Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


“Etki ajanlığı” kanun teklifi geri çekildi; Devlet Bahçeli gazeteciyi azarladı; Furkan Karabay’ın tutukluluğuna itiraz; Gözde Bedeloğlu’na "hakaret" suçlamasından adli para cezası
“Etki ajanlığı” kanun teklifi geri çekildi
Kamuoyunda "etki ajanlığı" olarak bilinen casusluk maddesine ilişkin kanun teklifi 13 Kasım günü geri çekildi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı: “Haftalardır sürdürdüğümüz gerek halkımızın büyük desteğini alarak kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarımız ile gerek meclisteki çalışmalarımız ve eleştirilerimiz sonucunda an itibari ile geri çekildi.”
İktidar temsilcileriyse teklifi şimdilik geri çektiklerini ve teklifin üzerinde çalıştıktan sonra yeniden gündeme alacaklarını ifade etti.
18 Ekim günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunulan ve 24 Ekim’de TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçen "Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" teklifi, 23 maddelik bir “torba kanun” niteliğinde ve 12 farklı kanunda değişiklik veya düzenleme yapılmasını içeriyor. Teklifin 16. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yedinci bölümünde yer alan “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” kısmına, “madde eklemek suretiyle yeni bir suç” dahil ediliyor. Yapılacak düzenlemeyle "Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda suç işleyenlerin üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağının" altı çiziliyor. Suçun oluşması için, "failin, yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda hareket etmesi gerekmektedir" deniliyor.
Söz konusu “yabancı organizasyon” şu şekilde tanımlanıyor: "Türk hukukuna göre kurulmamış veya oluşturulmamış organizasyon olarak değerlendirilmektedir. Yabancı organizasyon, yabancı bir devlet tâbiiyetinde olabileceği gibi hiçbir devletin tâbiiyetinde de bulunmayabilir."
Suçun savaş sırasında işlenmesi halinde cezanın sekiz yıldan 12 yıla çıkacağı, milli güvenlik kurumlarında çalışan bir personelin işlemesi durumunda cezanın bir kat artırılacağı yazılı.
“Erdoğan” sorusuna kızan MHP lideri Devlet Bahçeli gazeteciyi azarladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Kasım günü grup toplantısının ardından Meclis kulisindeyken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazeteci Hilal Köylü, "Çözüm süreci konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'la aranızda bir görüş ayrılığı var mı, yok mu?" sorusunu yöneltti.
Bahçeli ise soruya sert tepki göstererek, "Bir defa basın mensubu kardeşlerim, Türkiye’yi tahrik edici yanlış bilgilerle ayrımcılığı körükleyici davranışlardan vazgeçin. Geçemiyorsan mesleğini bırak" dedi.
Furkan Karabay’ın tutukluluğuna itiraz
9 Kasım’da “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” (TMK 6/1) iddiasıyla tutuklanan gazeteci Furkan Karabay'ın avukatları Enes Hikmet Ermaner ile Harun Karabay, tutukluluğa karşı 12 Kasım'da nöbetçi asliye ceza mahkemesine gönderilmek üzere, kararı veren İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğine itiraz dilekçesi sundu.
Dilekçede, tutuklama kararında suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, delillerin henüz tam toplanmamış olması, atılı suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacak olması nedenleriyle tutuklama kararı verildiği, ancak bu gerekçelerden hiçbirinin somut olayla örtüşmediği belirtildi.
Karabay, yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’le ilgili soruşturma sürecine dair haber ve paylaşımları nedeniyle 8 Kasım’da evinden gözaltına alınmış, ertesi gün de tutuklanmıştı.
Murat Şevki Çoban’ın yeniden yargılandığı dava ertelendi
Kapatılan Taraf gazetesinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban ve bir diğer sanığın “basın yoluyla kişilik haklarına saldırı” iddiasıyla yeniden yargılandığı tazminat davasının ikinci duruşması 13 Kasım 2024 günü Tatvan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya katılan olmadı.
Dosyanın hâkim değişikliği nedeniyle incelenmesine hükmeden mahkeme, davayı 29 Kasım 2024 gününe erteledi.
