Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Savcı, gazeteci Elif Akgül’ün "örgüt üyeliği" suçundan cezalandırılmasını istedi

Savcı, gazeteci Elif Akgül’ün

Esasa hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların hazırlanması için davayı 20 Ocak’a erteleyen mahkeme, Akgül hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verdi

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

Gazeteci Elif Akgül hakkında, “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 4 Aralık 2025 günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Akgül ve avukatı hazır bulundu.

Esas hakkındaki mütalaasında, HDK İstanbul binasında el konulan dijital materyallerde Akgül’ün isminin bulunmasını ve HDK toplantılarına katılmasını delil olarak değerlendiren savcı, gazetecinin üzerine atılı “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcının delil olarak nitelediği bu listelerde Akgül’ün ismi, muhabir ve feminist olarak geçiyordu.

Esas hakkındaki mütalaanın duruşmaya saatler kala UYAP’a yüklendiğini belirten avukat Batıkan Erkoç, “Dosya mütalaasını hazırlaması için savcılığa 30 Eylül’de tebliğ edildi. Ancak mütalaa 19 saat önce UYAP’a yüklendi. Dolayısıyla savunma hazırlamamız mümkün olmadı. Savunma için süre istiyoruz. Mütalaa vakitlice gelseydi bugün müvekkilin adli kontrolü kaldırılacaktı. Adli kontrolün devamı hak ihlaline yol açacaktır. Adli kontrolün kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Süre talebini kabul eden mahkeme, Akgül hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verdi. Dava 20 Ocak 2026 tarihine ertelendi.

Davanın geçmişi

Elif Akgül, HDK soruşturması kapsamında yapılan eşzamanlı ev baskınıyla 18 Şubat 2025 günü gözaltına alınıp 21 Şubat’ta tutuklanmıştı.

Emniyet ifadesinde Akgül’e, 2012 yılından telefon dinlemeleri ve açık kaynak araştırmaları soruldu. Akgül’e suçlama olarak yöneltilen telefon görüşmelerinden biri 2013’te 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda polisin DİSK binasına müdahalesiyle ilgiliydi. Akgül, konuşmada yaşananlarla ilgili bilgisayar başındaki mesai arkadaşını bilgilendiriyordu. 3 Haziran 2013 tarihli bir görüşmedeyse Akgül, yine Bianet’ten mesai arkadaşıyla konuşuyordu.

Akgül hakkındaki iddianame 24 Nisan’da tamamlandı ve İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamenin diğer şüphelisi Mehmet Saltoğlu ile Akgül’ün arasındaki bağın ortaya konulmadığı gerekçesiyle iddianameyi iade etti. Bunun üzerine savcılık, bir üst mahkeme olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak iade kararına itiraz etti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin savcılığın itirazını yerinde bulması sonucu iddianame kabul edildi.

1 aydan fazla süren iade ve itiraz sürecinin sonunda iddianameyi kabul eden İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi 2 Haziran günü, Akgül’ün tutuklulukta geçirdiği süreyi ve delillerin büyük çoğunluğunun toplanmış olduğunu dikkate alarak gazetecinin tahliyesine kararı verdi.

Yukarı