Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Savcı, gazeteci Tuğçe Yılmaz’ın cezalandırılmasını talep etti

Savcı, gazeteci Tuğçe Yılmaz’ın cezalandırılmasını talep etti

Yılmaz, “Türkiyeli Ermeni gençler anlatıyor: 109 yıldır süren yas” başlıklı haberi nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” suçlamasıyla yargılanıyor

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

Gazeteci Tuğçe Yılmaz hakkında, bianet.org’da yayımlanan “Türkiyeli Ermeni gençler anlatıyor: 109 yıldır süren yas” başlıklı haberi gerekçe gösterilerek, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” (TCK 301/1) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 21 Nisan 2026 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Yılmaz ve avukatı Deniz Yazgan hazır bulundu.

Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Yılmaz’ın üzerine atılı “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” suçundan cezalandırılmasını istedi.

Yılmaz ve avukatı Deniz Yazgan esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep etti. Talebi kabul eden mahkeme davayı 20 Ekim 2026 tarihine erteledi.

Dava hakkında

“Türkiyeli Ermeni gençler anlatıyor: 109 yıldır süren yas” başlığıyla 24 Nisan 2024 tarihinde bianet.org sitesinde yayımlanan yazısı üzerine, kimlik bilgileri gizli bir kişi Yılmaz hakkında CİMER’e ihbarda bulundu. İhbarcı başvurusunda, “bianet isimli internet sitesinde 1915 olayları için (soykırım) tabiri kullanılarak halk kin ve düşmanlığa teşvik ediliyor ayrıca aynı haber sitesinde terör seviciliği ve terör propagandası yapılıyor" ifadelerini kullandı. İhbar hakkında araştırma yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 13 Mart 2025 tarihli fezleke İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi ve Yılmaz hakkındaki soruşturma işlemleri başlamış oldu.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16 Nisan 2025 tarihinde soruşturma izni vermesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Yılmaz hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Savcılık, Yılmaz’ın “temin edilememesi” nedeniyle savunmasının alınamadığını öne sürerek İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden gazeteci hakkında yakalama talep etti. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği 26 Mayıs 2025 tarihli kararı ile Yılmaz hakkında ifadesinin alınmasına yönelik yakalama kararı verdi.

Yılmaz hakkında hazırlanan iddianame 2 Haziran 2025’te tamamlandı. İfadesi alınmadan düzenlenen iddianamede, suçlamaya konu yazıdaki ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı, devletin şeref ve saygınlığını zedelediği ve bu nedenle ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği öne sürüldü. Yazının hakaret ve aşağılama içerdiği, toplumsal katkı sunmadığı ve devleti alenen aşağılama amacı taşıdığı savunuldu.

Savcılık, bu değerlendirmeler doğrultusunda Yılmaz hakkında kamu davası açılmasını gerektirir “yeterli şüphe” oluştuğu kanaatine vardı. İçeriğin Basın Kanunu kapsamında süreli yayın niteliğinde olduğu belirtilirken, Yargıtay kararlarına atıf yapılarak savunması alınamayan şüpheliler hakkında da kamu davası açılabileceği ifade edildi.

Yılmaz, 3 Haziran 2025’te Kadıköy İskelesi’nde Genel Bilgi Taraması (GBT) sırasında gözaltına alındı. 4 Haziran günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine sevk edilen Yılmaz, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Davanın ilk duruşması 2 Aralık 2025 günü görüldü. Yılmaz, savunmasında yalnızca bir kişinin CİMER’e yaptığı şikâyetle yargılandığını belirtti ve “Bu kişinin mental sağlığını bilmiyoruz, ırkçı olduğunu da düşünüyorum. Ancak sadece bu kişinin ihbarı nedeniyle yolda yürürken gözaltına alındım” dedi.

 

Yukarı