Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Yıldız Tar’a tahliye; RTÜK’ten Tele 1 ve Halk TV’ye ceza; Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Nevşin Mengü ve Dr. Emrah Gülsunar hakkında suç duyurusu; Yelda Çiçek’a beraat
Yıldız Tar’a tahliye
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında “örgüt üyeliği” (TCK 314) iddiasıyla 21 Şubat’ta tutuklanan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, 30 Mayıs’ta tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevinden tahliye edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HDK hakkındaki başlattığı soruşturma kapsamında 18 Şubat günü ev baskınında gözaltına alınan Tar, 21 Şubat’ta “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevine gönderilmişti.
Operasyon kapsamında ev baskınlarından gözaltına alınıp, daha sonra tutuklananlar arasında gazeteciler Elif Akgül ve Ercüment Akdeniz de bulunuyor.
Sedef Kabaş hakkında "yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlamasıyla iddianame hazırlandı
Gazeteci Sedef Kabaş hakkında, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan hakkında yaptığı bir paylaşım gerekçe gösterilerek "yanıltıcı bilgiyi yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla iddianame hazırlandı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede Kabaş'ın 8 Şubat 2024'te yaptığı paylaşımda, Karahan'ın seçimden sonra elektrik ve doğal gaza zam gelebileceği yönünde bir sözünü paylaştığı belirtildi.
Soruşturma aşamasında ifadesi alınan Kabaş, paylaşımı kendisinin üretmediğini, Karahan'ın zamlar hakkındaki bir cümlesini herhangi bir ekleme olmaksızın basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kendi sayfasında paylaştığını söyledi.
RTÜK’ten Tele 1 ve Halk TV’ye ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) CHP’li üyesi İlhan Taşçı, 29 Mayıs’ta X hesabından kurulun verdiği cezalara ilişkin açıklama yaptı.
Buna göre RTÜK, İstanbul’a bağlı Şişli Belediyesinin kestiği cezayı “rüşvet” olarak niteleyen Taşyapı inşaatın şikâyeti üzerine, “Gökmen Karadağ ile Açıkça” programında yapılan değerlendirmeler nedeniyle Halk TV’ye “gerçeklik ve doğruluk ilkelerinin esas alınmadığı” gerekçesiyle yüzde 3 idari para cezası verdi.
Kurul, “Seda Selek ile Neden Sonuç” adlı programda, Türkiye’nin eğitim ve teknoloji alanında ilerlemesinin durduğuna dönük değerlendirmeler nedeniyle de Halk TV’ye “doğruluğundan emin olmaksızın yayın yapıldığı” gerekçesiyle yüzde 3 idari para cezası verdi.
Tele 1’e ise Sabah Pusulası programında RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’e yönelik eleştiriler gerekçe gösterilerek “insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı davranılmadığı ve kişileri eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanıldığı” gerekçesiyle yüzde 3 idari para cezası verildi.
Elfazi Toral ve Sema Korkmaz hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi
Haber takibi sırasında gözaltına alınan gazeteciler Elfazi Toral ve Sema Korkmaz hakkında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” ve “görevi yaptırmamak için direnme” (TCK 265) suçlamalarıyla hazırlanan iddianame kabul edildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi eski Eşsözcüsü Edanur İbrahimoğlu, 7 Aralık 2023 tarihinde katıldığı bir basın açıklamasında polisin şiddetine maruz kalmıştı. Edanur İbrahimoğlu’nun polis şiddetine maruz kalması 8 Aralık 2023 tarihinde DEM Parti İstanbul İl Örgütü tarafından protesto edilmişti. Açıklamayı takip eden JinNews muhabiri Elfazi Toral ve gazeteci Sema Korkmaz ile Edanur İbrahimoğlu, bu açıklamada darp edilerek gözaltına alınmıştı.
İddianamenin değerlendirme bölümünde, Sema Korkmaz ve Edanur İbrahimoğlu’nun “Baskılar bizi yıldıramaz” şeklinde slogan atmaları suç kabul edildi. Edanur İbrahimoğlu ve Sema Korkmaz’ın “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” iddiasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Elfazi Toral'a ise “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” ve “görevi yaptırmamak için direnme” iddiaları yöneltildi.