Savunmanlığını P24'ün yaptığı Çoban hakkında kapatılan Taraf gazetesinde 6 Haziran 2012 günü yayımlanan “Ot yolmayınca dinsiz oldu” başlıklı haber gerekçe gösterilerek “kişilik haklarına saldırı” suçlamasıyla tazminat davası açılmıştı. Çoban'ın haberin yazarı Sümeyra Tansel'lel birlikte yargılandığı davanın ilk duruşması 9 Temmuz 2013 günü Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüş, dava 2014 yılında sonuçlanmış ve Çoban 10,000 TL tazminat ödemeye mahkum edilmişti. Bu ceza Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 8 Mart 2016 tarihli kararıyla bozulmuş ve dosya mahkemeye geri gönderilmişti. 27 Haziran 2016’da yeniden görülmeye başlanan davanın 13 Eylül 2017 günü Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen karar duruşmasının sonunda, Çoban ve Tansel tekrar para cezasına çarptırılmıştı. Karara itiraz edilmesi üzerine dosyayı yeniden inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 18 Eylül 2023 tarihli kararında Çoban'ın haberin yayımlandığı tarihte Taraf gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olmadığı halde dava dillekçesinde sorumlu yazı işleri müdürü olarak gösterildiğini, yerel mahkemenin Çoban hakkındaki direnme kararının bu nedenle bozulması gerektiğini belirtmişti. Yargıtay, Tansel hakkında ise söz konusu haberle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğuna yönelik yerel mahkemenin direnme kararını yerinde bulmuş ancak verilen tazminatın fazla olduğuna hükmederek daha az miktarda tazminata hükmedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermişti.
Gazeteci İdris Yılmaz hâkim karşısına çıktı
Gazeteci İdris Yılmaz hakkında, “halkı kanunlara uymamaya tahrik” (TCK 217/1), “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216/1) ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” (TCK 217/A) suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması 14 Kasım 2024 günü Erciş 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmaya İdris Yılmaz ve avukatı Muhammed Ünsal İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi salonundan SEGBİS ile katıldı.
Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan İdris Yılmaz, davaya konu paylaşımla ilgili daha önce de Van Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında soruşturma açıldığını ve kovuşturmaya yer yok kararı verildiğini hatırlattı.
Yılmaz, “Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyuma karşı yapılan eylemlerde yoldan geçmekte olan sivil bir vatandaş polisin orantısız şiddetine maruz kalmış ve İnsan Hakları Derneği’ne de başvurarak şiddet uygulayan polisler hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ben de vatandaşla birebir görüşüp olayı öğrenmeme rağmen yapmış olduğum paylaşımı iddia olarak duyurdum. Çünkü olaya birebir tanık olmamıştım. Yaptığım paylaşımda atılı suçlamaların unsurları yoktur” diyerek beraatını talep etti.
Yılmaz’ın avukatı Muhammed Ünsal, “Müvekkilim gazeteci olarak kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmiştir. Atılı suçun unsurları oluşmamıştır. Beraat talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme, Yılmaz hakkında daha önce verilen kovuşturmaya yer yok kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması için Van Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar vererek davayı 9 Ocak 2025 tarihine erteledi.
Gazeteci Furkan Karabay’ın tazminat davası ertelendi
Gazeteci Furkan Karabay hakkında, eski İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar'ın Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) yolladığı dilekçeyi de konu alan sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan tarafından açılan 250 bin TL’lik manevi tazminat davasının ikinci duruşması 14 Kasım 2024 günü İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.
Mahkeme hakiminin yıllık izinde olması nedeniyle taraf avukatları mazeret sundu. Dosya üzerinden görülen duruşma 6 Mart 2025 tarihine ertelendi.
Gazeteci Rüstem Batum hakkında savunmasının alınması için yakalama emri çıkarıldı
Gazeteci Rüstem Batum’un “Cumhurbaşkanına hakaret" (TCK 299) suçlamasıyla yargılandığı davanın yedinci duruşması 14 Kasım 2024 İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Batum’un avukatlarının mazeret bildirerek katılmadıkları duruşma dosya üzerinden görüldü. Mahkeme, savunmasının alınması için Batum hakkında yakalama emri çıkardı. Dava 10 Haziran 2025 tarihine ertelendi.
