Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Ali Barış Kurt tutuklandı; AYM’den gazeteci Yelda Çiçek’e ilişkin “hak ihlali” kararı; BirGün gazetesinden 3 gazeteci gözaltına alındı; Gezi davasında 3 beraat
Gazeteci Ali Barış Kurt tutuklandı
Yargıtay tarafından 2 yıl 4 aylık hapis cezası onanan gazeteci Ali Barış Kurt, 7 Şubat günü İstanbul'da gözaltına alındı. Sosyal medya paylaşımları ve gazetecilik faaliyetleriyle suçlanan Kurt, Bostancı İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
8 Şubat’ta Kartal Adliyesi’ne sevk edilen Kurt, tutuklanarak Maltepe 1 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürüldü.
AYM’den gazeteci Yelda Çiçek’e ilişkin “hak ihlali” kararı
Anayasa Mahkemesi, Diyarbakır'da belediyelere kayyum atanmasına karşı 21 Ağustos 2019'da düzenlenen protestolara ilişkin haber takibi yaparken gözaltına alınan gazeteci Yelda Çiçek hakkında hak ihlali kararı verdi.
Anayasa’nın 36. Maddesi'nde güvence altına alınan "adil yargılanma hakkı”nun ihlaline hükmeden AYM, dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi.
Çiçek hakkında "20911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmekten" iddianame hazırlanmıştı. İddianameyi kabul eden Diyarbakır 4. Asliye Ceza Hakimliği, Yelda Çiçek'e 22 Eylül 2021’de görülen karar duruşmasında 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti. Hakimlik, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar vererek, cezayı ertelemişti. Çiçek'in avukatı karara, itiraz etmiş, Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi hükmün geri bırakılmasına yönelik karara yapılan itirazı reddetmişti.
Çiçek bunun üzerine avukatı aracılığıyla basın ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştuu. Başvuruda, Yelda Çiçek’in gazetecilik faaliyeti kapsamında protesto eylemini takip ettiği belirtilerek, gazeteci olduğunu belgeleyen basın kartını polise göstermesine rağmen gözaltına alındığı, gazetecilik faaliyetinin engellendiği belirtilmişti.
Yelda Çiçek’in, gözaltı, savcılık ve mahkemede gazeteci olduğuna dair yaptığı savunmalar ve sunulan belgelere rağmen bunun gerekçeli kararda tartışılmadığına dikkat çekilen başvuruda, Çiçek’in polise karşı direndiği, eylemci olduğuna dair dava dosyasında hiçbir bilgi ve belge bulunmadığına işaret edildi. Başvuruda, ayrıca orantısız müdahale ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüğü hakkının ihlal edildiği vurgulandı.
BirGün gazetesinden 3 gazeteci gözaltına alındı
Birgün gazetesinin internet sitesi Yayın Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yaşar Gökdemir, Sabah gazetesinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'e ziyaretinin haberini haberleştirdikleri gerekçesiyle 9 Şubat’ta gözaltına alındı.
"Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" şüphesiyle emniyet müdürlüğüne götürülen gazeteciler, ifadelerinde "haberde bir suç unsuru olmadığını, kimseyi hedef gösterme niyetinde olmadıklarını" belirtti.
Daha sonra savcılığa götürülen gazeteciler, burada ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.
Gazeteci Furkan Karabay hakkında sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek “kamu görevlisine hakaret,” (TCK 125/3) “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” (TMK 6/1) ve “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) iddialarıyla dava açıldı.
RTÜK’ten haber bültenlerine uyarı: “Sunucular taraflı ve maksatlı”
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yayıncı kuruluşlara ana haber bültenleriyle ilgili genel bir uyarı yayımlandı. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin 8 Şubat günü sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, RTÜK izleme uzmanları tarafından gerçekleştirilen incelemelerde, ana haber bültenlerinde çok sayıda şiddet içeriğine yer verildiğinin ve haber sunucularının tarafsızlıktan uzak, maksatlı yorumlar yaptığının tespit edildiğini belirtti.
Haberlerde, ülkede "olumlu olaylar" yaşanmadığı algısı yaratılıp vatandaşların karamsarlığa ve yalnızlığa düşürülmek istendiğinin görüldüğünü aktaran Şahin, "Yayıncı kuruluşlarımızın, haber içeriklerinde editoryal bağımsızlıkları bulunmaktadır. Ancak bu bağımsızlık kamu yararı, toplum huzuru ve toplumdaki güven ortamını zedelemeyecek şekilde çalışmayı gerektirmektedir." ifadesini kullandı.
Şahin, ana haber sunucularının olaylar karşısında kendi siyasal görüşlerini de içeren maksatlı yorum ve analizlerde bulunmalarının bir sorun olduğunu kaydederek, en üst sınırdan yaptırım uygulanacağını kaydetti.
