Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 535

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 535

Büyük medya kuruluşlarına el kondu; CHP binasına operasyon: Sosyal medya kısıtlandı, gazeteciler engellendi; Ahmet Güneş beraat etti 

Dolandırıcılıkla mücadele operasyonu kapsamında büyük medya kuruluşlarına el kondu 

11 Eylül'de başlatılan geniş çaplı operasyonda savcılar, Can Holding'e ait önde gelen medya kuruluşlarının, amiral gemisi kanalları Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT dahil olmak üzere, el konulması talimatı verdi

Medya kuruluşlarına el konulması, sadece televizyon kanallarını değil, Can Holding'in çatısı altındaki ilgili dijital platformları ve yapım şirketlerini de kapsadı. Böylece, Türkiye'nin ana akım yayıncılığının önemli bir kısmını fiilen devletin vesayeti altına aldı. 

Haber ve siyasi talk show programlarıyla tanınan HaberTürk ve milyonlarca izleyiciye sahip popüler eğlence ve haber kanalı Show TV, jandarma ekiplerinin Perşembe sabahı erken saatlerde İstanbul'un merkezindeki ofislerinde arama yapmasıyla ilk etkilenenler arasında yer aldı. 2010 yılında Bloomberg News ile ortaklaşa kurulan Bloomberg HT de benzer önlemlerle karşı karşıya kaldı. Can Holding, bu şirketleri geçen yılın sonunda Ciner Grubu’ndan satın almıştı. 

Bu baskın sonucunda, Can Holding'e bağlı 121 şirket, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) idaresine verildiı. İdare altına alınan şirketler arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi ve özel okul zinciri Doğa Koleji gibi önemli eğitim kurumları da bulunuyor. 

El koymaların temelinde, Can Holding yöneticilerinin, vergi affı yoluyla yurtdışındaki fonların ülkeye geri getirilmesini teşvik etmek için tasarlanan “Varlık Barışı” yasasını, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı gibi yasadışı amaçlarla kullandıkları iddiasıyla yürütülen bir soruşturma yatıyor. Savcılar, holdingin şeffaf olmayan işlemlerle milyarlarca lira aktardığını ve holding gelirlerinin dolandırıcılık faaliyetlerini gizlemek için kullanıldığını iddia ediyor. Savcılar, operasyonun bir parçası olarak holdingin liderliği de dahil olmak üzere 10 üst düzey yönetici için tutuklama emri çıkardı. 

Medya gözlemcileri devlet tarafından atanan kayyumların editoryal faaliyetlerin kontrolünü ele geçirmesi nedeniyle potansiyel sansür riskleri konusunda uyarıda bulundu. Eleştirenler, el koyma işlemlerinin zamanlaması ve kapsamının, HaberTürk gibi yayın organlarının zaman zaman hükümetin söylemlerine karşı çıktığı, Türkiye'nin kutuplaşmış medya ortamında farklı sesleri bastırabileceğini savunuyor.  

CHP binasına düzenlenen operasyon sırasında gazetecilere müdahale 

İstanbul'un Sarıyer ilçesinde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığına mahkeme tarafından atanan kayyumun göreve başlaması için yapılan operasyon sırasında, çevik kuvvet polisi göstericilere ve gazetecilere müdahalede bulundu.

Yeni atanan kayyum ve eski CHP yöneticisi Gürsel Tekin, çevik kuvvet polisinin eşliğinde binaya vardığında, polisler girişi barikatlayan CHP destekçilerini dağıtmak için biber gazı ve göz yaşartıcı gaz kullandı.

Gazeteci Fatoş Erdoğan, genel merkezin dışından haber yaparken polis tarafından ateşlenen plastik mermiyle bacağından yaralandı. Diğer gazeteciler de biber gazıyla hedef alındıklarını ve fiziksel olarak binaya girmelerinin engellendiğini bildirdi. Binaya girdikten sonra, polisin basın odasına biber gazı sıktığı ve orada bulunan muhabirleri zorla dışarı çıkardığı iddia edildi.

Operasyon, İstanbul genelinde hükümetin uyguladığı internet kısıtlamasıyla da aynı zamana denk geldi ve sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarına erişim 12 saatten fazla bir süre boyunca yavaşladı, bu da gerçek zamanlı habercilik ve iletişimi engelledi.

Olaylar, 2 Eylül'de CHP'nin Ekim 2023'te İstanbul'da düzenlenen il kongresini, delegelerin usulsüzlük ve suç eylemleri yaptığı iddiasıyla iptal eden mahkeme kararının ardından patlak verdi. Partinin şiddetle karşı çıktığı bu kararın ardından, il başkanı Özgür Çelik ve ekibi görevden alınıdı ve Tekin'in liderliğinde geçici bir komite kayyum olarak atandı. 