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Nevşin Mengü ve Dr. Emrah Gülsunar hakkında suç duyurusu
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Nevşin Mengü ve akademisyen Dr. Emrah Gülsunar hakkında "hakaret" (TCK 125) ve "iftira" (TCK 267) suçlamalarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
CHP'nin 4-5 Kasım 2023'teki 38. Olağan Kurultayı'nda "para karşılığı oy kullandırıldığı" gerekçesiyle, kurultayın iptali için Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada ihtiyati tedbir kararlarının reddine karar verilmiş ve dava 30 Haziran’a ertelenmişti. Kurultayla ilgili dava süreci ve tartışmalar devam ederken, gazeteci Nevşin Mengü YouTube kanalında yaptığı yayında, "Ankara'dan çok güvenilir kaynaklardan aldığım bilgi şu, savcı şu mesajı iletmiş, 'Kemal Bey gelir, burada ifade verir ve 'Olur mu öyle şey, CHP'de yolsuzluk olabilir mi? Ben o zaman genel başkandım, kendi düzenlediğim kurultayda böyle bir şey olmamıştır. Kabul etmiyorum' derse bu dosyayı kapatırız' demiş savcı. Böyle bir haber yollanmış ancak Kılıçdaroğlu, yine de ifade vermeye gitmemiş" ifadelerini kullanmıştı.
Akademisyen Dr. Emrah Gülsunar ise Mengü'nün Kılıçdaroğlu'na ilişkin iddialarının yer aldığı videoyu alıntılayarak, "Bu artık sözün bittiği yer. Bir insanın bile isteye rejimin hukuksuz yargı operasyonuyla kaybettiği genel başkanlığı geri almaya çalışması açık bir onursuzluk ve haysiyetsizliktir. Bu şahıs partiden ihraç edilmeli ve her yerde yüzüne tükürülmelidir" demişti.
Haber Global ekibine saldıran şahıslar gözaltına alındı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 28 Mayıs günü Güngören'de yaşanan patlamanın ardından bölgede haber çalışması yapan Haber Global ekibine yönelik saldırıya ilişkin soruşturma başlattı.
"Tehdit" (TCK 106) ve "hakaret" (TCK 125) suçlarından kaydı bulunan ve patlamanın gerçekleştiği iş yeri sahibinin kardeşinin de aralarında bulunduğu iki şüpheli, soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
ETHA muhabiri Ömer Akgün’e gözaltı
Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Ömer Akgün, mahkeme kararıyla hakkında yakalama kararı çıkarıldığı gerekçesiyle 27 Mayıs’ta gözaltına alındı.
Aksaray Polis Merkezi Amirliğine götürülen Akgün, 28 Mayıs’ta serbest bırakıldı.
İlave TV suncusu Arif Kocabıyık tekrar tutuklandı
Sosyal medyada sokak röportajlarıyla tanınan İlave TV sunucusu Arif Kocabıyık, 28 Mayıs'ta tekrar tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.
Kocabıyık, “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla gözaltına alınmış ve 7 Mayıs'ta nöbetçi hâkim tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
14 Mayıs'ta serbest bırakılan Kocabıyık, ertesi gün yeniden tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kocabıyık, 26 Mayıs'ta serbest bırakılmıştı.
Altan Sancar hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” soruşturması
Gazeteci Altan Sancar, sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı bir paylaşım gerekçe gösterilerek savcılık tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216) suçlamasıyla ifadeye çağrıldı.
Sancar’a yönelik başlatılan soruşturmayı avukatı Yeşu Beğtaş duyurdu.
Soruşturmaya konu olan paylaşım, 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Sancar’ın yaptığı bir değerlendirmeydi. Sancar, söz konusu paylaşımında şu ifadeleri kullanmıştı:“Ben bitmeyen devir, dönmeyen devran görmedim ve okumadım. Ama öyle, ama böyle. Mesele nerede durduğunuz olacak.”
Furkan Karabay’ın yeni X hesabı da erişime engellendi
Tutuklu gazeteci Furkan Karabay'ın yeni X (Twitter) hesabı, "güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engellendi.
Karabay, YouTube’da hazırladığı bir video ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret" (TCK 299) ve "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" (TMK 6/1) suçlamalarıyla tutuklanmıştı.
Karabay'ın bir önceki sosyal medya hesabı da erişime engellenmişti.
