Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Mahkeme, Aranca’nın soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle 10 hapsine hükmetti, hükmün açıklanması geri bırakıldı
CANAN COŞKUN, İSTANBUL
T24 muhabiri Asuman Aranca’ya “Sinan Ateş cinayeti dosyasındaki bilirkişi raporuna T24 ulaştı: Ateş'in adresini Ülkü Ocakları Başkanı istemiş!” başlıklı haberi gerekçe gösterilerek “soruşturmanın gizliliğini ihlal” (TCK 285) suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 21 Ekim 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. Aranca ve avukatı Mustafa Gökhan Tekşen ise Ankara’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Mahkeme bir önceki celse Aranca’ya esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlaması için süre vermişti. Hâkim, savcıya mütalaasında bir değişiklik yapıp yapmayacağını sordu. Savcı mütalaasını tekrar ederek Aranca’nın atılı suçtan cezalandırılmasını istedi.
“Raporun tamamını yayınlamam mümkün değil”
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını Aranca, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasını reddetti. Dava konusu haberde ismi geçen herkesin mahkûm edildiğini belirten Aranca, kimsenin masumiyet karinesini ihlal etmediğini söyledi. Aranca savunmasında şu ifadelere yer verdi:
“Savcılık, bilirkişi raporunun hepsini yayınlandığımı söylüyor ama raporun tamamı 900 sayfa. Hepsini yayınlamak mümkün değil yani. Haberimin kamu yararı taşımadığı iddia ediliyor. Behzat Ç dizisinde bile işlenmiş bir konu, Sinan Ateş cinayetinin faillerinden biri geçen gün sokak ortasında öldürüldü. Bir dosyada başka nasıl kamu yararı olabilir?
“Bu haber üç ayrı ödüle layık görüldü. Hem gazetecilik mesleği yönünden hem de kamu yararı yönünden yeterlilik taşıyor yani. Ayrıca rapor, haberleştirilmeden önce taraflara verilmişti, yani gizliliği ihlal etmiş olmam mümkün değil. Benim açımdan bu suçun işlenmiş olması mümkün değil. Beraatımı talep ediyorum.”
Aranca’nın avukatı Mustafa Gökhan Tekşen de esasa karşı savunmasında, haberin yapılış biçimine yargı makamları tarafından müdahale edildiğini söyledi. Avukat Tekşen, “Hali hazırda yankıları süren bir konu bu. Bu cinayette yargılanan kişiler sokak ortasında infaz edildi. Bu konuda kamu yararı olup olmadığını mahkemenize bırakıyorum” dedi. Olayla ilgili hiçbir tarafın haberden şikayetçi olmadığını söyleyen Tekşen, suçun hiçbir unsurunun gerçekleşmediğini söyleyerek müvekkilinin beraatını talep etti.
Son sözü sorulan Aranca, beraatını talep etti.
Mahkeme, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan Aranca’ya 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Dava hakkında
T24 muhabiri Asuman Aranca hakkında, Ülkü Ocakları eski Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporuyla ilgili yaptığı 29 Aralık 2023 tarihli haberi gerekçe gösterilerek, iddianame düzenlendi. İstanbul Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Aranca’nın “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla cezalandırılması istendi.
İddianamede, “konunun haber değeri taşıdığı değerlendirilebilir ise de haberin yapılış tarzı ve gerek bulunmamasına rağmen rapor içeriği ve görsellerinin tamamının yayınlanmasının haber verme sınırını aştığı” öne sürüldü.
Aranca’nın yargılandığı davanın ilk duruşması 15 Ekim 2024 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşma savcısı, ilk duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, iddianamedeki şu değerlendirme tekrar edildi:
“Haberin yapılış tarzı ile kamu yararı bulunmamasına rağmen bilirkişi raporunun içeriğinin açıklanması görsellerin tamamın yayımlanması nedeniyle basın özgürlüğü ve haber verme sınırlarının aşıldığının açıkça anlaşıldığı…”
Savcı, Aranca’nın iddianamedeki gibi “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Sinan Ateş, 30 Aralık 2022 tarihinde Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Çukurambar mahallesinde uğradığı silahlı saldırı sonrası hayatını kaybetmişti.