Gazeteci Mustafa Mert Bildircin’e yönelik “dini değerleri aşağılama” suçlaması
BirGün muhabiri Mustafa Mert Bildircin hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili yaptığı haberler gerekçe gösterilerek dava açılması talep edildi. Dosyada müşteki sıfatıyla yer alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş adına verilen dilekçede, kurum ve başkanı hakkındaki haberlerin “dini değerleri aşağıladığı” (TCK 216/3) savunuldu.
Dilekçede ayrıca Bildircin’e “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216/1) ve “yanıltıcı bilgiyi yaymak” (TCK 217/A) suçlamaları yöneltildi.
Bildircin, Ankara’da bulunan Çankaya Karakolu’nda ifade verirken, avukatı Ali Deniz Ceylan da yazılı savunma sundu.
Gazeteciler Necla Demir Arvas ve Velat Ekinci “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanacak
İstanbul merkezli soruşturma kapsamında 17 Ocak’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan ve 20 Ocak’ta “örgüt üyeliği” (TCK 314) iddiasıyla tutuklanan gazeteci Necla Demir Arvas hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 53 sayfalık iddianamede, PKK/KCK’nin tarihsel gelişimine ve örgütsel yapısı anlatılması yer aldı. İddianamede, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, bütçenin kadınlara ayrılmaması, 2023 yılında işlenen hak ihlalleri, kadın katliamlarına dair program, esnek ve uzaktan çalışma, şiddete karşı kadınların eylemleri, deprem alanlarında kadınların maruz kaldığı şiddet, anayasa tartışmaları, “çözüm süreci” tartışmaları, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecritle ilgili programlar yer aldı.
Aynı operasyonda gözaltına alınan gazeteci Velat Ekinci hakkında da 8 sayfalık iddianame hazırlandı. Dört sayfası PKK/KCK tarihçesine ayrılan iddianamede, Güncel Prodüksiyon’un yetkilisi olmasına ve buna dair resmi evraklar olmasına rağmen, Ekinci’nin Medya Haber TV yetkilisi olduğu savunuldu. Ekinci’nin Medya Haber TV yetkilisi olduğu iddiası ve daha önce çalıştığı MA kurum kartının bulunması nedeniyle “örgüt üyesi olduğu” savunuldu.
Her iki iddianame de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Üç gazetecinin X hesaplarına erişim engeli
Gazeteciler Fehim Işık, Hayko Bağdat ve Metin Cihan’ın X hesaplarına erişim engeli getirildi.
Gazeteci Yüsra Batıhan’a “yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasından verilen hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı
Gazeteci Yüsra Batıhan’a “yanıltıcı bilgiyi yayma” iddiasıyla verilen 10 ay hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Davaya bakan Ankara 75. Asliye Ceza Mahkemesi, Batıhan’ın yetkili kişiler ile görüşmeden yaptığı paylaşımın gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin etkilediği Hatay’da yaşananlarla ilgili, Mezopotamya Ajansı’nda (MA) yayımlanan “Cenazeler gömülüyor, devletin haberi yok” ve “HDP’nin depremzedeler için gönderdiği 30 konteynere el konuldu” başlıklı haberlerinde yaptığı alıntıları sosyal medya hesabından paylaşan gazeteci Yüsra Batıhan hakkında “yanıltıcı bilgiyi yayma” iddiasıyla iddianame hazırlanmıştı.
Ankara 75. Asliye Ceza Mahkemesinde 21 Ocak 2025’te görülen davanın karar duruşmasında Batıhan’a 10 ay hapis cezası verilmişti. Mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti.
Gazeteciler Mehmet Kamış ve Ali Çolak’ın yargılandığı dava Mayıs ayına ertelendi
Gazeteciler Mehmet Kamış ve Ali Çolak’ın “Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs,” (TCK 311/1) “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs,” (TCK 312/1) “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,” (309/1) ve “örgüt üyeliği” (TCK 314) suçlamalarıyla yargılandığı davanın 25. duruşması 13 Şubat 2025 günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Mehmet Kamış ve Ali Çolak ile taraf avukatları hazır bulundu.
Katılan TBMM avukatı, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek sanıkların cezalandırılmasını istedi.
Mehmet Kamış’ın avukatı, müvekkili hakkında uygulanan imza atma yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti. Ali Çolak’ın avukatı Enes Malik Kılıç ise müvekkili hakkında hazırlanan Bank Asya bilirkişi raporuna ilişkin beyanda bulundu: “İnceleme yapılan hesap 1997’de açılan bir maaş hesabı. Müvekkilin hesap hareketlerine baktığımızda şüpheli herhangi bir işlem görünmüyor. Herhangi bir örgütsel talimat olmadığı açıktır.”
Adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme, davayı 6 Mayıs tarihine erteledi.
Delal Akyüz’ün ev hapsi kaldırıldı
Gazeteci Delal Akyüz'ün "örgüt üyeliği” (TCK 314) iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 12 Şubat 2025 günü İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Akyüz, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile bağlandı. Akyüz’ün avukatları Hazal Sümeli ile Halil Konuk duruşmada hazır bulundu.
Duruşmada, mahkeme Akyüz hakkında daha önce İzmir 20'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "örgüte yardım etmek" iddiasıyla açılan davanın görülmekte olan dosya ile birleştirilmesine karar verdi.
Suçlamalara karşı savunma yapan Akyüz, uzun yıllardır gazetecilik yaptığını, mesleki faaliyetlerim gerekçe gösterilerek, bir iddianamenin hazırlandığını söyledi. "Talimat ile haber yapmıyorum" diyen Akyüz, "İddianame yaptığım belli başlı haberleri almış suçlama konusu yapılmış. Gazetecilik yaptığım için yargılanıyorum" dedi.
Savunma, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi. Savcı, adli kontrol tedbirlerinin devamını talep etti.
Mahkeme heyeti Akyüz hakkındaki “ev hapsi” adli kontrolünün kaldırılmasına karar verdi. Yurtdışı yasağı adli kontrolünün devamına karar veren heyet, davayı 12 Mayıs 2025 gününe erteledi.
Gazeteciler Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ve Erdoğan Alayumat’ın yargılandığı dava ertelendi
Gazeteciler Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ve Erdoğan Alayumat hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 11 Şubat 2025 günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24’ün takip ettiği duruşmada, Erdoğan Alayumat ile avukatları hazır bulundu. Mehmet Aslan ise duruşmaya Ankara Adliyesinden SEGBİS ile bağlandı.
Hakkında yürütülen “örgüt propagandası” soruşturması kapsamında ek savunma veren Mehmet Aslan, “Herhangi bir konuda haber yapmak neden propaganda olsun? Gazetecilik faaliyeti suç kabul edilemez” dedi.
Aslan’ın avukatı Habat Demircan, P24 tarafından avukat Benan Molu’ya hazırlatılan uzman görüşünü dosyaya sunduklarını belirterek, “Söz konusu uzman görüşü müvekkilim yönünden hazırlanmıştır ancak dosya kapsamına ilişkin bir görüştür. Uluslararası mahkemelerin verdiği kararlar ışığında hazırlanmış bu görüşün yargılama aşamasında esas alınmasını talep ederiz” dedi.
Alayumat ve avukatı ise bu aşamada herhangi bir beyanlarının olmadığını söyledi.
Mahkeme, haklarında açık soruşturma bulunan Alayumat ve Aslan’ın dosyalarının akıbetinin sorulması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verdi. Dava 6 Mayıs tarihine ertelendi.
Yapıcı, Ekmekçi ve Altınay yeniden yargılandıkları "Gezi davası"nda beraat etti
“Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” (TCK 312) suçundan haklarında verilen 18’er yıl hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulan Mücella Yapıcı, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ali Hakan Altınay “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet” suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın beşinci duruşması 11 Şubat 2025 günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada sanık avukatları hazır bulundu. Sanıklar ise duruşmaya katılmadı.
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, somut ve maddi bir delil elde edilemediğinden sanıkların “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet” suçundan beraatını istedi.
Mahkeme, Yapıcı, Ekmekçi ve Altınay'ın, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sabit bulunmayan atılı suçtan ayrı ayrı beraatına hükmetti.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Üç gazetecinin adli kontrol şartı kaldırıldı
Haklarında ayrı ayrı iddianame düzenlenen Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan ve Tolga Güney ile JinNews muhabiri Melike Aydın'ın mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek "örgüt üyeliği” (TCK 314) iddiasıyla yargılandıkları davaların ilk duruşmaları 10 Şubat 2025 günü İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Mahkeme, her bir savunma sonrası ayrı ayrı kararını açıkladı.
Mahkeme, Melike Aydın ve Tolga Güney'ın ev hapsi adli kontrol şartı ile Semra Turan'ın adli kontrol şartının kaldırılmasına karar verdi. Gazetecilerin yurt dışı adli kontrol şartı ise kaldırılmadı.
Davalar 12 Mayıs 2025 gününe ertelendi.
En az 33 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
Gazeteci Ali Barış Kurt’un tutuklanmasının ardından, 14 Şubat 2025 itibarıyla, Türkiye’de en az 33 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
