmanın sonunda serbest bırakılmıştı
FERİD DEMİREL
7 Şubat 2025 günü “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklanan ve 22 Mayıs’ta görülen ilk duruşmada tahliye edilen JinNews Haber Müdürü Öznur Değer, adli kontrol kararlarının gazetecileri mesleklerinden uzaklaştırmaya yönelik bir uygulama olduğunu belirtti.
Expression Interrupted’a konuşan Değer, şunları söyledi: “Bu bilinçli bir şekilde yürütülen bir politika. Gazetecileri bezdirmenin, yıpratmanın, yormanın ve iş yapamaz hale getirmenin bir boyutu da bu adli kontrol tedbirler. Kaldığımız yer belli, yaşadığımız yer belli, ikamet adreslerimiz belli, kamuoyunun gözünün önünde olan insanlarız. Her ifadeye çağrıldığımızda kendi ayaklarımızla gidip ifade veriyoruz. Yıllardır aslında bir yanıyla meslektaşlarımız ev hapsiyle tehdit altında tutuluyor ve mesleği icra etmelerinin önü bir şekilde alınıyor. Aslında çok farklı şeylere maruz kalıyoruz, bunun psikolojik boyutu da var. Uzun süre ev hapsinde kalan bir gazeteci hem kişisel gelişimini sağlamakta zorlanabiliyor hem de sahaya çıkmadığı için mesleki gelişimi, özellikle yapmak istediği birçok haber takibi ve gelişmeleri takip etme noktasında eksiklik yaşayabiliyor. Bu anlamda, özellikle gerek imza, gerek yurt dışı çıkış yasağı, gerekse de ev hapsi şeklinde uygulanan adli kontroller bizi ciddi anlamda iş yapamaz duruma getiriyor. Elbette ki pes etmeyeceğiz, yargının bu kararlarına karşı da direnmeye, mücadele etmeye ve basın faaliyetini her yerde yürütmeye devam edeceğiz.”
“Böylesi bir baskını ilk defa gördüm”
Değer, takipsizlikle sonuçlanan bu dosyanın tekrar açılıp hakkında tutuklanma kararı verilmesini bir “intikam operasyonu” olarak yorumladı. Sosyal medyada anonim hesaplar tarafından tehdit edilen, hedef gösterilen ve ardından da tutuklanan Değer, bütün bunların, 22 Aralık tarihinde polise verdiği tepkiyle bağlantılı olduğunu söyledi:
“Daha önce de birçok haberim dolayısıyla hedef alındım, tehditlere maruz kaldım. Yine yaptığım haberler dolayısıyla tutuklandım, evim basıldı ama böylesi bir baskını ilk defa gördüm, ilk defa yaşadım diyebilirim. O yüzden intikam tabirini kullandım. Evimin basılış şekli, aileme yaklaşım, bana yaklaşım, bana yönelik muamele, o işkence silsilesinin tamamı, gün boyu yaşatılanlar, bunlar bir bütün olarak ciddi bir intikam operasyonuna maruz kaldım ve tutuklattırıldım düşüncesine götürdü beni.”
“Kadın gazeteciler sahada daha farklı şeylere maruz kalabiliyor”
İstanbul’da bir dönem kadın gazetecileri taciz ettiği için gündeme gelen polis amiri Hanifi Zengin ve Ankara’da kadın eylemlerinde aynı yöntemlerle anılan bir güvenlik şube amirinin yaptığı tacizleri hatırlatan Değer, cezasızlık politikasına dikkat çekti: “İşin faili bir üniformalı olduğunda, maalesef yıllardır söylediğimiz cezasızlık politikasıyla karşılaşıyoruz ve asıl cezalandırılması gereken üniformalı erkek fail iken, failin işlediği suçun ya yaptığı ahlaksızlığın kadına yüklenilmesi durumuyla karşı karşıya kalabiliyoruz. Maruz kaldığı tacize ses çıkaran kadın, yargı tacizi ve tehdidi altında bırakılıyor. Bir anlamıyla aslında iradesi kırılmak isteniyor. Onun üzerinden direnen bütün kadınlara ve diğer toplumsal reflekslere mesaj verilmek isteniyor.”
“Haber takibinde kadın gazeteciler sahada erkek gazetecilerden çok daha farklı şeylere maruz kalabiliyor. Yani bir yandan belki meslektaşlarımız tarafından da birçok şeye maruz bırakılırken öte yandan hem haber kaynaklarıyla hem de failler tarafından yani şiddet faili, istismar faili, tecavüz faili yani erkek fail tarafından da birçok şeye maruz kalabiliyor.”
Ancak gazeteci Değer, tutuklanmasının sadece bu olayla bağlantılı olmadığını düşünüyor. Ona göre bu tutuklama, Suriye’de öldürülen gazeteciler Cihan Bilgin ve Nazım Daştan’ı sahiplenmeye yönelik gazetecilerin gösterdikleri tepkilere karşılık bir cevap olarak değerlendiriyor.
Bilgin ve Daştan’ın öldürülmesini protesto eden 31’i gazeteci 114 kişi gözaltına alınmıştı. Yedisi gazeteci dokuz kişi ise tutuklanmıştı. Bilgin ve Daştan hakkında paylaşım yapan gazeteci Seyhan Avşar ve haber yapan T24 haber sitesi ile açıklama yayımlayan İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu 10 avukat hakkında da soruşturma açılmıştı.
Gözaltı ve tutuklamalar için “Aslında katledilmelerinin ardından oluşan kamuoyu refleksinden duyulan rahatsızlığın göstergesiydi” diyen Değer, “bu anlamda Cihan ve Nazım'ın adını anan herkesin, Cihan ve Nazım'ın katliamını protesto eden, bunların hesabının sorulması gerektiğini ifade eden herkesin farklı şekillerde cezalandırılması, farklı yargı tacizi ve tehdidi altında tutulması, aslında bu intikam operasyonunun en üst noktasını oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
21 Ekim 2025 tarihinde yeniden hâkim karşısına çıkacak olan Değer’e, cezaevi kapısında yeni bir iddianame tebliğ edildi. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, 22 Aralık 2024 günü Öznur Değer hakkında "kamu görevlisine hakaret" (TCK 125/3) suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı. Midyat Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Değer’e yöneltilen cinsiyetçi hakaretlere yer verilmedi. Değer’in bu hakaretlere karşı verdiği tepki, “kamu görevlisine hakaret” olarak değerlendirildi. Bu dava ise, 24 Ekim 2025 günü Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek.
Değer’in cinsiyetçi söylemde bulunan polis ve sosyal medyada kendisine yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunanlara yönelik 23 Aralık 2024’te yaptığı suç duyurusu için ise, kısa sürede "kovuşturmaya yer yok" kararı verildi.
19 Aralık 2024 tarihinde Suriye’de SİHA saldırısında öldürülen gazeteciler Cihan Bilgin ve Nazım Daştan için 22 Aralık’ta Mardin’in Midyat ilçesinde düzenlenen taziye etkinliğini izlediği sırada, bir polisin cinsiyetçi söylemine maruz kalan ve polise gösterdiği tepkiyle gündeme gelen JinNews Haber Müdürü Öznur Değer, 7 Şubat’ta evine yapılan bir baskınla tutuklanmıştı. Mardin Cezaevine gönderilen gazeteci Değer, daha sonra Erzincan Kadın Kapalı Cezaevine sevk edilmişti. Değer, 22 Mayıs 2025 günü görülen ilk duruşmanın sonunda yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