YouTube beş gazetecinin hesaplarını erişime kapattı
YouTube, gazeteciler Günay Aslan, Amed Dicle, Erdal Er, Fehim Işık ve Cahit Mervan'ın hesaplarını Türkiye'nin talebi üzerine engelledi.
Gazeteciler, engele dair şu açıklamayı yaptı: "Halkın haber alma hakkı gasp edilir, basın özgürlüğü ayaklar altına alınırken basın emekçilerinin özgürce çalışma hakları da ellerinden alınıyor. Uzunca bir süredir Kürt basın emekçileri üzerinde ‘alan daraltma’ ve ‘erişim kısıtlaması’ gibi baskı siyaseti izleyen Youtube, dün de biz Kürt gazeteciler; Günay Aslan, Amed Dicle, Erdal Er, Fehim Işık ve Cahit Mervan’a ait kanalları Türkiye’de erişime kapattı.”
Sözcü TV 1 Haziran itibarıyla 10 gün karartılacak
Radyo Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Sözcü TV'ye verdiği 10 gün karartma cezası 1 Haziran’da uygulanmaya başlayacak.
Sözcü TV’ye İstanbul, Ankara ve İzmir’den canlı yayın yapılarak, yorumlarda “halkın kin ve düşmanlığa teşvik” edildiği savıyla 10 gün yayın durdurma cezası verilmişti.
Ekrana yalnızca siyah zemin üzerine RTÜK’ün karar metni yansıtılacak. Ayrıca aynı maddeden ceza alması halinde kanalın lisansı iptal edilecek.
Tutuklu gazeteci Vedat Örüç ilk duruşmada serbest bırakıldı
Tutuklu gazeteci Vedat Örüç hakkında "örgüt üyeliği” (TCK 314/2) iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 29 Mayıs 2025 günü Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada Örüç ve avukatı hazır bulundu.
Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada savunma yapan Örüç, iddianamede yer alan suçlamaların tamanının mesleki faaliyetler olduğunu söyledi. Üzerine atılı suçları reddeden Örüç, tahliye ve beraatını istedi.
Örüç'ün avukatı da atılı suçun unsurlarının oluşmadığını ve yapılan yargılanmanın da hukuka aykırı olduğunu savunarak, müvekkilinin tahliye ve beraatını talep etti.
Mahkeme, Örüç'ün yurtdışı yasağı tedbiri ile tahliyesine karar vererek, davayı 16 Eylül 2025 gününe erteledi.
İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 17 Ocak 2025 tarihinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Örüç, 20 Ocak'ta "örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmıştı.
Savcı ilk duruşmada Karabay’ın cezalandırılmasını istedi
Gazeteci Furkan Karabay hakkında, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in soruşturma sürecine ilişkin yaptığı haber ve paylaşımları gerekçe gösterilerek "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek" (TMK 6/1), "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" (TCK 125) ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması 27 Mayıs 2025 günü İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunan Karabay ve avukatları hazır bulundu.
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Karabay’ın üzerine atılı her üç suçlama yönünden de cezalandırılmasını istedi.
Karabay ve avukatları esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre talep etti. Avukat Ermaner, kaçma şüphesi bulunmadığından müvekkili hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.
Süre talebini kabul eden mahkeme, Karabay hakkındaki yurt dışı çıkış yasağını kaldırdı. Dava 2 Ekim 2025 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Yelda Çiçek beraat etti
Gazeteci Yelda Çiçek’in “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın ikinci duruşması 27 Mayıs 2025 günü Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya Çiçek ile birlikte diğer sanıklar ve avukatları katıldı.
Savcı, Çiçek ile birlikte yargılanan iki diğer sanık hakkında beraat talep etti.
Mahkeme, üç sanık hakkında beraat kararı verdi.
Çiçek, 21 Ağustos 2019’da Diyarbakır’daki kayyım protestolarını takip ederken gözaltına alınmış, hakkında 2911 sayılı kanuna muhalefetten dava açılmıştı. Mahkeme, 22 Eylül 2021’de Çiçek’e 5 ay hapis cezası vermiş, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Karara yapılan itirazlar reddedilince dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştı. AYM, “adil yargılanma hakkı”nın ihlal edildiğine karar vererek yeniden yargılamanın yolunu açmıştı.
En az 29 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
Vedat Örüç ve Yıldız Tar’ın serbest bırakılmalarının ardından, 30 Mayıs 2025 günü itibarıyla, Türkiye’de en az 29 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
