Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


LeMan dergisi Yazı İşleri Müdürü Aslan Özdemir tutuklandı; 4 gazeteci serbest bırakıldı; Fatih Altaylı hakkında iddianame hazırlandı; 2 gazeteciye 2 davada hapis cezası
LeMan dergisi Yazı İşleri Müdürü Aslan Özdemir tutuklandı
LeMan dergisi Yazı İşleri Müdürü Aslan Özdemir, 13 Temmuz 2025 tarihinde “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216/2) suçlamasıyla yargılanmak üzere tutuklandı. Özdemir, 11 Temmuz'da yurt dışından Türkiye'ye döndüğü sırada havaalanında gözaltına alınmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hz. Muhammed'i tasvir eden bir karikatür nedeniyle LeMan dergisine “dini değerleri aşağılama” (TCK 216/3) suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.
Ancak dergi, karikatürün Hz. Muhammed'i tasvir etmediğini ve bu yöndeki iddiaları “kötü niyetli” olarak nitelendirmişti. LeMan, X'te yayımladığı açıklamada, “iyi niyetli okuyucuların incinmiş olabileceğini” kabul ederek özür diledi, ancak karikatürün ezilen Müslümanların acılarını vurgulamak amacıyla yapıldığını ve özellikle İsrail saldırılarının kurbanlarına atıfta bulunduğunu ekledi. Dergi, “Karikatürist, İsrail tarafından öldürülen bir Müslümanı resmederek ezilen Müslümanların haklılığını anlatmak istemişti ve hiçbir şekilde dini değerleri aşağılamak niyetinde değildi” demişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Temmuz'da LeMan'ı kınayarak karikatürü “kesinlikle kabul edilemez” bir “saygısızlık” olarak nitelendirmişti. Erdoğan, “Mizah kisvesi altında yapılanlar açıkça bir kışkırtma, alçakça bir provokasyondur. Peygamber efendimize küstahlık edenler bunun hesabını hukuk önünde verecek” diye konuşmuştu.
Soruşturma kapsamında, derginin genel yayın yönetmeni Zafer Aknar, grafik tasarımcı Cebrail Okçu ve kurumun yöneticisi Ali Yavuz, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla yargılanmak üzere tutuklandı. Karikatürün sahibi Doğan Pehlevan ise 2 Temmuz 2025'te “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanmak üzere tutuklanmıştı.
Artvin'deki soruşturma kapsamında tutuklanan 4 gazeteci serbest bırakıldı
Gazeteciler Dicle Baştürk, Yavuz Akengin, Eylem Emel Yılmaz ve Ozan Cırık, tutukluluk incelemelerinin sonucunda 16 Temmuz 2025'te tahliye edildi.
Akengin, Yılmaz, Baştürk ve Cırık, gazeteci Semra Pelek, çevirmen Melisa Efe ve bir başka kişi Artvin merkezli soruşturma kapsamında 13 Haziran’da gözaltına alınmış ve Artvin’e sevk edilmişti. Baştürk, Akengin, Yılmaz ve Cırık, 16 Haziran'da “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla tutuklanmıştı. Polis, başka bir gazeteci Metin Yoksu'nun evine de aynı soruşturma kapsamında baskın düzenlemiş ancak Yoksu, baskın sırasında evde olmadığı için gözaltına alınamamıştı. Gazeteci Yoksu da 26 Haziran'da tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderilmişti.