CHP binasına polis operasyonu sırasında bant daraltma uygulaması 

CHP İstanbul İl Başkanlığının polis ablukasına alınmasının ardından kullanıcılar aralarında TikTok, Instagram, WhatsApp ve X’in (eski adıyla Twitter) de olduğu sosyal medya platformlarına giremedi. Bant daraltması 21 saat sonra sona erdi. 

CHP İstanbul İl Başkanlığına kayyum olarak atanan Gürsel Tekin’in 7 Eylül günü yaptığı açıklamada binaya gideceğini açıklamasının ardından parti binası polis ablukasına alındı. CHP binasında toplanma çağrısı yapılması üzerine İstanbul Emniyeti Çevik Kuvvet ekipleri binaya giden sokakları trafiğe kapattı. 

Dünyada internet kısıtlamalarını takip eden NetBlocks, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın polis ablukası altına alınması ve devam eden süreçten sonra Türkiye’deki birçok sosyal medya platformuna kısıtlama getirildiğini duyurdu. Kısıtlamanın üzerinden 21 saat geçtikten sonra sosyal medya platformlarına uygulanan bant daraltma sona erdi. 

Aralarında P24’ün de olduğu 15 hak örgütü kısıtlamayı protesto eden bir açıklama yayımladı. Açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. 

Tolga Şardan’a gözaltı 

Elektronik imza sahiplerine ait şifrelerin çalındığını ve elektronik imzayla işlem yapan hiçbir kullanıcının güvende olmadığını yazan gazeteci Tolga Şardan, 9 Eylül günü gözaltına alınarak Ankara Adliyesine götürüldü

Savcılık ifadesinin ardından mahkeme, Şardan hakkında “yurt dışına çıkış yasağı” ile birlikte tahliye kararı verdi. 

Şardan, geçtiğimiz günlerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunda (BTK), ülke genelinde tüm e-imza kullanıcılarının şifrelerinin saklandığı veri havuzun 'hacklendiğini', olayla ilgili idari incelemenin başlatıldığını yazmıştı. 

Eskişehir operasyonunda gözaltına alınan 7 gazeteci hakkında dava açıldı 

26 Kasım 2024’te Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteciler Berfin Atlı, Gülcan Dereli, Kemal Taylan, Serap Güneş, Suzan Demir, Tuğçe Yılmaz ve Erdoğan Alayumat hakkında “örgüte yardım” (TCK 314/3) suçlamasıyla iddianame düzenlendi.  

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı ile İstanbul'a gönderilen davada, iddianame hazırlanarak görevli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi

Gazetecilerin hesaplarına gelen telif ödemeleri, Almanya ve Türkiye faaliyet yürüten Politikart ve Yeni Özgür Politika isimli dergi ve gazetede yazdıkları yazılar ve sosyal medya paylaşımları silahlı terör örgütüne yardım olarak nitelendirildi.  

İlk duruşmanın tarihi henüz belirlenmedi. 

Mehmet Baran Kılıç hakkında hapis cezası 

Gazeteci Mehmet Baran Kılıç, Boğaziçi Üniversitesi Genel Sekreteri’nin şikayetiyle yargılandığı davanın sonunda “kişisel verileri ele geçirmek ve yaymak” (TCK 136) suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hükmün açıklanması geri bırakıldı

Kılıç hakkında haber paylaşımları, duyurular, LinkedIn bilgileri ve kamuya açık CV, YÖK tez kayıtları gibi belgeleri paylaşması gerekçe gösterilerek “hakaret”, (TCK 125) “özel hayatın gizliliğini ihlal” (TCK 134) ve “iftira” (TCK 267) suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı. 

Dava ise “hakaret” ve “kişisel verileri ele geçirmek ve yaymak” suçlamalarıyla açılmıştı. 

Mahkeme, “kişisel verileri ele geçirmek ve yaymak” suçundan ceza verirken, “hakaret” suçlamasından ise beraata hükmetti. 

Ahmet Güneş beraat etti 

Gazeteci Ahmet Güneş'in "örgüt üyeliği" (TCK 314/2) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 11 Eylül 2025 günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü

Avukatı Meltem Özel ile duruşmada hazır bulunan Ahmet Güneş, "Gazeteciyim, mesleğimi yaptığım için tutuklandım ve yargılanıyorum. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" dedi. 

Savcının ceza talepli esas hakkındaki mütalaasına katılmadığını belirten avukat Meltem Özel, "Müvekkilin herhangi bir örgütle bağlantısı yoktur, herhangi bir örgütün faaliyetlerini övecek şekilde fikir paylaşımları mevcut değildir. Yapılan programdaki konuşmaları iddianamede belirtilmiştir. Bu programdaki konuşmaların yaygın olarak iktidarı eleştiren ifadeler olduğu açıktır. Kayyuma ilişkin değerlendirmeler mevcuttur. Müvekkil Kürt kimliğine sahiptir ve eleştirel gazetecilik faaliyeti yürütmektedir. Halen gazetecilik faaliyetlerine devam etmektedir. Bu kendisinin mesleğidir ve hakkıdır. Müvekkilin beraatine karar verilmesini talep ederiz" diye konuştu. 

