Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Temel Demirer, Suruç anmasındaki sözleri nedeniyle hâkim karşısına çıktı

Temel Demirer, Suruç anmasındaki sözleri nedeniyle hâkim karşısına çıktı

Demirer hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağını kaldıran mahkeme, davayı Temmuz ayına erteledi

Yazar ve aktivist Temel Demirer, 2017 yılında Kadıköy’de gerçekleştirilen Suruç katliamı anmasında yaptığı konuşma nedeniyle “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı.

İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 21 Mart günü görülen duruşmada Demirer ve avukatları hazır bulundu.

Davayı P24’ün yanı sıra aralarında akademisyenler ve hak savunucularının da bulunduğu çok sayıda izleyici takip etti.

Duruşmanın kimlik tespiti ile başlamasının ardından savunması için söz alan Demirer, mahkemeye yazılı olarak sunduğu savunmasına ekleyeceği bir husus bulunmadığını, ancak hakkında açılan dava ile ilgili usûl ve esasa ilişkin itirazlarını mahkeme önünde özetle dile getirmek istediğini ifade etti.

Sözlerine nüfus kaydının kendisi aleyhine delil olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek başlayan Demirer, “Ben bir yazarım. Katıldığım toplantı kamuya açık bir alanda yapıldı. Ben bu toplantıda fikirlerimi ifade ettim” diye konuştu.

Hakkında açılan dava kapsamında mahkeme huzuruna çıkmasının 20 ay sürdüğünü ifade eden Demirer, bunun adîl yargılanma hakkının ihlâli olduğunu sözlerine ekledi.

Anayasanın düşünce ve ifade özgürlüğünü güvence altına alan maddelerine atıfta bulunan Demirer, bu hakkını kullandığı için hakkında dava açılmasının Anayasanın ihlâli olduğunu söyledi.

Mahkemenizden Yargı Etiği Taslağına uymasını talep ediyorum diyen Demirer, “İfade özgürlüğü bu ülkede başkaları için ne kadar geniş yorumlanıyorsa, benim için de o kadar geniş yorumlanmasını istiyorum” diye konuştu.

Hakkındaki suçlamayı reddeden Demirer, beraatini talep ederek savunmasını noktaladı.

Temel Demirer hakkındaki iddianameye bu bağlantıdan erişilebilir.

Sonrasında Demirer’in avukatlarından Zeynep Ceren Boztoprak Topuz söz alarak Demirer’in suçlamaya konu olan konuşmasında andığı ve iddianamede suçlama konusu edilen Suphi Nejat Ağırnaslı hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmadığını, bu nedenle “suçu ve suçluyu övmek” suçunun unsurlarının oluşmadığını ifade etti.

“Müvekkilimin suçlama konusu konuşması seküler dünya görüşü temelindedir, suçu ve suçluyu övmekle ilgili değildir” diyen avukat Topuz, Demirer’in 20 ay boyunca hâkim karşısına çıkamaması ve bu süre boyunca uygulanan yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle Fransa’daki oturma iznini kaybettiğinin altını çizerek, Demirer’e uygulanan adlî kontrolün kaldırılmasını talep etti.

Sonrasında söz alan avukat Deniz Demirdöğen de Demirer’in konuşmasında andığı Suphi Nejat Ağırnaslı’nın 2014 yılında IŞİD terör örgütü tarafından seküler düzen için mücadele ederken katledildiğini, Demirer’in konuşmasının da seküler dünya görüşü temelinde olduğunu belirterek Demirer’in beraatinin talep etti.

Avukat beyanlarının tamamlanmasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Suphi Nejat Ağırnaslı ile Semih Özakça ve Nuriye Gülmen hakkında kesinleşmiş hüküm bulunup bulunmadığının araştırılması, ayrıca Demirer’in suçlama konusu konuşmayı yaptığı anma etkinliğine ilişkin emniyetten bilgi alınmasına karar vererek davayı erteledi.

Demirer’in savunmasının alınmış olması nedeniyle hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 9 Temmuz 2019 tarihinde görülmesine karar verdi.

Demirer, 20 Temmuz 2017 günü düzenlenen anma toplantısında yaptığı konuşmadaki ifadeleri nedeniyle 25 Temmuz 2017 tarihinde gözaltına alınmış, karakoldaki ifadesinin ardından sevk edildiği İstanbul Adliyesi’nde 9. Sulh Ceza Hakimliği’nce adlî kontrol uygulamasıyla serbest bırakılmıştı.
Yukarı