Fatih Altaylı hakkında “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla iddianame hazırlandı
Gazeteci Fatih Altaylı hakkında Youtube yayınındaki sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanını tehdit” (TCK 310/2) suçlamasıyla iddianame düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Altaylı'nın 20 Haziran'da YouTube'daki programında, "tehdit içerikli sözlerle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldığı" iddia edilmişti. Açıklamada Altaylı için, "Cumhubaşkanını Tehdit (TCK md. 310/2 delaletiyle 106/1) suçundan re'sen soruşturma başlatılmış olup adı geçen şahıs İstanbul Emniyet Müdürlüğüne verilen talimat gereği yakalanarak gözaltına alınmıştır" denilmişti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın sosyal medya platformu X'ten yaptığı, "Altaylıııı! Suyun ısınmaya başladı" paylaşımı sonrası 21 Haziran’da gözaltına alınan Altaylı, 22 Haziran’da tutuklanmıştı. Adliyedeki ifadesinde Altaylı şunları söylemişti: “20 Haziran 2025 tarihli yayında Cumhurbaşkanına yönelik herhangi bir tehdit veya hakaret kastım yoktur. Yayında, bir anket sonucuna göre halkın büyük çoğunluğunun Cumhurbaşkanı'nın ömür boyu görevde kalmasına onay vermediğini aktardım. Türk halkının tarih boyunca yönetenleri eleştirme geleneğine değindim. Bu yorumlar tarihsel perspektifle, entelektüel kimliğimle yapılmıştır.”
DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk’ten basın özgürlüğü için Meclis’e araştırma önergesi
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Üyesi Sevilay Çelenk, gazetecilere yönelik artan baskılar, medyadaki sansür uygulamaları ve yaşanan hak ihlallerinin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla 16 Temmuz günü Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) araştırma önergesi verdi.
Çelenk, ifade ve basın özgürlüğünün ciddi tehdit altında olduğunu vurgulayarak, “Toplumsal barışın güvencesi basın özgürlüğüdür” dedi.
“Basın ve ifade özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun ortak güvencesidir. Toplumsal barış umudunun yeşerdiği bu günlerde, bu umudu gerçeğe dönüştürmenin en önemli yolu, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki tüm engellerin kaldırılmasından geçmektedir” sözleriyle TBMM’ye çağrıda bulunan Sevilay Çelenk, gazeteciliğin kamusal denetim işlevini yerine getirebilmesi ve yurttaşların haber alma hakkının korunabilmesi için, basın özgürlüğünü güvence altına alacak yapısal adımların bir an önce atılması gerektiğini vurguladı.
İzmir’de yargılanan 3 gazeteciden 2’sine beraat, 1’ine hapis cezası
Gazeteciler Melike Aydın, Tolga Güney ve Delal Akyüz’ün “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla yargılandıkları davaların ikinci duruşmaları 18 Temmuz 2025 günü İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
İlk duruşma Aydın’ın yargılandığı davaydı. Aydın ve avukatı Şükran Öztürk beraat istedi. Mahkeme, delil yetersizliğinden beraat kararı verdi.
Aydın’ın davasının hemen ardından, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Tolga Güney’in duruşması görüldü. Aydın’ın avukatı Fatma Demirer beraat talebinde bulundu. Mahkeme, delil yetersizliğinden beraat kararı verdi.
Son olarak Delal Akyüz’ün duruşması görüldü. Güney’ın avukatı Hazal Sümeli beraat talebinde bulundu. Mahkeme, Akyüz'e atılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Sultan Eylem Keleş’e hapis cezası
İşten çıkarılan BİMEKS işçilerinin eylemini takip ederken gözaltına alınan gazeteci Sultan Eylem Keleş ile dört kişi hakkında "kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) ve “görevi yaptırmamak için direnmek” (TCK 265) iddialarıyla açılan davanın 11. duruşması 17 Temmuz 2025 günü İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Keleş'in katılmadığı duruşmada avukatı Batıkan Erkoç hazır bulundu.
Esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunma yapan Erkoç, "Müvekkilim gazetecidir. Görevini yapmak için basın açıklamasını takip ederken gözaltına alınmıştır. Hangi eylemin direnme suçunu oluşturduğu iddianame ve mütalaada yer almıyor. Bilirkişi raporunda da somut bir kimlik tespiti yoktur. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığından müvekkilin tüm suçlardan beraatına karar verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.
Mahkeme, Keleş ve diğer sanıkların "kamu görevlisine hakaret" suçlamasından beraatına, "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan ise 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.
En az 30 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
LeMan dergisinden Aslan Özdemir’in tutuklanmasının, Artvin soruşturmasında tutuklanan dört gazetecinin ise tahliye edilmesinin ardından, 18 Temmuz 2025 günü itibarıyla Türkiye’de en az 30 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