Gazeteci Melisa Gülbaş’ın yargılandığı dava Nisan ayına ertelendi
Gazeteci Melisa Gülbaş hakkında yaptığı haber gerekçe gösterilerek Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Mehmet Turan'ın şikâyeti üzerine “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 14 Kasım 2024 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Mahkeme hakiminin raporlu olması nedeniyle dosya üzerinden görülen dava 15 Nisan 2025 tarihine ertelendi.
Gülbaş, 18 Aralık 2023’te Gerçek Gündem haber sitesinde yayımlanan “Boğaziçi yönetiminden bilime saldırı: Bize hiçbir laboratuvar ekipmanını koyacak yer bile vermediler” başlıklı haberi nedeniyle yargılanıyor.
İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın “terör” suçlamalarıyla yargılandığı dava Ocak 2025’e ertelendi
Aralarında Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü İsminaz Temel ve ajansın eski muhabiri Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarının da bulunduğu 23 kişinin “örgüt üyeliği” (TCK 314) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla yargılandığı davanın 28. duruşması 13 Kasım 2024 günü İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Savcının, birleşen iddianame yönünden mütalaa hazırlanması için dosyanın tarafına gönderilmesini istediği duruşmada mahkeme, avukat Sezin Uçar hakkındaki imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi.
Temel ve Cuştan’ın katılmadığı duruşmada avukatlar hazır bulundu.
Diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise hükümle beraber değerlendirmesine karar veren mahkeme, davayı 21 Ocak 2025 tarihine erteledi.
Gazeteci Gözde Bedeloğlu’na "hakaret" suçlamasından adli para cezası
MHP Milletvekili Sermet Atay’ın şikayeti üzerine BirGün gazetesi yazarı Gözde Bedeloğlu hakkında,“kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” (TCK 125/3) suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 12 Kasım 2024 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. Bedeloğlu ise duruşmaya katılmadı.
Mahkeme, “hakaret” suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle Bedeloğlu’nun 7 bin 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak Bedeloğlu hakkındaki hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Gazeteciler Mehmet Kamış ve Ali Çolak’ın yargılandığı dava Şubat ayına ertelendi
Gazeteciler Mehmet Kamış ve Ali Çolak’ın “Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs,” (TCK 311/1) “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs,” (TCK 312/1) “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,” (309/1) ve “örgüt üyeliği” (TCK 314) suçlamalarıyla yargılandığı davanın 24. duruşması 12 Kasım 2024 günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Mehmet Kamış ve Ali Çolak ile avukatları hazır bulundu.
Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Nurettin Memur tanık olarak dinlendi. Mehmet Kamış’ı tanıdığını beyan eden tanık, “Mehmet Kamış ile üniversiteden beri tanışıyoruz. O zamandan beri FETÖ yapısının içerisinde olduğunu biliyorum. Çünkü Zaman gazetesinin genel yayın yönetmenliği yardımcılığına kadar yükselmişti” dedi.
Tanık Nurettin Memur’un beyanlarına katılmadığını söyleyen Kamış, “Bir yapının içerisinde olduğum için değil gazetecilikte başarılı olduğum için mesleğimde ilerledim” dedi.
Mehmet Kamış’ın avukatı Osman Yedekçi, “Tanık dava konusu olan suçlama hakkında somut herhangi bir şey söylemedi kendi kanaatini, kendi zannını ifade etti. Tanığın örgütsel manada somut bilgi ve görgüye dayalı beyanı olmamıştır” dedi. Avukat Yedekçi, müvekkili hakkı ndaki adli kontrolün kaldırılmasını istedi.
Ali Çolak’ın avukatı Enes Malik Kılıç da müvekkili hakkındaki imza atmak şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.
Adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme davayı 13 Şubat 2025 tarihine ertelendi.
En az 27 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
15 Kasım 2024 itibarıyla, Türkiye’de en az 27 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