Son sözü sorulan Ahmet Güneş, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Gazetecilik suç değildir. Beraatımı talep ediyorum" dedi. 

Mahkeme, Ahmet Güneş'in "örgüt üyeliği" suçunu "işlediğinin sabit olmaması" gerekçesiyle beraat kararı verdi. 

İstanbul merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan Güneş, 4 Şubat'ta tahliye edilmişti. 

Abdurrahman Gök’ün davasında adli kontrol yine kaldırılmadı 

Diyarbakır merkezli bir soruşturma kapsamında 25 Nisan 2023’te yapılan ev baskınlarında gözaltına alındıktan sonra 225 gün boyunca tutuklu kalan ve sonrasında tahliye edilen gazeteci Abdurrahman Gök’ün, yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) yargılandığı davanın sekizinci duruşması, 11 Eylül 2025 günü Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Gök ve avukatlarının hazır bulunduğu duruşmayı, P24’ün yanı sıra Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı Selman Çiçek ile gazeteciler takip etti. 

Gök’ün avukatlarından Mehmet Emin Aktar, müvekkilinin üzerindeki adli kontrol tedbirinin ağır olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etti. 

Duruşmada mütalaasını sunan savcı, mevcut adli kontrol tedbirlerinin devam etmesi yönünde görüş bildirdi. 

Ardından söz alan Abdurrahman Gök ise adli kontrolün kaldırılması talebini yineledi. 

Mahkeme heyeti, gazeteci Gök hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebini reddederek, davayı 25 Kasım 2025 tarihine erteledi. 

Haberin ayrıntıları için buraya tıklayın. 

Furkan Karabay’ın tazminat davası Mart 2026’ya ertelendi  

Gazeteci Furkan Karabay'a, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal’ın şikâyeti üzerime açılan 250 bin TL değerindeki manevi tazminat davasının dördüncü duruşması 11 Eylül 2025 günü İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü. 

Duruşmaya sadece davacı avukatı katıldı. 

Mahkeme, Karabay’ın İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı davanın sonucunun beklenmesine karar vererek davayı 3 Mart 2026 tarihine erteledi. 

Barış Pehlivan’ın tazminat davası Aralık ayına ertelendi  

Gazeteci Barış Pehlivan'a Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu'nun şikâyeti üzerine açılan 10 bin TL’lik tazminat davasının yedinci duruşması 11 Eylül 2025 günü Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.   

Duruşmaya Pehlivan katılmazken davacı avukatı hazır bulundu. 

Dava 2 Aralık 2025 gününe ertelendi. 

Sanatçı Ferhat Tunç’un davası Ocak 2026’ya ertelendi  

Sanatçı Ferhat Tunç’un “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216) suçlamasıyla yargılandığı davanın 22. duruşması 10 Eylül 2025 günü Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.  

Duruşmaya katılan olmadı.  

Dava 14 Ocak 2026 gününe ertelendi. 

"Özgür Gündem dayanışma" davası Aralık ayına ertelendi 

“Özgür Gündem dayanışma” davasında haklarında verilen beraat kararları istinaf mahkemesince bozulan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve gazeteci Ahmet Nesin’in “suç işlemeye tahrik,” (TCK 214) “suçu ve suçluyu övmek” (TCK 215) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla yeniden yargılandıkları davanın 14. duruşması 9 Eylül 2025 günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Şebnem Korur Fincancı ve Erol Önderoğlu ile avukatları hazır bulundu.  

Mahkeme, yurt dışına yazılan talimat cevabının beklenmesine karar vererek davayı 25 Aralık 2025 tarihine erteledi. 

Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Furkan Karabay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski avukatına tazminat ödeyecek  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal’ın, Gerçek Gündem sitesinde yayımlanan bir haberi gerekçe göstererek, Gerçek Gündem ve Furkan Karabay aleyhine “kişilik haklarına saldırı” (TCK 134) suçlamasıyla açtığı 100 bin TL’lik tazminat davasının sekizinci duruşması 9 Eylül 2025 günü İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkeme, davanın kısmen kabulü kısmen de reddine karar vererek, Karabay’ı 35 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkûm etti.

Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Ercan Aktaş’ın davası Şubat 2026’ya ertelendi  

Gazeteci Ercan Aktaş hakkında "örgüt propagandası" (TMK 7/2) suçlamasıyla açılan davanın sekizinci duruşması 8 Eylül 2025 günü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.  

Duruşmaya katılan olmadı.  

Mahkeme, Aktaş hakkındaki yakalama kararının infazının beklenmesine hükmederek, davayı 23 Şubat 2026 gününe erteledi. 

En az 33 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde   

12 Eylül 2025 günü itibarıyla Türkiye’de en az 33 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.   

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.

Yukarı